• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ayhan Demir
Ayhan Demir
TÜM YAZILARI

Ne oldum değil, ne olacağım…

29 Haziran 2022
A


Ayhan Demir İletişim: [email protected]

Ustabaşı, editör ya da genel müdür. Hiç fark etmez, etmiyor.

Bir insan bir mevki-makama geldiği zaman, şu sorunun cevabını arayın: Bulunduğu yere, yaptığı işlerle mi geldi, yoksa kurduğu ilişkilerle mi?

Yaptığı işlerle bir yere gelen kişi, emeğin ne olduğunu iyi bilir. Emeğe karşı her daim saygı duyar. Emek sahiplerinin önünü açar.

Kurduğu ilişkilerle mevki-makam sahibi olanların ortak özellikleri, emek ve yetenek düşmanı olmalarıdır. Emek sahipleriyle iyi ilişkiler kuramazlar. Mümkün mertebe, onların üstünü örter, kendi gibi olanları ön plana çıkarırlar. 

Maalesef, son yıllarda, yaptığı işlerle değil de kurduğu ilişkilerle bir yerlere gelenlerin sayısı hızla artıyor. Bu durumun en büyük yansıması, işlerdeki kalitenin düşmesi ve yetenekli kimselerin yok olup gitmesidir.

Bulundukları mevkiden, makamdan güç alarak, insanlara yanlış yapanlar için ibretlik bir hatırlatma yapalım: Ne oldum değil, ne olacağım. 

Mevkiden makama, ilişkiler ağından imkânlara kadar her şey geçici, fakat vatan kalıcıdır. 

Kalıcı olan, insanlar değil, insanlıktır. Şahıslar geçici, şahsiyet kalıcıdır. Meziyet de böyledir. Emek ziyan olmaz. Eser unutulmaz. İzzet solmaz.

Emanetin kendisi geçici, buna karşılık vebali kalıcıdır. Şahıslar geçici, ama hasarlar kalıcıdır. 

Yunus Emre ne güzel söylemiş: “Sular hep aktı geçti / Kurudu vakti geçti / Nice han nice sultan / Tahtı bıraktı geçti / Dünya bir penceredir / Her gelen baktı geçti.”

İğneyi kendimize batıralım.

Kalemdi, köşeydi, gazeteydi. Bu imkânların, şahsıma teslim edilmiş bir emanet olduğunu düşünüyorum. Dikkatli ve daha dikkatli olmalıyım. 

Emanete laf getirmemeli, söz söyletmemeliyim. Hem kul hakkı yememeye, hem de hakkı yenenleri savunmaya gayret etmeliyim.

İnsanlar yazılarımızı eleştirebilir, görüşlerimizi beğenmeyebilir. Fakat hiç kimseye, ahlakımızı ve şahsiyetimizi eleştirecek fırsatı vermemeliyiz. Ona göre yaşamalıyız. Allah’a şükür.

Her yazı, son yazı olabilir. Bunu her daim akılda tutuyor, buna göre kalem oynatıyorum.

Nice şairler, yazarlar, siyasetçiler bu dünyadan gelip geçtiler. Ne kadar becerikli olurlarsa olsunlar, unutulup gittiler. 

Bugün var, yarın yokuz. Biz de bir gün gideceğiz, unutulacağız. 

İnsanın dünyadaki hükmü bir buçuk nesil sürüyor. Çocuklar tam, torunlar yarım. Sonra herkes ve her şey unutuluyor. “Bütün geçmişlerimiz” ifadesinin küçük bir parçası haline geliyor. Sadece, bazılarının unutulması biraz daha zaman alıyor, o kadar.

Güzel ve anlamlı bir örnekle, yazımıza devam edelim. 

Lidya devletinin başkenti olan Sardes, bugün, küçük bir köyün sınırları içerisinde kalıyor. Manisa iline bağlı Salihli ilçesinin Mustafa Bey köyü. 

Dünya tarihinin önemli devletlerinden birine başkentlik yapmış koskoca bir yerleşim biriminin düştüğü şu hale bakın. 

Uzun sözün kısası: Dünyanın bütün mevki ve makamları geçicidir. Geçici olan için kalıcı hasarlar veremeyiz, vermemeliyiz.

Bunu sık sık hatırlamak iyidir.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Selahattin durmaz

Sayın Ayhan bey yazmış olduğunuz bu yazı hakikaten çok güzel çok da harika olmuş. Sizin samimiyetinize samimi olduüunuza inancım tamdır. Ama AKİT GAZETESİNİN sizin bu yazınıza uygun ilkede yayın yaptığını söyleyemem ve inanamam. Bu vatan hepimizin biz elhamdülillah müsliman insanlarız ama içimiz de müslimana yakışmayan müslimana yasak olan her işi yapanlar o kadar çok ki sayılamaıyorlar. ALLAH ıslah eylesi.

Alperen Selim

Hay ağzın bal bal yesin. Anlayana daha fazla laf söylemeye gerek yok.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23