--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Nuri Killigil’in silah fabrikasının havaya uçurulmasına dair resmi belgeler nerede?

Mustafa Armağan
Mustafa Armağan
0

23 Mart 1949 günü Türkiye Büyük Millet Meclisi genel kurul salonu hararetli bir oturuma şahitlik etmektedir. 

2 Mart 1949 günü Nuri Killigil’in silah fabrikası esrarengiz bir şekilde havaya uçurulmuş, aradan dokuz ay geçmiş olduğu halde milletin kafası bu olayı almamış olmalı ki TBMM’de bazı milletvekilleri Millî Savunma Bakanı Hüsnü Çakır ve Başbakan Şemsettin Günaltay’a sorular sormuş, onlar da inkâr kabilinden cevaplar vermiş, ardından Meclis Başkanı aşağıdaki açıklamayı yapmıştır: 

“Bundan sonraki madde kapalı oturumda konuşulacaktır. Dinleyicilerin salonu boşaltmaları için oturuma beş dakika ara veriyorum.” 

Kapanma saati 16,50’dir.

Bu kapalı oturumda nelerin konuşulduğunu bilmiyoruz. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin resmi sitesi olan www.tbmm.gov.tr ye girip de “Yayımlanmasına Karar Verilen Kapalı Oturum Tutanakları” sayfasına gittiğinizde 1950 yılına kadarki dönemi ihtiva eden 8. döneme ait herhangi bir kapalı oturum tutanağına rastlamıyor ve şaşırıyorsunuz. 

İsrail’in parmağı olduğu iddia olunan ve akabinde Türkiye’nin İsrail’i “derhal” tanımasına giden kritik yolu açacak olan Sütlüce’deki silah fabrikasının meçhul ellerce imhası meselesinde karanlık noktalar 77 yıl olmuş, herkesin bildiği sır gibi yerinde durmaya devam etmektedir. 

Bu hadiseyi teyid eden bir başka belge de dönemin gazetelerinde çıkmış olan bir haberdir. Haberde patlamaya dair 500 sayfalık resmi tahkikat raporundan bahsedilmektedir. 


16 Kasım 1949 tarihli Akşam gazetesinin haberi şöyledir: 

“Vilâyet idare heyeti dört kişinin muhakemesine karar verdi

Geçen sene Sütlüce’deki fabrikada vuku bulan feci patlamanın mesuliyeti hakkında yapılan idari tahkikat (soruşturma) sona ermiş ve 500 sahifelik rapor Vilâyet İdare heyetine verilmiştir. Vilâyet İdare heyeti dün toplanarak saatlerce raporu müzakere etmiş ve neticede, raporda ismi geçen on kişiden dördü hakkında lüzumu muhakeme (yargılanmaları) kararı vermiştir. Haklarında lüzumu muhakeme kararı verilenler, Belediye Elektrik şubesi müdürü Ertuğrul Esat, Belediye Makine sanayii işleri müdürü Hurşit Çağlar, İmalâthaneler şefi Şevki Paker, Hasköy eski Nahiye müdürü Ali Rıza Erman’dır.

Bu dört şahıs, lâkaydileri (ilgisizlikleri) sebebiyle ölüme sebebiyet vermek suçiyle yargılanacaklardır.

Haklarında men’i muhakeme (yargılanmama) kararı verilen diğer altı şahıs arasında, Belediye Fen işleri müdürü Nuri de bulunmaktadır.”

Araştırmacı Atilla Oral’ın Nuri Killigil üzerine yazdığı büyük boy 928 sayfa tutarındaki muhalled eserinde (Nuri Killigil, Demkar Yayınları, İstanbul, 2016, s. 613-614) Sütlüce patlamasının sorumlularını tespit için hazırlanan bu idari tahkikat (soruşturma) raporunun da kayıp olduğunu yazmaktadır: 


“Arşivlerimizde herhangi bir kaydı ve künye bilgisi de mevcut değildir.”

O halde iki soruyla özetleyelim söyleyeceklerimizi: 

500 sayfalık bir resmi tahkikat raporu nasıl kaybedilir?

TBMM kapalı oturum tutanağı aradan 77 yıl geçtiği halde neden açılmaz?

Yetkililer bu sefer sesimizi duyar inşallah. 

Nuri Paşa ki bir zamanlar Bakü’yü kurtararak nasıl Azerbaycan’da İngiliz oyunlarına çomak sokmuş ise 1949 yılında da Yahudilerin Filistin ve Arap topraklarında oynadığı oyunlara gerçek bir Osmanlı gibi, daha doğrusu ‘mekânın eski sahibi’ gibi müdahil olmaya kalktığı için cezalandırılmıştı vesselam.

Nuri Paşa’nın adını bunca anıp da hatırasındaki karanlık noktaları ortaya çıkaramamak da bizim günahımız olarak tarihe geçecektir.

 

Mustafa Armağan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle