Başıboş sokak hayvanları toplanırken, iki ayaklı olanlarını da unutmayın!
Ülkemizde başıboş sokak köpekleri yıllarca sorun oldu. Büyüklere ve özellikle çocuklara yönelik köpek saldırıları gündemden düşmedi.
Öyle ki; doğrudan sokak köpeklerinin fiziki saldırısına uğraması ya da köpeklerden kaçarken kalıcı uzuv kaybı, derin doku ve sinir hasarları ile estetik/psikolojik olarak düzeltilemeyen kalıcı izler sakatlık geçiren küçük veya yetişkin birçok vatandaşımız oldu.
İktidar; başıboş sokak köpeklerinin toplanması ve kontrolüne yönelik uygulamalar, Temmuz 2024'te kabul edilen yasal düzenlemeler ve ardından yayımlanan talimatlarla bu tehlikeli gidişata son vermek amacıyla harekete geçmişti.
5199 sayılı “Hayvanları Koruma Kanunu” kapsamında ilçe belediyeleri ve büyükşehir belediyeleri, sahipsiz veya başıboş durumdaki tüm köpekleri toplamakla ve barınaklara (geçici bakımevlerine) ulaştırmakla görevlendirildi.
Yani artık şu zamanda değil köylerin, şehirlerin göbeğinde başıboş köpeklerin insan ısırması, sakat bırakması modern Türkiye’ye yakışan görüntüler değildi.
Zaten bu yazının konusu da başıboş sokak köpekleri olmayıp; köpekleri aratmayan insan görünümlü olup, insanlıktan nasibini alamayan bir canlı türü üzerineydi…
İktidara tebrik ve teşekkürlerimizi sunarız ama; şu bazı “hayvanlardan da daha aşağı” olan iki ayaklı yaratıklar için de bir tedbir alsa!
Görüntüyü izlemiş olmalısınız… Nevşehir’de kameraya yansıyan bir görüntüde, sol tarafta kendi halinde bekleyen bir kadın; karşı taraftan gelen iki kişi kadraja giriyor.
Arkadan gelen kişi kadını fark edince taammüden (kasten, bilerek, isteyerek, planlayarak, tasarlayarak) yerini değiştirip yapacağı hayvanlık için pozisyon alıyor.
Kadına yaklaşınca da, kendisini zıplatacak kadar, olanca gücüyle kadının sol kulağının üzerine acımasızca bir tokat indirip işitme kaybına neden oluyor.
Ne olduğunu anlayamayan masum kadın can acısıyla kıvranmaya başlarken, o iki ayaklı domuz gibi besili mahlûk hiçbir şey olmamış gibi yoluna devam ediyor.
Şahsen ilk aklıma gelen; bunlar sorunlu, boşanmış/boşanma aşamasında olan karı/koca olup yolda görünce saldırdı. Ki; öyle olsa bile se nasıl vurursun a iblis?..
“N’olmuş canım bir tokat atıverdiyse?” diyerek hayvanlığı basitliğe indirgemeye çalışanlar.. Durduk yerde; kendinize, annenize, eş veya kızınıza bu şiddet uygulansa ne yapardınız?..
Daha sonra gözaltına alınan o sokak ayısı ifadesinde: "Bilerek vurmadım kolum çarptı" demiş, altı ayrı suçtan sabıkalı yalancı..
Hangi dağdan indiği belli olmayan bu ve benzeri yaratıkları insan sınıfına katmak için önce çok yüklü miktarda maddi/manevi para tazminatı ödetilmeli; sonrasında “psikiyatri rehabilitasyon veya psikososyal rehabilitasyon” en ileride seviyede uygulanmalıdır.
Mazhar Osman’lık bu mahluk, Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi “akut servisine” zorunlu ikamete alınmalı; bu süre, eliyle attığı kuvvetli tokatta kullandığı 5 parmak sayısınca 5 yıldan az olmamalıdır!
İnanın; caydırıcı cezalar verilmedikten sonra bu tür psikolojik vakaların sonu gelmez. Hem; içeride paşalar gibi yatacak “hapis cezası” mükâfat olmaz mı?..
Bu ve benzeri çocuklarının yanında babalarına tokat atan sabıkalı yaratıklar toplum içerisinde elini kolunu sallayıp rahatça dolaşmamalı; cezaevinden çok, rehabilitasyondan geçtikten sonra topluma kazandırılmalıdır.
Akıl sahibi olmayan, başıboş sokak köpeklerinin zararını önlemek için toplatmak ne kadar önemliyse; akıl sahibi olduğu halde, insanlara zarar veren iki ayaklı insan müsveddelerini de başıboş bırakmamak lazım!
Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, market önünde tanımadığı bir şahsın saldırısına uğrayan S.E. adlı kendisi de çalışan 6 çocuk annesi kadını hastanede ziyaret ederek, şiddeti tasvip etmediğini belirtti.
Adalet, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlıklarımız da, konunun peşini bırakmazlar sanırım.







