• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ayhan Demir
Ayhan Demir
TÜM YAZILARI

Bosna sandığa gidebilecek mi?

11 Mayıs 2022
A


Ayhan Demir İletişim: [email protected]

Bosna Hersek, Boşnak, Sırp ve Hırvatların ‘birlikte’ yaşadıkları bir ülke. Temiz havası, şırıl şırıl akan suları ve diğer doğal güzellikleri kadar bol miktarda, cumhurbaşkanları, başbakanları ve bakanları da var. Üç cumhurbaşkanı, bir düzineden fazla başbakan ve onlarca bakan.

Bitmedi: Ülke, Bosna Hersek Federasyonu, Sırp Cumhuriyeti Entitesi ve Brçko Özerk Bölgesi olmak üzere üç ayrı yönetim yapısından oluşuyor. Bosna Hersek Federasyonu ise on ayrı kantona bölünmüş durumda. Elbette, bir de bu bölünmüşlüğe ilave yapmak için gayretler var.

“Allah başka der vermesin” diyelim. Fakat Bosna’daki bütün dertler, tam bu noktada başlıyor.

Şurası kesin: Çok seslilik ile çok başlılık, aynı şey değildir, olamaz. Çok seslilik, iyidir. Buna karşılık çok başlılık, kötü. 

Ayrıca, bir de şu: Kendi fikrini dile getirmek, o fikri sonuna kadar savunmak, iyidir. Ancak kendi başına hareket etmek, kendi fikrini başkasına dayatmak, kötü.

Bosna Hersek, çok seslilik ile çok başlılık arasındaki farkı ayırt edemeyenlerin, yoldan çıkarmaya çalıştıkları bir ülke. Aynı zamanda kendi fikirlerini dayatmak isteyenlerin, ifade hürriyetinden bahsettikleri.

Hal böyle olunca: Yapılan her toplantı, daha fazla ayrışmalarına; alınan her karar, daha fazla dağılma zeminine doğru sürüklenmelerine yol açıyor.

Bu durumun en net örneklerinden bir tanesi, seçim yasası reformu ve genel seçimlerin düzenlenmesi tartışmalarında yaşanıyor.

Teknik bir bilgi: Bosna Hersek Cumhurbaşkanlığı Konseyi’nin üç üyesinden ikisi Bosna Hersek Federasyonu’ndaki ve üçüncü üye ise Sırp Cumhuriyeti Entitesi’ndeki vatandaşlar tarafından seçiliyor. Bosna Hersek Federasyonu’nda seçilen iki üyeden birisi biri Boşnak, diğeri Hırvat kökenli adaylar arasından belirleniyor.

Anlaşmazlık bu noktada başlıyor. 

Milliyetçi Bosnalı Hırvatlar, özellikle Hırvat Demokratlar Birliği-HDZ lideri Dragan Çoviç, “Bosna Hersek’in devlet başkanlığı konseyinde Hırvatlara ayrılan makamın Boşnakların tercih ettiği bir Hırvat tarafından işgal edildiğini” savunuyor. 

Çoviç, seçim yasası değişikliği talebinde bulunuyor.​​​​​ Seçim sistemi değiştirilmeden, sandığa gitmeye yanaşmıyor. Ona göre: “Seçim yasasında reform yapılmadan sandığa gidilmesini, Bosnalı Hırvatların anayasal haklarının korunmayacağı manasına geliyor.”

Hâlbuki Çoviç’in asıl kaygısı: Son cumhurbaşkanlığı konseyi seçimlerinde kendisini sandığa gömen Demokratik Cephe-DF lideri Zelyko Komşiç karşısında, aynı hüsranı bir kez daha yaşama endişesi. 

Aslına bakılırsa: Zelyko Komşiç de Bosnalı Hırvat. Ancak onun aklı ve kalbi, Zagreb’le değil, Saraybosna ile birlikte. Bosna Savaşı’nda ülkesine ihanet etmedi. Vatanını, işgalcilere karşı savundu. Bu duruşu sebebiyle “Altın Zambak” nişanıyla onurlandırıldı.

Devam edelim.

Hatırlayacaksınız: 22 Mart’ta Saraybosna’da, ülkenin Boşnak ve Hırvat partileri arasında, seçim yasası reformu müzakereleri başlatılmıştı. Görüşmelere, Avrupa Birliği delegasyonunun yanı sıra, ABD Saraybosna Büyükelçisi Michael Murphy de katılmıştı.

HDZ lideri Çoviç, “seçim yasasının Hırvat liderlerin sadece Hırvatların oylarıyla seçilebileceği veya Hırvatların yoğun olarak yaşadığı bölgelerde kullanılan oyların Boşnak bölgelerine göre birkaç kat daha üstün sayılacağı bir şekilde değiştirilmesini” talep ediyor.

Boşnak partileri cephesinde yer alan Demokratik Eylem Partisi-SDA ve Sosyal Demokrat Parti-SDP ise bu taleplerin etnik ayrımcılık teşkil ettiğini ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin ilgili kararlarına aykırı olduğunu ifade ediyor. Boşnaklar, cumhurbaşkanlığı konseyi üyelerinin doğrudan halk tarafından değil, dolaylı olarak seçilmesini de öneriyor. Ancak Hırvat cephesi de bu öneriyi kabul etmiyor.

Görüşmeler, Hırvat cephesinin taviz vermeyen tutumu nedeniyle, hiçbir netice alınamadan tamamlandı. Bunun üzerine ABD de ara buluculuk girişiminden vazgeçti. Ancak Avrupa Birliği’nin, en azından şimdilik, pek vazgeçme niyeti yok. 

AB’den bir heyet, önümüzdeki günlerde, yeniden Bosna’yı ziyaret edecek. AB üyesi Hırvatistan’ın baskılarıyla gelecek olan bu heyet, seçim reformu konusunda bir kez daha temaslarda bulunacak. Ancak bu saatten sonra her türlü gayret, çok büyük bir mucize olmazsa, beyhude bir girişim olarak kalacak.

İşte tam da bu esnada… 

Bosna Hersek Merkezi Seçim Komisyonu kritik bir karar aldı. Seçim Komisyonu, devam eden seçim yasası tartışmalarına rağmen, genel seçimlerin 2 Ekim 2022’de yapılacağını ilan etti. 

Bu karar, milliyetçi Bosnalı Hırvatlar kadar, Hırvatistan hükümet yetkililerini de rahatsız etti. Hırvatistan Dışişleri Bakanı Gordan Grlic Radman “kararının anayasaya aykırı ve kanunsuz olduğunu” ifade eden bir açıklama yapı. Hatta “ülkesinin, bu gelişmeleri eli kolu bağlı izlemeyeceğini” dile getirerek, üstü kapalı bir tehdit de savurdu.

Yeri gelmişken: Bosna Hersek’te genel seçimler, devlet bütçesinden karşılanıyor. Bütçenin de Bosna Hersek Cumhurbaşkanlığı ve parlamentonun her iki kanadı tarafından onaylanması gerekiyor. Ancak bütçenin halen kabul edilmemiş olması, seçimlerin yapılmasının önünde yer alan bir diğer engel.

Seçimler 2 Ekim’de yapılabilecek mi? Bunu hep birlikte göreceğiz. 

Fakat…

Seçimlerin ön koşulsuz ve engelsiz, adil ve özgür bir şekilde yapılması çok daha önemli. Bosnalı Hırvatların, seçimleri boykot etmesi veya üçüncü entite oluşturma arzusunun bir yansıması olan, federalizm temelli “bölgesel yeniden yapılanma” talepleri, hepsinden daha tehlikeli bir durumdur.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23