--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Siyonist uşağının kürsüdeki ibretlik rezaleti

Mustafa Ceylan
Mustafa Ceylan
0

Gün geçmiyor ki Batı’nın kokuşmuş siyaset sahnelerinde, Siyonist terör şebekesini aklama yarışına giren bir başka taşeron rezil rüsva olmasın.

Bebek katili İsrail’in Gazze’de aylardır yürüttüğü soykırımı örtbas etmek, kanlı ellerini yıkamak için çırpınan Haçlı-Siyonist ittifakının kuklaları, kendi kazdıkları yalan kuyularında debelenmeye devam ediyor.

İşte bunun en taze ve en ibretlik örneği; Yahudi lobisinin Avrupa’daki kullanışlı aparatı, Slovenya Başbakanı Janez Jansa’nın parlamentoda yaşadığı o tarihi hezimettir.

Olayın neresinden tutsanız elinizde kalıyor, neresinden baksanız bir zillet, bir kepazelik akıyor...

Efendilerinden aldığı talimatla Meclis kürsüsüne çıkan bu satılmış siyasetçi, Gazze’de yaşanan eşi benzeri görülmemiş soykırımı arsızca inkar etmek ve dikkatleri başka yöne çekmek için şeytani bir yalana başvurdu.

Elinde bir fotoğrafla kürsüden küstahça höykürüyordu Jansa: "Gazze'de soykırım yok! Bakın burası Sudan! İşte öldürülen Hristiyanlar, Gazze'de gördüklerinizden çok daha fazla bir yığın ceset var!"

Amacı neydi bu sefilin?

İslam coğrafyasında akan kanı küçümsemek, "Bakın Hristiyanlar da ölüyor" diyerek Batı'nın o ikiyüzlü vicdanını rahatlatmak ve eline bulaşan kanı saklamaya çalışan Siyonist ağababalarına bir can simidi atmak.

Fakat unuttukları, daha doğrusu inkar ettikleri bir şey var.


Hakikatin, er ya da geç ortaya çıkmak gibi şanlı bir huyu vardır.

Ve Allah’ın adaleti şaşmaz; zalimi kendi silahıyla, kendi diliyle vurur!

Çok geçmeden, Jansa’nın "Sudan'da katledilen Hristiyanlar" yalanıyla pazarlamaya çalıştığı o kahredici fotoğrafın, aslında bizzat İsrail'in Gazze'deki kanlı yüzünü belgeleyen bir kare olduğu ortaya çıktı.

O fotoğraf, eski bir İngiliz deniz piyadesi olan David McIntosh tarafından Gazze'deki yardım kuyruklarında çekilmişti.

O karedeki mazlumlar, Jansa'nın aklamaya çalıştığı Siyonist ordunun, bir lokma ekmek, bir yudum su beklerken üzerlerine kurşun yağdırdığı açlıkla pençeleşen Filistinli Müslümanlardı!

Görüyor musunuz ilahi silleyi?

İsrail'i aklamak için Meclis kürsüsüne çıkıyorsun, ancak o cinayetleri bütün dünyanın gözü önünde itiraf ettiren yine Allah oluyor!

Jansa, Siyonist vahşeti kendi ağzıyla, kendi elleriyle Meclis kürsüsünden tescillemiş oldu.

Sırf yaranmak için giriştiği bu şov, boynuna geçirdiği Siyonist tasmanın onu nasıl bir bataklığa sürüklediğini de gözler önüne serdi.

Tabii bu rezalet, Slovenya siyasetinde de deprem etkisi oluşturdu.

Kendi muhalefeti bile bu pespayeliğe, bu kan emiciliğe dayanamadı.

Haklı olarak Jansa'yı "İsrail'in taşeronu" olmakla, ülkeyi dünyaya rezil etmekle suçladılar.

Sivil toplum temsilcilerinden birinin şu tespiti ise meselenin özeti niteliğindedir: "Jansa fotoğrafın Gazze’de çekildiğini bilseydi muhtemelen inkar edecekti. Fotoğrafı göstererek bu yaşananların ahlaken yanlış ve kabul edilemez olduğunu kendi eliyle kanıtlamış oldu."

Evet, tam olarak böyledir.

Ey Siyonist kuklaları!

Ey vicdanlarını birkaç dolara, siyasi kariyerlerini lobilerin kanlı ellerine teslim eden Batı'nın satılmış yöneticileri!


Çırpınışlarınız boşuna...

Terör devleti İsrail'in döktüğü masum kanında siz de boğulacaksınız.

Gazze'deki mazlumların ahı; o yalanlardan, riyakarlıktan ve alçaklıktan inşa ettiğiniz sırça köşklerinizi başınıza yıkıyor, yıkmaya da devam edecek.

Jansa'nın yaşadığı bu yüz kızartıcı fiyasko, kalbinde zerre vicdan taşıyan herkese şu tarihi mesajı veriyor.

Zalimin safında yer alanın sonu, er ya da geç hüsrandır, rüsvaylıktır.

Zulüm ile abad olunmaz. Hak gelmiş, batıl zail olmuştur!

Allah'a emanet olun...

Mustafa Ceylan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle