• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Mustafa Armağan
Mustafa Armağan
TÜM YAZILARI

Bursa’da Amerikan kolejinde Hıristiyan yapılan 3 kız

16 Ağustos 2026
A


Mustafa Armağan İletişim: [email protected]

Bursa’da Amerikan kolejinde Hıristiyan yapılan 3 kız

MUSTAFA ARMAĞAN 

1928 yılı başlarında Bursa Amerikan Kız Koleji’nde yaşanan “tanassur” yani Hıristiyanlaşma olayı Cumhuriyetin kuruluş döneminin yabancı okullar politikasında dönüm noktası olmuştur. 

Olay, Cumhuriyet gazetesi başta olmak üzere dönemin Türk basınında günlerce gündem olmuş ve hem iç kamuoyunda hem de Türk-Amerikan ilişkilerinde tartışmalara yol açmıştır.

Türkiye’de 1924 yılından başlayarak dinî eğitim alanının önce ihmal edilmesi, sonra da neredeyse tamamen yasaklanması bir kimlik buhranı meydana getirmişti. Din eğitimi 1920’lerin ortalarından itibaren adım adım sonlandırılınca bu defa yabancı okullarda Hıristiyanlık eğitimi alan ve Hıristiyanlığa özendirilen öğrencilerin durumu öngörülemediği için hadise yönetim üzerinde tam bir şok etkisi yaşatmıştı. 

Maneviyat asla boşluk kabul etmiyordu. Siz doldurmazsanız o boşluk kapanmış olmuyor, başkaları dolduruyordu.  

Bursa Amerikan Kız Koleji (o zamandaki adıyla Bursa Amerikan Kız Mektebi) 1876 yılında American Board of Commissioners for Foreign Missions adlı Protestan misyoner örgütü tarafından önce Muradiye semtinde kurulmuştu. Sonradan bugünkü Bursa Kız Anadolu Lisesinin yerine taşındı. 


1920’lerin ortalarında öğrenci sayısı 120 ila 195 arasında değişiyor, adı “Amerikan Koleji” olmasına rağmen öğrenci ve öğretmenlerinin çoğunluğu Türk ve Müslüman öğrencilerden oluşuyordu. 

1924 yılında yürürlüğe giden Tevhid-i Tedrisat Kanunu sonrasında yabancı okullarda güya dinî eğitim ve propaganda sınırlandırılmış, İncil dersleri yasaklanmıştı. Buna rağmen yeterince denetlenmiyordu. 

Bursa Amerikan Kız Koleji yatılı ve gündüzlü olarak faaliyetini sürdürmekteydi.

1927 sonbaharına gelindiğinde okulda bazı öğrenciler arasında Hıristiyanlığa ilgi uyandığı görüldü. Anlaşıldığına göre bombanın pimi Dr. Yusuf Sadi’nin kızı Sabiha’nın ruhî sıkıntılar sebebiyle jimnastik öğretmeni Edith Sanderson’a başvurmasıyla çekilmiş oldu. Sanderson ile yapılan sohbetlere kısa süre içinde matbaacı Vasıf Necdet Bey’in kızı Ma’delet ile Albay Talat Bey’in kızı Seniha da katıldı. Sonra onlara emekli asker Rıza Bey’in kızları Kâmuran ve Nemika dâhil oldu. Biyoloji öğretmeni Lucille Day de sohbetlere zaman zaman iştirak etmekteydi.


Öğrenciler ile öğretmenler arasında İncil okumaları, dinî sohbetler ve özel görüşmeler gerçekleşmekteydi. İddialar şöyleydi:

Öğrencilere İncil kitapları dağıtılmıştı.

Yemeklerden önce İncil’den dualar okunmaktaydı.

Pazar günleri, yılbaşı ve yortularda hediyeler verilmişti.


Sabah erken saatlerde öğretmenlerle birlikte okul çevresindeki tepelere gezintiye çıkıldığı öne sürüldü.

Hıristiyanlığa meyyal öğrencilere okul ücretlerinde indirim yapıldığı, karşı çıkanlara ise düşük not verildiği de iddialar arasındaydı.


Okul, öğrencileri günlük tutmaya yönlendirmekteydi. Olay ortaya çıkınca yastık altlarında bulunan günlükler öğrencilerden bazılarının bu süreci ayrıntılı biçimde kaydettiğini ortaya çıkardı. Özellikle Ma’delet’in günlüğünde Hz. İsa’ya duyulan sempati, İncil okumaları ve Protestanlıkla ilgili duygular açıkça yer alıyordu.

Okuldaki diğer öğrencilerden oluşan ve kendilerini “Uyanık Yavrular” diye adlandıran bir grup, arkadaşlarının davranışlarını takibe aldı (Ferhunde, Şahende, Nebahat, Nihal, Münevver, Nermin ve Leman gibi öğrenci isimleri geçmektedir). 4 Aralık 1927’de Ma’delet’in günlüğü yastık altından gizlice alındı. 24 Aralık 1927’de Hamide adlı öğrenci iki arkadaşıyla birlikte günlüğü ve bazı İngilizce kitapları Bursa Maarif Müdürlüğüne teslim etti. Belgeler tercüme edilerek İstanbul Maarif Eminliğine, ardından Ankara’ya, Maarif Vekaletine yani Milli Eğitim Bakanlığına iletildi.

22 Ocak 1928 tarihli Cumhuriyet gazetesinde “Şayan-ı hayret bir hadise: Bursa Amerikan Mektebi’nde kızlarımız tanassur mu ettiriliyor?” başlıklı haber yayımlandığında kamuoyunda şok etkisi yaptı. Ulusal basın günlerce bu olayı tartıştı.

Maarif Vekâleti müfettişleri Bursa’ya geldi (Hasan Ali ve Behçet Bey’in adları geçer). Yaklaşık 11 gün süren soruşturma sonucunda Amerikalı öğretmenlerin dinî propaganda yaptığı, öğrencilerin telkin sonucu Hıristiyanlığa yöneldiği tespit edildi ve yönde raporlar hazırlandı.

Nihayet31 Ocak 1928 tarihinde Bakanlık emriyle okul resmen kapatıldı. Aralarında polislerin de bulunduğu bir heyet okulu boşalttı. Öğrencilerin çoğu Bursa’daki diğer ortaokul ve liselere nakledildi. (Zaten haberler şüyu bulunca velilerin bir kısmı öğrencileri okuldan almıştı.)

Okul müdürü Jeannie L. Jillson, jimnastik öğretmeni Edith Sanderson ve biyoloji öğretmeni Lucille Day hakkında dava açıldı. Duruşmalar halkın yoğun ilgisini çekti. Yargılama sırasında Hıristiyan olmaları ihtimaliyle ilgili öğrencilerin Kur’an-ı Kerim üzerine yemin etmelerine izin verilmemesi ilginç bir nokta (o tarihte mahkemelerde hâlâ Kur’an üzerine yemin edilmekteydi). 


Nihayet 30 Nisan 1928’de Bursa Sulh Ceza Mahkemesi 3 Amerikalı öğretmeni Hıristiyanlık propagandası yapmak suçundan 3’er gün hafif hapis ve 3’er lira para cezasına çarptırdı. Lakin cezalar sanıkların iyi hali dikkate alınarak ev hapsine çevrildi. Hem ceza verilmiş hem de Amerikalı dostlar rencide edilmemişti. Formül ustacaydı.

Amerikan tarafının bazı diplomatik raporlarında da öğrencilerin İncil okudukları ve sohbetlerin gerçekleştiği kabul edilmiş, ancak bunların “resmi propaganda” olup olmadığı tartışmaya yol açmıştı. Bazı kaynaklarda öğrencilerin vaftiz edildiği iddia edilirken, bazı raporlarda kesinlikle vaftiz olmadıkları belirtilmişti.

3 öğrenci kızın Hıristiyan olması olayı kamuoyunda yabancı okulların statüsü, misyonerlik faaliyetleri ve millî kültür tartışmalarını alevlendirecekti. Kapatılan okulun binası daha sonra Türk Maarif Cemiyeti tarafından satın alındı ve 1931’de Bursa Kız Lisesi olarak yeniden açıldı (halen aynı yerde öğretime devam edilmekte). 

Ancak olay burada durmayacak, 3 yıl sonra, 17 Ocak 1934 tarihli Cumhuriyet gazetesinde bu defa Alman Kolji’nde okumakta olan Emel adlı kız öğrencinin Hıristiyan olduğuna dair haber yayınlanacaktı. 

O kadar derin bir aşağılık kompleksine düşülmüştü ki Türk aileleri Amerikan Kız Koleji gibi okulları, Türk kadınının toplumdaki statüsünü yükselttiği için tercih ettiklerini söylüyordu (bkz. Constantia Kiskira, ’Evangelising’ the Orient: New England womanhood in the Ottoman Empire, 1930-1930”, Archivum Ottomanicum, 16 (1998), s. 289). 

Amerika devşirme faaliyetine İstanbul’da Halide Edip’le başlamış, 1928 Bursa olayı dahi onu durduramamıştı. Bursa Amerikan Kız Koleji kapatılmış olsa da daha önce kapatılmış olan Talas Amerikan Koleji’nin açılması izni verilmişti. 

ABD bir kayıp vermiş, bir kaybı geri almıştı. 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23