• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ayhan Demir
Ayhan Demir
TÜM YAZILARI

Kosovalı Türkleri bölmeyin!

23 Şubat 2022
A


Ayhan Demir İletişim: [email protected]

Birkaç haftadır, aralıksız, Kosovalı Türkler üzerine yazılar kaleme alıyoruz. Birikmiş dertleri, sıkıntıları, şikâyetleri gündeme getiriyoruz.

Dilimizin döndüğü, aklımızın erdiği ve gönlümüzün yettiği kadarıyla. Siyaset yapmak veya nokta kadar bir menfaat elde etmek için değil, ittihat amacıyla.

Yazılarımıza çok sayıda olumlu karşılık geldi, geliyor. Demek ki dertler müşterek, şikâyetler ortak.

O halde: Uzatmayalım, kaldığımız yerden devam edelim.

Kosova Demokratik Türk Partisi-KDTP Genel Başkanı Fikrim Damka, partinin başına geçtiğinde, gruplaşmalara son vereceğini ve toplumun her kesimini kapsayıcı politikalar uygulayacağını dile getirmişti. Geride kalan iki yılı aşkın sürenin ardından: Parti içi gruplaşmaların bitmesi bir tarafa, başta Prizren şubesi olmak üzere, çeşitli paralel yapılanmalar ortaya çıktı. 

Fikrim Damka, parti içi gruplaşmaları önleyemediği gibi, Kosovalı Türkler arasındaki ayrımcılığı, ayrılığı ve dağınıklığı da artırdı. 

Hakkını yemeyelim: Fikrim Damka, genelde Kosovalı Türkleri ve özelde KDTP’yi bu noktaya tek başına getirmedi. Teşkilatlanmadan sorumlu genel başkan yardımcısı Müferra Şinik’in de bu işte önemli bir payı var. Fakat en büyük pay sahibi, hiç tartışmasız, 2018 yılı sonunda Kosova (Priştine) Büyükelçiliği görevine getirilen Çağrı Sakar’dır. 

Derdimizi daha iyi anlatabilmek için bu konuyu biraz daha açalım.

Ülkemizin ve milletimizin asli misyonu: Dili, dini, rengi ne olursa olsun; farklılıkları yok saymak veya yok etmek değil, onlara saygı duymak ve yaşatmaktır. Hele milletimizin mensupları arasında bir sorun varsa, ayrılığı daha da derinleştirmek yerine, “yapmayın, siz kardeşsiniz” demek durumundayız.

Kosova’da üç siyasi parti var: Fikrim Damka liderliğindeki Kosova Demokratik Türk Partisi-KDTP, Ertan Simitçi liderliğindeki Yenilikçi Türk Hareket Partisi-YTHP ve Arif Bütüç liderliğindeki Kosova Adalet Türk Partisi-KATP

Gönül ister ki, bu partilerin, hepsi bir olsunlar. Çünkü her anlamda kuvvetli olmak, birlik ve beraberlik sergilemeyi gerektiriyor. Ayrılıktan ve ayrımcılıktan şiddetle kaçınmak ve birlikte olmaya ısrarla devam etmek, bizim için en uygun yoldur. Ancak şu veya bu sebepten mevcut durum budur. 

Türkiye olarak bize düşen, kardeşler arasında ayrım yapmamaktır. Mesela, Büyükelçiliğin her türlü faaliyetine, her üç partiyi de davet etmeliyiz.

Türkiye, kapısına geleni geri çevirmek bir tarafa, gelemeyene gidendir. Sayın Büyükelçimiz, KDTP’nin her türlü faaliyetine katılırken; YTHP ve KTAP’ı yok sayması, hatta onları Türk partisi olarak kabul etmediğini ifade etmesi neyle izah edilebilir?

Bitmedi dahası var: Bir yandan KDTP’nin seçim propaganda çalışmalarına katılıp, bu partinin adayları için oy isterken, diğer taraftan YTHP ve KTAP’ın adaylarını -en kibar ifadesiyle- çekilmeye davet etmek nasıl açıklanır?

Türkiye, sadece vatandaşları değil, milleti olan bir devlettir. Milletimizin mensupları arasında görüş ayrılıkları yaşanıyor olabilir. Fakat ana fikrimizin daima Türkiye olması gerekir. Ana fikri Türkiye olanları da yok sayamayız. 

Büyükelçiliğimizin düzenlediği resmi ve dini bayram resepsiyonlarına sadece KDTP yetkililerini davet etmek, bun karşılık YTHP ve KTAP’ı büyükelçilik kapısından içeri almamak birlik ve beraberliğimize nasıl bir katkı sağlar?

Görüşümüz ne olursa olsun, cevaplanması gereken temel soru şudur: Birliğin kuvveti mi, ayrılığın zahmeti mi? Tercihimiz nedir?

“Ben Türk’üm ve Türkiye’yi seviyorum” diyene; “hayır sen Türk değilsin” demeye, devletimizin kapılarını onların yüzüne kapatmaya kimin hakkı var? Bunun bize, yani devletimize ve milletimize ne gibi bir faydası var?

Şurası kesin: Türkiye’nin ne anlama geldiğini idrak edememiş kimseler yahut görevliler, ülkemizin ve milletimizin üstlendiği tarihi misyona büyük zarar veriyorlar. Bilerek veya bilmeyerek ama yaptıkları budur.

Her şeye rağmen, Büyükelçimizin yanlış yönlendirildiğini düşünmek istiyorum. Aksi halde…

Kosovalı Türklerin oy verdikleri YTHP ve KTAP’ı yok sayarken; FETÖ’nün Prizren’de yürüttüğü faaliyetlerin sorumlusu ve ‘Prizren imamı’ olan Uğur Toksoy ile irtibatlı isimleri ziyaret etmek nasıl izah edilir?

Daha açık söyleyelim: Ertan Simitçi ve Arif Bütüç’ü hiçbir şekilde muhatap kabul etmeyip; FETÖ’cü Uğur Toksoy’un maklube partilerinde çekilmiş boy boy fotoğrafları bulunan Esnaf Derneği yöneticileri Ediz Çabrati, Xhedet Kabashi ve Varis Xhejlani’nin iş yerlerini ziyaret etmek nasıl açıklanır?

FETÖ’nün, özellikle eski başkan ve şu an yönetim kurulu üyesi olan, Ediz Çabrati döneminde Esnaf Derneği’nde çok etkin olduğu tüm Kosova’nın malumudur. Xhedet Kabashi ve Varis Xhejlani de aynı dönemde Esnaf Derneği yönetiminde yer alıyorlardı.

Elbette, Esnaf Derneği yönetiminde yer alan herkesi veya bu derneğin tüm üyelerini itham ediyor değiliz. Ancak şunu merak ediyoruz: FETÖ imamının sofrasında oturup kalkanlar, düne kadar yasaklı/şüpheli iken, bugün ne oldu da baş tacı oldular? Bu isimler, bugün olduğu gibi, dün de bu dernekte yönetici değiller miydi?

Bir soru daha: 15 Temmuz’da FETÖ darbe girişimine karşı duranlar; Türkiye sevgisini imandan kabul edenler, ne yaptılar da yasaklı hale geldiler?  

Son sözümüz Hazreti Ali’den olsun: “Dostlarını üzmekle, düşmanlarını sevindirmiş olursun.” 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Tebrikler

Sahane bir yazi. Bu adam butun dengeleri alt ust etti. Butun parti ve dernekleri ayiriyor. Ankara bunu gormuyormu?

El hak

Demek ki Kosovalilar yalan ve uyduruk haberlere inanmıyor, gördüklerine inanıyor. Burda para bitti mi acaba onları da satın alacak..
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23