--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Bir haftada biri “Topal ördek”, diğeri “Sabık başbakan” oldu…

Muhammet Kutlu
Muhammet Kutlu
0

ABD Başkanı Donald Trump’ın 3 Kasım 2026 ara seçimlerinde yaşadığı ağır hezimet, Amerikan siyasetinde Kongre'nin bariz bir şekilde renk değiştirdiği güçlü bir “mavi dalga” ve seçmenin Beyaz Saray'ın politikalarına karşı tarihi bir uyarısı olarak kayıtlara geçti. 

Kongre'de “Mavi Deprem” yaşandı, kaleler düştü, çoğunluk el değiştirdi. Demokratlar; Temsilciler Meclisi'nin yanı sıra Senato'da da çoğunluğu ele geçirerek, Trump’ın kalan görev süresindeki tüm yasal ve siyasi ajandasını kilitledi. 

On yıllardır Cumhuriyetçilerin mutlak üstünlük kurduğu, hatta Trump’ın rahatça kazandığı Teksas, Kansas, Iowa ve Kuzey Carolina gibi kalelerde Demokrat adayların tarihi zaferler kazanması, tabandaki çöküşün en net kanıtı oldu. 

Seçim öncesinde seçmenlere, “Bana oy veriyormuş gibi oy kullanın” çağrısı yapan Trump, tablonun kararmasının ardından anında ağız değiştirdi ve “Ben oy pusulasında yoktum; eğer ben olsaydım büyük bir farkla kazanırdık!” diyerek faturayı adaylarına kesti, siyasi sorumluluktan kaçtı.

Seçim sonuçları ayrıca, Amerikan halkının paralarıyla alınmış silahların soykırımlarda ve haksız hukuksuz savaşlarda kullanılmasına halkın tepkisini ortaya koydu. 

Amerikan halkı, aynı zamanda Trump’ın, İsrail’in çevresindeki ülkelerde canlı bırakmamakla kafayı bozmuş Binyamin Netanyahu’nun peşine takılarak, Amerikan ordusunun karizmasını feci şekilde çizdirdiği İran savaşına onay vermediğini gösterdi. 


ABD Başkanı Trump’ın izlediği sert çizgiye, ekonomik politikalara ve ülke halkı arasında ikinci, üçüncü sınıf vatandaşlar oluşturmaya dönük kutuplaştırıcı söylemlere sandık başında, “frenleme ve denetleme” tokadını yapıştırdı. 

İran savaşı yüzünden tırmanan petrol fiyatlarına tepki oylarını sandığa basan Amerikan halkı, İsrail’in peşinden gideyim derken seçmeninin kırmızı çizgilerini unutan Trump’a acı bir hatırlatmada bulundu.   

3 Kasım gecesi, Trump’ın Beyaz Saray’daki ikinci döneminin en sert ve kâbuslarla dolu gecesi oldu.

Bu seçim sonuçlarına göre; Donald Trump bundan böyle hiçbir yasa çıkaramaz. Çünkü Demokratlar tüm teklifleri engeller. 

Bütçeden para alamaz. Çünkü Kongre bütçeyi kontrol ediyor. Öyle uçuk kaçık MAGA projelerine, ABD’nin sınırlarını duvarla çevrelemeye para bulamaz. 

Trump, bundan böyle her an görevden alınma korkusuyla yaşayacak. Çünkü Demokratlar Temsilciler Meclisi’nde istedikleri zaman soruşturma başlatabilir ve hatta görevden alma sürecini harekete geçirebilir.

Başkan Trump, dilediği gibi yargıç, üst düzey devlet yöneticisi atayamaz. Çünkü Demokratların çoğunluğu ele geçirdiği Senato, seçimlerini engeller.

Donald Trump, bundan böyle önemli uluslararası anlaşma yapamaz. Ticaret anlaşmaları, savaş fonu gibi konularda Kongre onayı gerekir.

Donald Trump, Beyaz Saray'da kalmaya devam edecek ama yalnızca, Yürütme Emirleri ile vaziyeti idare etmeye çalışacak. Fakat bunların da garantisi yok, çünkü Senato ve mahkemeler bunları da bozabilir.


Özetle Trump, kelimenin tam anlamıyla Beyaz Saray’da uzatmaları oynayan bir “Topal Ördek Başkan” olur.

Trump’tan tam bir hafta önce, 27 Ekim’de yapılan parlamento seçimlerinde de benzer şeyler savaş müttefiki Binyamin Netanyahu’nun başına geldi. 

O da seçimden hükümeti kuracak çoğunluğa asla ulaşamıyor. Soykırımın etkisiyle sandıklara koşan Filistinlilerin oyları patlatmasıyla elde ettikleri 19 sandalye, İsrail’in kilit grubunu oluşturdu. 

Allah’ın sopası yok ya, Arap partilerinin parlamentoya soktuğu 19 milletvekilinin destek vermediği hiçbir koalisyon hükümeti kurulamıyor. 

Diyelim 19 Arap milletvekilinin dışarıdan desteğiyle Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalefet bloğu hükümeti kurdu… Yarın öbür gün Netanyahu gibi Gazze’deki, Batı Yaka’daki Müslümanları bombalamaya kalktıklarında o 19 Arap milletvekili desteğini çeker ve hükümet düşer. 

Yani Trump da Netanyahu da Ortadoğu’yu kana bulayan savaş ve soykırım politikalarının seçmene toslamasıyla hayatlarının dersini aldılar. 

Uzun lafın kısası, bir haftalık süre zarfında kan ve savaştan beslenen iki kafadardan biri “Topal ördek”, diğeri “Sabık başbakan” oluverdi. 

 

Muhammet Kutlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle