--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ekonomi frene bastı, Togg sollayıp geçti! Bütçenin kamusal aynası netleşti!

Onur Yılmaz
Onur Yılmaz
0

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından taze açıklanan ekim ayı raporu, ekonomi yönetiminin büyük bir azimle omuzladığı dezenflasyon mücadelesinde kritik bir kavşağa işaret ediyor.

Tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ekimde aylık bazda yüzde 2,58 artış kaydederken, yıllık enflasyon cephesinde adeta amansız bir bilek güreşi yaşanıyor. Mayıs ayından bu yana soluksuz devam eden o dört aylık aşağı yönlü asil grafik, ekim ayında yerini ne yazık ki inatçı bir katılık ve dirence bıraktı. Eylül’de yüzde 29,73’e kadar gerileyerek, Kasım 2021’den beri ilk kez yüzde 30 psikolojik eşiğinin altına sarkan yıllık oran, ekimde yüzde 29,77 ile adeta soluklanma durağı yaptı. Ekonomi yönetiminin Orta Vadeli Program’da menzile koyduğu tek haneli enflasyon ufkuna ulaşma gayesi sarsılmaz bir kararlılıkla sürse de, piyasadaki tortulaşmış fiyatlama eğilimleri yolun ne denli engebeli olduğunu hatırlatıyor.

Makro göstergelerdeki bu hassas soluklanma, çarşı pazarın ve esnafın üzerindeki o birikimli harareti dindirmeye henüz yetmiyor. Geçmiş ayların kamburunu sırtında taşıyan 12 aylık ortalamalar, Kasım ayı yasal kira tavan zam oranını yüzde 31,23 gibi yüksek bir basamakta sabitledi. Bu acı tablo, enflasyon canavarının kağıt üzerinde hızı kesilse dahi mülk sahibi ile kiracı arasındaki toplumsal teraziyi ne denli zorladığını açıkça belgeliyor.

MAGANDAYA ŞEFKAT YOK: 230 BİN LİRALİK CEZA

Gelecek yılın bütçesini ve vatandaşın cebini doğrudan şekillendirecek kamusal maliyetler cephesinde de ekim ayı üretici enflasyonuyla taşlar yerine oturdu. Devletin vergi, harç ve idari cezalarda baz alacağı Yeniden Değerleme Oranı, üretici fiyatlarının son 12 aylık seyrine göre otomatik olarak yüzde 27,83 şeklinde netleşti.

1 Ocak sabahı itibarıyla pasaport harçlarından motorlu taşıtlar vergisine kadar hayatın her kulvarına sirayet edecek bu artış dalgası, trafik cezalarını da tepeden tırnağa güncelleyecek. Oranın taze ilanıyla birlikte kamuoyunda maliyet boyutuyla en çok tartışılan husus, trafikte saygısızca kavga çıkarıp saldırı amacıyla aracından inen sürücülere yönelik o ağır idari ceza maddesi oldu.


Mevcut yasal taban değeri 180 bin lira olan bu ceza tutarı, yeni yasal oran yansıtıldığında tam olarak 230 bin 202 liraya yükseliyor ve resmi hesaplamalar bu rakamın kanuni karşılığına işaret ediyor.

Tam da bu noktada, kanunun Cumhurbaşkanı’na tanıdığı Yeniden Değerleme Oranını yüzde 50'ye kadar indirme yetkisi; pasaport, ehliyet harçları ve motorlu taşıtlar vergisi gibi kamusal yüklerin hafifletilmesi adına masadaki en hayati şefkat enstrümanı olarak duruyor.

Ancak yasal mevzuat gereği bu indirim yetkisinin idari para cezalarını kapsamaması, trafikte terör estiren sürücülere kesilecek 230 bin 202 liralık bu dev cezanın hiçbir indirim uygulanmadan aynen yürürlüğe gireceğini gösteriyor.

FİNANSAL CENDERE VE OTOMOTİV SAYFALARINDAKİ DARALMA

Mali sıkılaşmanın, yüksek kredi faizlerinin ve likidite musluklarının kısılmasının reel sektörü adeta bir mengeneyle sıktığı bu süreçte, finansal faturayı en berrak haliyle otomotiv sayfalarımızda okuyoruz.

Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD) verileri, iç pazardaki daralmanın boyutlarını sarsıcı sayılarla ilan etti. Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, ekimde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 30,84 gibi oldukça sert bir erimeyle 80 bin 334 adede geriledi. Otomobil satışları 64 bin 939 adet olurken, ticari hayatın aynası hafif ticari araçlar 15 bin 395 adette kaldı.


Yılın ilk 10 aylık birikimli toplamına baktığımızda ise pazarın yüzde 15,33 küçülerek 883 bin 799 adet seviyesine gerilediğini görüyoruz. Bu yavaşlama, sektörün gelenekselleşen ve piyasaya psikolojik güç veren yıl sonu 1 milyon barajını aşma ihtimalini epey zora sokuyor.

YERLİ SANAYİNİN AMANSIZ PAY SAVAŞI VE TOGG BAŞARISI

Pazardaki bu genel çoraklığa ve faiz rüzgarına rağmen markalar arasındaki amansız pazar payı savaşı tam gaz devam ediyor.

Ekim ayının en çok satan ilk 5 markası sıralamasında Renault 9 bin 899 adetle zirvedeki yerini korurken, onu 7 bin 069 adetle Volkswagen, 6 bin 761 adetle yerli ve milli elektriklimiz Togg, 5 bin 497 adetle Hyundai ve 3 bin 812 adetle Toyota izledi.

İlk 10 aylık toplam satışlara baktığımızda ise yine Renault 105 bin 417 adetle pazarın mutlak hakimi konumunda. Onu sırasıyla Volkswagen 58 bin 754, Hyundai 52 bin 186, Toyota 51 bin 556 ve daralan pazarda basamakları hızla tırmanan Togg 44 bin 187 adetle takip ediyor.

Burada özellikle Türkiye’de üretim tesisleri bulunan, Bursa’da, İzmit’te, Sakarya’da banttan araç indiren Renault, Hyundai ve Toyota gibi devlerin yerli üretime dayalı lojistik ve tedarik avantajını kullanarak pazardaki güçlü duruşlarını korumaları, istihdam ve sanayi gücümüz adına mühim bir teselli kaynağıdır.

Model bazında incelediğimizde ekim ayında çok çarpıcı bir tabloyla karşılaşıyoruz. Daralan pazarda ekim ayının en çok satan otomobili 4 bin 59 adetlik performansıyla Togg T10X oldu ve C-SUV segmentindeki mutlak hükümdarlığını tazeledi. Onu ithal segmentten Volkswagen T-Roc 3 bin 324 ve yerli üretime dayalı gücüyle yeni Renault Boreal 2 bin 779 adetle takip ederken, Togg’un fastback modeli T10F ise 2 bin 702 adetlik satışla dördüncü sıraya yerleşerek elektrikli liginde kardeşinin hemen arkasından ikinciliğe oturdu.


10 aylık toplam model pazarında ise yerli üretimin kalesi konumundaki Renault Clio 35 bin 884 adetle liderliğini sürdürürken, Toyota Corolla 26 bin 455 adetle ikinci, Togg T10X ise 26 bin 079 adetle üçüncülük kürsüsünde yer alıyor. 

Togg, ekim ayında ortaya koyduğu satış performansıyla elektrikli otomobil pazarındaki ağırlığını bir kez daha hissettirdi. T10X ve T10F modelleriyle toplam 6 bin 761 adet satış gerçekleştiren marka, Türkiye'nin tamamen elektrikli otomobil pazarında yüzde 47,02'lik paya ulaştı. Bir başka ifadeyle, ekim ayında satılan her iki elektrikli otomobilden yaklaşık birinin tercihi Togg oldu.

EDİTÖR GÖZÜYLE SEKTÖRÜN İSTİKAMETİ

Bir otomotiv editörü olarak bu verilerin bize söylediği net bir gerçek var. Türkiye otomotiv sektörü yapısal bir dönüşümün tam ortasından geçiyor. Faizlerin yüksekliği sebebiyle geleneksel perakende alıcı geri çekilirken, pazar artık sadece fiyat indirimiyle değil, yerli üretimin getirdiği maliyet avantajı, güçlü bayi ağı ve yeni nesil elektrikli teknolojilerini doğru harmanlayan markaların lehine dönüyor. Kampanyaların ve takas desteklerinin havada uçuşacağı bir yıl sonu virajına girerken, yerli sanayinin direnci Türkiye’nin tekerini döndürmeye devam edecek gibi görünüyor. 

 

Onur Yılmaz Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle