--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

“Temiz eller operasyonu”

Ali Sandıkçıoğlu
Ali Sandıkçıoğlu
0

Hatırlanacağı üzere bir zamanlar İtalya’da bir “Temiz Eller Operasyonu” (Mani pulite) yapılmıştı. Operasyonun başlangıç tarihi: 17 Şubat 1992. Yapıldığı yer: İtalya-Milano. Operasyonu yapan savcı: Antonio Di Pietro ve ekibi idi. Küçük bir rüşvet operasyonu diye başlanılan bu operasyonun neticesinde devasa bir rüşvet mekanizması ortaya çıkmıştı. Hatırlamaya çalışalım: O tarihlerde hemen hemen bütün gazeteler, sayın köşe yazarlarımız, sayın TV yorumcularımız evire çevire operasyona methiyeler düzerek, bizlere İtalya’daki beyaz eller operasyonunu, operasyonun başında bulunan Savcı Antonio Di Pietro’nun dürüstlüğünü, cesaretini, başarısını, nasıl suç örgütleri üzerine yürüdüklerini sık sık ve uzunca olarak anlatmışlardı. Nedense bir türlü anlayamıyoruz. Herhangi bir Avrupalının yaptığı bir iş bize çok çok güzel geliyor ve gösterilmeye çalışılıyor. Günlerce onun başarısından bahsediyoruz. Bir nevi Avrupa ve Avrupalı hayranı olmak için şartlandırılıyoruz. Avrupalı her şeyi yapar ancak Türkler hiçbir şeyi yapmayı başaramazlar!? Mesela: Diyelim ki, dünyada öğrenciler arasında bir matematik yarışması tertiplendi ve bu yarışmayı Avrupalı bir çocuk kazandı. Bizim laikler, aydınlar günlerce o çocuğun başarısından bahsederler, sütunlarına ve ekranlara taşırlar. Ancak bu başarıyı bir Türk öğrenci elde ederse hele hele imam hatip kökenli, dindar bir aileye mensupsa; bizdeki yazarlar çizerler onu görmezden gelirler. Haber değeri vermezler. Zoraki gazetelerinin en arka sahifelerinde küçük puntolarla yer verirler. Her dalda bu misalleri çoğaltmamız mümkündür. Bir kısım insanlar ülkemizde ve ülke dışında milletimizin evlatlarının elde ettikleri başarılara nedense pek sevinemezler. Daha da acısı ve üzücü olan ülkemizin kalkınmasını istemezler.


Her zaman ihtilal yapmak isteyenlere, ülkede kargaşalık çıkarmak isteyenlere, ülkemizin huzurunu bozmak isteyenlere, kardeşi kardeşe düşürmeye çalışanlara destek olurlar. Sormak isteriz: Şu anda ülkemizde muhterem İçişleri Bakanımız, muhterem Adalet Bakanımız, muhterem Cumhuriyet savcılarımız, muhterem hâkimlerimiz ve ilgili devlet kurumları birlikte çok geniş kapsamlı operasyonlar yürütüyorlar. (Allah kendilerinden razı olsun, güç ve kuvvetler versin, eskilerimizin deyimi ile kılıçları keskin olsun, ayaklarına taşa değmesin inşallah.) Bunca faili meçhul cinayetler bir bir çözülüyor. Temiz Eller Operasyonu’nu alkışlayan, o operasyonu yapan savcı ve ekibine methiyeler düzen sayın yazarlarımız, sayın TV programcılarımız neden ülkemizde yürütülen bu operasyonlar için sesleriniz çıkmaz? Neden tebrik ve takdirlerinizi sunamazsınız? Bu işin sağcısı, solcusu yok. Şu an muhterem bakanlarımız ve çalıştıkları ekipler, laik  anti laik, dinli dinsiz, aydın  cahil, köylü  şehirli, zengin fakir, şeyh mürşit, ulul emir(!) ağabey, cemaat lideri demeden devletimiz ve milletimiz adına herkese dokunuyorlar. Hesaplar soruyorlar. Borsada dönen dolaplar milletin gözü önüne serildiğine birileri nerede ise sevinme yerine üzülecekler.


Ne tür rezillikler, dolandırıcılıklar, istismar yolu ile elde edilen gayri meşru servetler, kumar ve fuhuş yuvaları cesaretle gözler önüne seriliyor. Yapanların enselerine devlet adına, millet adına yapışılıyor. Allah bir daha göstermesin, ülkemizin yaşadığı deprem felaketi dolayısı ile devletin ve Kızılay’ın yaptığı hizmetleri beğenmeyen, devlete kafa tutarcasına milletten milyarlar toplayıp bir kısmını kumar masalarında, bir kısmını da şans oyunlarında hiç eden, topladığı bir kısım ayni eşyayı da depolarda çürüten sözde sanatçıya destek veren, alkış tutan, Kızılay’a değil yardımlarınızı “ahbaba” gönderin diyenler, aydınlar, yazarlar, çizerler, çok bilmişler, karanlıkta almış aydınlar. Neden bu rezillikleri ortaya çıkaranları görmezden gelirsiniz? Kalemlerinizin mürekkebi mi kurudu? Yoksa dillerinizi mi yuttunuz? Niçin onlara millet adına bir teşekkür etmez, tebrik ve takdirlerinizi bildirmezsiniz? Bu gayretler, bu çalışmalar sizleri neden huzursuz ediyor?

Borsada oynanan oyunları, sebze ve meyvelerin tüketiciye kadar ulaşırken oynanan oyunları, şans oyunlarını, kökü dışarda (İsraillilerin) yönettiği kaçakçılık olaylarını, dini istismar eden, yabancı güçler tarafından bir cemaatin başına zoraki oturtulan sözde bir cemaat liderinin kilolarca altınlarını, nakit paralarını, kayyım atanan onlarca şirketlerini, tutuklanan onlarca insanı, yurt dışına kaçmak isteyenleri, işlediği suçtan dolayı yurt dışına kaçmış birçok suçluyu yakalayıp ülkemize getirip, Türk adaletine teslim eden, sağ, sol ayırımı yapmadan herkese eşit olarak davranan, birçok pislikleri ortaya çıkaran muhterem bakanlarımıza, devlet birimlerimize İtalyan savcıya verdiğimiz değer kadar gelin değer verelim. Destek verelim. Alkışlayalım. Moral verelim. Allah bu memleket ve bu millet için samimi olarak çalışan bütün insanlarımızın yardımcısı olsun. Unutmayalım: Türkiye’den başka Türkiye yoktur. Burası bizim vatanımız, inşallah bizler ve nesillerimiz ilelebet burada huzur içinde kardeşçe yaşayacaklardır. Batılın yanında değil, Hakk’ın yanında yerimizi alalım. Cümleniz Mevlâ’ya emanet olunuz. 

 

 

 

Ali Sandıkçıoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle