• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Uyumak için hayat kurtaran 10 ipucu

Uyumak için hayat kurtaran 10 ipucu

Daha hızlı uykuya dalmanızı sağlayacak kimsenin bilmediği 10 ipucu Birçok insan uykusunun olmasına rağmen bir türlü uyuyamadığından şikayetçidir. Eğer siz de geceleri uyumakta zorlanıyorsanız, zihninizi kandırmaya ve daha hızlı uykuya dalmanıza yardımcı olacak 10 ipucunu paylaşıyoruz. Ancak unutmayın ki, uykusuzluk pek çok nedenden kaynaklı olabilir. Bu yöntemleri denemeden önce mutlaka bir uzmandan yardım almayı ihmal etmeyin. İşte kimsenin bilmediği kolayca uyumanızı sağlayacak 10 yöntem 1) Çorap giyerek ayaklarınızı sıcak tutun Yatmadan önce pijamalarınız dışında ayağınıza çorap giymeyi unutmayın. Eğer ayaklarınızı sıcak tutarsanız, kan akışınızı doğrudan ekstremitelerinize yani kol ve bacaklarınıza yönlendirirsiniz. Böylece zihniniz, vücudunuzdaki dağıtılan ısı nedeniyle uyumanızı ister. Bu da beyniniz için iyi bir gece uykusuna hazır olduğunuza dair harika bir sinyaldir. 2) Ayak parmaklarınızı gerin Ayaklarınız sıcakken, alternatif olarak ayak parmaklarınızı germeye ve gevşetmeye çalışın. Bunu her seferinde 10'a kadar yapın ve sonra uyumaya çalışın. Tüm gerilim vücudunuza yayılacak ve çok daha rahat hissedeceksiniz. Kas gevşemesi adı verilen bu yöntem, uykusuzlukla savaşmak için kullanılan çok iyi bilinen bir tekniktir. 3) Uyanık kalmaya çalışın Daha hızlı uykuya dalmak için tek yapmanız gereken şeyin uyanık kalmaya çalışmak olduğunu biliyor muydunuz? Yapılan bir çalışmaya göre, beyninize uyumak istemediğinizi söylerseniz, isteğinizi tam tersi şekilde yorumlayacaktır. Bu bir paradoks gibi görünebilir, ancak buna ters psikoloji denir. Bu yüzden yatağa uzanın ve kendinize “Uyumak istemiyorum” diye tekrarlayın ve gözlerinizin nasıl kapanmaya başladığını hissedin. 4) Gününüzü tersten düşünmeye çalışın Kullanabileceğiniz bir başka ters psikoloji hilesi ise; gününüzü tamamen tersten düşünmek. Yaptığınız en sıradan şeyleri düşünmeye çalışın: Akşam yemeğinde ne yediğinizi, eve dönerken hangi ulaşım aracını kullandığınızı veya kiminle konuştuğunuzu... Bu teknik rahatlamanıza ve zihninizi endişelerden arındırmanıza yardımcı olacak . 5) Koyun yerine nefesinizi sayın Koyun saymak eski bir yöntemdir, bunun yerine 4-7-8 nefes alma tekniğini deneyin ve ne kadar hızlı uykuya daldığınızı görün. Tek yapmanız gereken 4 saniye nefes alın, daha sonra nefesinizi 7 saniye tutun ve son adım olarak 8 saniyede nefesinizi verin. Bunu birkaç kez yapmaya çalışın, ancak uykuya dalmanız 60 saniyeden fazla sürmemelidir. 6) Yüzünüzü soğuk suyla yıkayın Uyumadan önce yüzünüzü soğuk suyla yıkamayı deneyin. Bu yöntem kalp atış hızınızı ve kan basıncınızı düşürerek bebek gibi uyumanızı sağlayacaktır. 7) Arı gibi mırıldanın (Yaban arısı nefesi tekniği) Yatağa uzanın ve gözlerinizi kapatın. Nefes almaya başlayın ve arı gibi mırıldanmaya başlayın. Arı uğultu yapsa da yapmasa da, bu teknik uykusuzluk yaşayanlar için kullanılıyor. Aynı zamanda "yaban arısı nefesi" olarak da bilinen bu teknik, temel olarak zihninizi tüm olumsuz düşüncelerden arındırmaya yardımcı olur. Pozitif bir zihin, mutluluk hormonu olan ve uykuya dalmanıza yardımcı olan serotonin üretimini harekete geçirir. 8) Dizlerinizin altına bir yastık koyun Yastık sadece baş veya boyun için değildir, aynı zamanda daha iyi bir pozisyonda uyumanıza yardımcı olabilir. Eğer sırt üstü yatarsanız dizlerinizin altına küçük bir yastık koyun. Bu, omurganızdaki stresi azaltacak ve aynı zamanda belinizin doğal kıvrımda olmasını sağlayacaktır. Eğer yan yatarsanız bu sefer dizlerinizin arasına bir yastık koyun. Bu da omurganızın daha hizalı olmasına yardımcı olacaktır. Eğer yan yatarsanız bu sefer dizlerinizin arasına bir yastık koyun. Bu da omurganızın daha hizalı olmasına yardımcı olacaktır. Bunun dışında muz çayını da deneyebilirsiniz: Bir muzu bir bardak kaynar suya koyun ve birkaç dakika bekletin. Ardından çayı balla birlikte karıştırıp için. Ayrıca bu tarif kan şekerinizin de düzenlenmesine yardımcı olur. Son olarak badem yiyin. Badem, kalp atış hızını yavaşlattığı için uykusuzluğu da yardımcı olur. Mümkün olduğunca yatmadan önce çok baharatlı ve yağlı yiyeceklerden uzak durmaya çalışın. Bu besinlerin sindirimi zor olacak ve vücudunuzu sıkıntıya sokacaktır. 10) Süzme peynir yiyin Yüksek yağlı peynir gece geç saatlerde tavsiye edilmese de, az yağlı veya süzme peynir için bu kural geçerli değildir. Süzme peynirin içinde uyku yardımcı olarak kabul edilen ve bir amino asit olan triptofan bulunur. Yatmadan önce süzme peyniri biraz meyve veya balla karıştırıp yerseniz harika bir atıştırmalık olacaktır.

Dağdan gelen su böyle tuza dönüştürülüyor

Dağdan gelen su böyle tuza dönüştürülüyor

Türkiye'nin önemli tuz merkezlerinden Iğdır'da dağdan çıkan suyun buharlaştırılmasıyla elde edilen tuz sofralara lezzet katıyor. Doğu Anadolu Bölgesi'nde sofraları lezzetlendirirken karla mücadele ve hayvancılık alanında da kullanılan tuzun büyük bölümü Iğdır'ın Tuzluca ilçesindeki tuz madenlerinden karşılanıyor. İlçenin etrafındaki tuz dağlarından oyma tekniğiyle tuz çıkartılıyor. Ayrıca bir dağın içindeki tuz kayalarının aralarından akan sular da tuz yapımı için kullanılıyor. Tuz dağının eteğinde kurulan bir işletme, dağdan gelen bu tuzlu suların önüne kurduğu 130 havuzda suların bir kısmını biriktiriyor. Hava sıcaklığının 40 dereceye kadar ulaştığı kentte, havuzlarda biriken tuzlu sular buharlaşınca geriye bembeyaz, sofrada kullanılabilecek özelliklere sahip, halk arasında havuz ya da göl tuzu olarak bilinen lezzet kalıyor. Bir ya da iki gün bekledikten sonra su ve nemden tamamen arınan tuzlar torbalara doldurulup yurdun farklı bölgelerine gönderilip satılıyor. Tuzluca ilçesindeki üretim tesisinin işletmecilerden İbrahim Atmaca, AA muhabirine, elde edilen tuzun oldukça kaliteli olduğunu, kullananların çok memnun kaldığını söyledi. Üretilen tuzun genellikle peynir yapımında, hayvancılıkta ve sofrada tüketildiğini belirten Atmaca, "Dağdaki tuz kayalarının içinde tatlı su sızıntıları var, bu tatlı sular tuz kayalarının içinden geçerken tuzlu suya dönüşüyor. Bu suyun tuz oranını belirlemek için bome dediğimiz ölçümler yapılıyor. Su yeterli bome derecesine ulaşmışsa havuzlara aktarılıyor. Su buharlaşınca tuz havuzlarda kalıyor. Bir gün sonra bu tuzu topluyoruz." dedi. "Herhangi bir katkı maddesi yok" Havuzlarda biriken tuzların güneşte kurutulduktan sonra hiçbir işlem yapılmadan satışa hazır hale geldiğine işaret eden Atmaca, "Havuzlardan toplanan tuzları hava durumuna göre güneşte 1 ya da 2 gün kurutup torbalara doldurarak satışa sunuyoruz. Tuzumuzda herhangi bir katkı maddesi yok." diye konuştu. Elde edilen tuzun değirmenden dahi geçirilmeden kullanıcılara sunulduğunun altını çizen Atmaca sözlerini şöyle tamamladı: "Sofrada kullandığımız tuz normalde değirmenden geçiyor ondan sonra paketlenip sofralık olarak gidiyor. Eğer tuzun verimi iyiyse değirmene ihtiyaç duymuyoruz ama bazen tanecikler büyük oluyor, o zaman değirmene gidiyor, biraz daha kırılıp küçülmesi sağlanıyor. Şu an 130 havuzumuz var, yaz sezonu boyunca bu havuzlarda yaklaşık 2 bin ton civarı tuz elde edeceğimizi düşünüyoruz."

Yıllardır sırrı çözülemiyor! İşte dünyanın en korkutucu yerleri

Yıllardır sırrı çözülemiyor! İşte dünyanın en korkutucu yerleri

Dünyanın dört bir yanında yıllardır yaşanan ilginç ve bir o kadar korkutucu olayların sırrı halen çözülemedi. İşte insanlara korku salan bu olayların yaşandığı yerler... Son yıllarda rastlanan en ilginç olaylardan olan Bélmez'in yüzleri 45 yıldan fazladır meraklı vatandaşları kendine çekiyor. Belmez, İspanya'nın güneyinde, 17 özerk bölgesinden en kalabalık ikinci nüfusu sahip olan bir kasaba. 2002 yılı sayımlarına göre nüfusu 3705. Yalnız Belmez'i birçok kasabadan farklı kılan bir özelliği var. Kasabada oturan Maria Gomez Pereira, 1971 yılının Ağustos ayında mutfak zemininde yüze benzeyen bir leke fark etti ve böylece 20. Yüzyılın en etkileyici ve en iyi belgelenmiş paranormal vakalarından birini başlatmış oldu: Belmez Yüzleri. Dehşete kapılan aile yüzlerin belirdiği duvarları tekrar kazımak istiyor ve yüzlerin bulunduğu bölge yetkililer tarafından incelenmek üzere alınıyor. Çok sayıda kafasız iskelet Evde yapılan çalışmalar devam ederken evin alt kısımlarında 1200'lü yıllardan kalma birçok iskelet bulunuyor. Kafası olmayan iskeletler yetkililer tarafından alınarak bir mezarlığa gömülüyor. Ancak iskeletler götürülse de ev halkının derdi bitmiyor ve yüzler yeniden belirmeye başlıyor. Yıllar önce başlayan olaylarda, Maria ve Juan çiftinin evinde beliren esrarengiz lekeler zamanla suratlara benzemeye başlayınca çift korkuyla lekeleri duvardan kazımaya çalışıyor. Asıl korkutucu olaylar ise yüzlerin bulunduğu bölgenin kazınıp üzerine beton atılmasıyla başlıyor. Beton atılmasından bir hafta sonra tekrar yüzler beliriyor ve olay ülke çapında duyulmaya başlıyor. Olayı kendi gözleriyle gören kişiler bile bu büyük gizeme inanamıyor. Alman araştırmacı Hans Bender, yaşanmakta olan bu gizemi 20. yüzyılın en önemli paranormal olayı olarak gördüğünü söylüyor. Sürdürülen çalışmalar sırasında bazı araştırmacıların dikkatini duvarlardaki resimlerin gün geçtikçe gençleştiği ve ifadelerinin değiştiği çekiyor. Ev sahiplerinden olan Maria 2004 yılında 85 yaşındayken hayatını kaybediyor. Onun ölümüyle yüzlerin ortadan kaybolacağına inanan birçok kişi bulunsa da onların bu tahminlerinin tam aksi çıkıyor. Maria'nın ölümünün ardından yüzler yeniden çıkmaya başlıyor, hem de eskisinden çok daha farklı yüzlerle ve eskisinden daha net olarak. Olayın tekrar gündeme gelmesiyle araştırmalar derinleşse de hâlâ bir sonuç bulunamadı. Dünyada tıpkı Belmez kasabası gibi her yeri efsanelerle anılan, kimsenin ayak basmak istemediği ve bakmaya bile cesaret edemediği birçok yer bulunuyor. İşte o yerlerden bazıları... Çekya / St. George'un Kilisesi Çek Cumhuriyeti'nin Lukova Köyü'nde bulunan kilisenin tavanı 1968 yılında bir cenaze sırasında çöktü ve bir sürü kişi hayatını kaybetti. Sanatçı Jakub Hadrava, son zamanlarda korkunç bir heykel koleksiyonunu kiliseye yerleştirdi ve bu mekana korkutucu ve tüyler ürpertici bir atmosfer kazandırdı. Fransa / Paris Yeraltı Mezarı Paris'in yer altında bulunan tünelleri ve mağaralarında mezarlar bulunuyor. Mezarların bulunduğu kısım çeşitli kaynaklara göre 300 kilometre uzunluğunda. 18. yüzyıldan bu yana yerleştirilen 6 milyon ölünün kalıntıları hala Paris'in yer altında bulunuyor. Togo / Akodessewa Pazarı Sözde büyülü nesneler ve şifalı otlar satan bu pazar Batı Afrika'nın Togo başkentli Lomé'nin merkezinde bulunuyor. Akodessewa'da bulunan cisim çeşitliliği tamamen egzotik: Büyük öküz kafatası, maymunların kurumuş kafaları, manda ve leoparların ve daha pek çok 'büyülü' maddeleri elde etmek mümkün. İtalya / Veba Adası Poveglia, kuzey İtalya'nın Venedik Lagünü'ndeki en ünlü adalardan biri. Adanın Roma zamanlarından bu yana veba kurbanları için sürgün yeri olarak kullanıldığı söyleniyor. Adada 160 bin kişi gömülü bulunuyor. Ölülerin birçoğunun hayalete dönüştüğü ve bölgeyi hakimiyet aldığına inanılıyor. Sonuç olarak, bazı paranormal araştırmacılar adayı gezegendeki en korkunç yerlerden biri olarak görüyor. Litvanya / Haçlar Tepesi Haçlar Tepesi, sadece Litvanyalıların haçlarını takıp dilek diledikleri tepedir. Tepede yaklaşık 50 bin haç bulunuyor. Kültüre göre tepede haçı bulunan insanlar şanslı oluyor. İlk haçın ne zaman ve nedenle yerleştirildiği bilinmiyor. Filipinler / Kabayan Mumyaları 1200 ve 1500 yılları arasında Kabayan'ın meşhur mumyaları buraya gömülmüş. Yöre sakinlerine göre mumyaların ruhu hala bölgede yer alıyor. Mumyaların çalınmasını önlemek için çeşitli teknikler geliştirildi. Peki ya bir mumya neden çalınsın? Mumyaları çalmaya çalışan kişilerin yaptığı savunmada mumyaların büyük büyük dedesine ait olabileceğiydi. İskoçya / Lanetli Köprü Bu köprü küçük İskoç köyü Milton'dan çok uzak olmayan bir kemerli köprü. Köprüde 20. yüzyıldan sonra garip şeyler olmaya başladı. Düzinelerce köpek köprüye geldi ve köprüden aşağı kayalıklara doğru atlamaya başladı ve öldü. Hayatta kalan köpekler ise köprüye tekrar giderek tekrar atladı ve öldü. Nedeni hala bilinmiyor. İrlanda / Leap Kalesi Leap Kalesi, İrlanda'nın County Offaly kentinde bulunan ve dünyanın en lanetli kalelerinden biri olduğu düşünülen kale. Hikayesi ise biraz acımasız. Kalenin zemin katında bir zindan ve keskin kazıklar bulunuyor. Bu zindan, kalenin restorasyonu sırasında keşfedildi ve daha öncesinde bilinmiyordu. Zindanda çok sayıda kemik de bulundu. Kaleye kemikleri toplamak üzere işçiler gönderildi. Yerliler kalenin zindanında bulunan kemiklere sahip olmak istedi. Nedeni ise kemiklerin sahipleri ruhlarla iletişim içinde oldukların iddia etmeleriydi Japonya / İntihar Ormanı İntihar Ormanı, Japonya'nın Honshu Adası'nda bulunan Aokigahara Ormanı'nın bir diğer adıdır. İnsanlar intihar etmek için bu ormanı seçiyor. İntihar statüsü ile ünlü orman Japon mitolojisiyle ilişkilendirilmiş, hayalet ve şeytanlarla çevrili olduğuna inanılıyor. Şu anda dünyanın en çok intihar edilen ikinci yeri olarak bilinen adanın girişinde bir not bulunuyor. (Birincisi San Francisco'daki Golden Gate Köprüsü). "Hayatın ve ailenin paha biçilemez bir hediyesisin. Aileni ve sevdiklerini düşün. Yalnız kalma, bizi ara 22-0110." Peru / Chauchilla Mezarlığı Chauchilla Mezarlığı, Peru'nun güney kıyısındaki Nazca kentinin yaklaşık 30 kilometre güneyinde bulunuyor. Mezarlık 1920 yılında keşfedildi. Araştırmacılar 700 yıllık cesetleri o sırada buldu. Bölgede bulunan cesetlerin en yenisinin 9. yüzyıla ait olduğu biliniyor. Chauchilla'nın diğer mezar yerlerine kıyasla belirgin bir özelliği bulunuyor. Bölgede bulunan tüm cesetler çömelme pozisyonunda ve yüzlerinde bir gülümseme bulunuyor. Peru'nun kurak iklimi sayesinde cesetler çok iyi şekilde korunmuş durumda. Filipinler / Askıdaki Tabutlar Burayı, Filipinler'deki Luzon Adası'nın küçük Sagada Köyü'nde bulabilirsiniz. Muhtemelen ülkenin en korkunç yerlerinden biri olan asma tabutlar eski ve ilginç bir cenaze töreninin kanıtı olabilir. Tabutlar uçurumun kenarındaki bir kayalıkta asılı duruyor.

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23