--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İmamoğlu’nun gizli ‘ajan’dası ve İngiliz anahtarı!

Mehmet Duvarbaşı
Mehmet Duvarbaşı
10


Başını CHP ve avanesinin çektiği ‘zillet ittifakı’nın cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ‘aday’ gösterilecek isimle ilgili sancılı süreci devam ederken, İstanbul’u adeta ‘öksüz bir çocuk’ gibi ortada bırakan Ekrem İmamoğlu inceden inceye gizli ‘ajandası’nı ortaya koyuyor…

İstanbul sele teslim olduğunda deniz keyfi yapan Ekrem Bey, gelen tepkilere “Tatil en çok bana yakışıyor” karşılığını vermişti. 41 vatandaşımızın hayatını kaybettiği Elazığ depremi sonrası ise bölgeye gidip burada iki saat kaldıktan sonra soluğu Erzurum’daki kayak merkezlerinde almıştı. O zaman da şöyle cevap vermişti gelen eleştirilere, “Deprem bölgesindeki yıkım ve kayıp oranı düşüktü. Tatil daha önceden çocuklarla belirlediğimiz bir programdı…”

LAWRENCE’IN TORUNU İLE...

Tatilzâde İmamoğlu, İstanbul’u kar felaketinin vurduğu, binlerce aracın, onbinlerce insanın yollarda mahsur kaldığı saatlerde ise Rumeli Kavağı’ndaki Balıkçı Kahraman’daydı. Hem de İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Dominick Chilcott ile birlikte… 

Pekiiii…

İstanbullu can derdindeyken Ekrem Bey, geçmişte İngiliz istihbaratında çalışmış, Ortadoğu’da Irak ve İran’da birçok ajanlık faaliyeti yürütmüş, geçtiğimiz yıl 16 Ekim’de Atina’da düzenlenen “Türkiye’de darbe” konulu gizli toplantının başaktörlerinden Sir Chilcott’la neler konuştu?

Megakentin yollarını zamanında tuzlamayan ama ‘İngiliz ajan’ ile ailece balık tuzlayan İmamoğlu’nun kara ‘ajanda’sında neler vardı?

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun dahi yüzüne bakmayan İngiltere, Ankara Büyükelçisi Dominick Chilcott’ın Ekrem Bey ile buluşmasına nasıl göz yummuştu?

Bir asır önce Ortadoğu coğrafyasının ‘ümmet’ odaklı genlerini bozan Lawrence’ın torunu ile, İstanbul’da çeyrek asırda oluşturulan ‘hizmet’ odaklı belediyecilik anlayışını yerle yeksan eden İmamoğlu…

Yani başta da dediğimiz gibi, İmamoğlu için İstanbul, sadece bir basamak. O yüzden de ‘benden sonrası tufan’ anlayışıyla ne İstanbulluya hizmeti düşünüyor, ne de geride bırakılacak milyonlarca dolarlık borcu… 

Tek düşündüğü şey, ‘İngiliz anahtarı’ ile başkanlık yoluna giden kilidi açmak…

UMUDU HAÇLI BATI!

Yerel seçimlerin hemen akabinde İBB Başkanı apoleti ile Berlin ve Paris’e ziyaretlerde bulunan İmamoğlu, daha sonra da metro projelerine finansman bulma bahanesiyle Londra’ya uçmuş, İngiliz siyasetçilerle ve finans baronları ile bir araya gelmişti. 

Geçtiğimiz yıl Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasının ardından ise Atina’ya uçan İmamoğlu, Yunan Başbakanı Miçotakis tarafından samimi bir şekilde karşılanmış, Greek City Times Atina müdürü Paul Antonopoulos, Twitter paylaşımında İmamoğlu için “Bugün atalarının binlerce yıl önce Atina’da inşa ettiği eserleri ziyaret etti” ifadelerini kullanmıştı. 

SIRTINI KİMLERE DAYIYOR?

Yerel seçimlerde, ‘sırtını YPG/PKK’ya yaslayan’ HDP’nin oylarıyla ve okyanus ötesinin İP’iyle koltuğa oturan Bay Ekrem, siyasette kalıcı olabilmek ve Cumhurbaşkanı adayı olabilmek için ise; 

Alman panzerinden 

‘panzehir’ üretmeye,

‘Fransız öpücüğü’ ile 

hayat bulmaya,

Yunan atalarından 

destek almaya,

İngiliz anahtarı ile 

kapı aralamaya çalışıyor…

Velhasılı…

2023’teki seçimler öncesi, saflar iyice sıklaşmaya ve netleşmeye başladı. Milli iradeden yana olanlar Türkiye’nin geleceğinin teminatı olan “Cumhur ittifakı” ve Başkan Erdoğan’ın etrafında kenetlenirken, ‘Erdoğan iktidardan düşsün de ülkenin sonu ne olursa olsun’ diyenler, İngiliz’in, Fransız’ın, Alman’ın peşine kuyruk oluyor, gavurdan medet umuyor…

Eskiden muhalefetin az da olsa ‘milli’ bir yönü vardı. Şimdi ise her şey gavura endeksli… 

Allah’ın izniyle yine galip gelen, hak yolda Hakk için ilerleyen, zalimin zulmüne boyun eğmeyen, küffardan medet ummayan, Büyük Türkiye için mücadele eden vatan sevdalıları olacak inşaallah…

 

* * *

 

‘Pelikanlı’ değil, ‘delikanlı’ siyaset!

Pelikan Dosyası ve sonrasında yaşananlar hepimizin malumu…

2016’da yayınlanan 27 maddelik Pelikan Dosyası’nda; dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun, Başkan Erdoğan’ın arkasından çevirdiği dolaplar, kendi hırs ve ihtirasları adına attığı ‘bağımsız’ adımlar ifşa edilmişti.

Hatta Davutoğlu ve ekibinin Erdoğan karşıtı olan her kim varsa onlarla iş tuttuğu, küresel baronların Türkiye üzerindeki satrancında ‘piyon’ vazifesi gördüğü ileri sürülmüştü.

Yaşanan süreç, Davutoğlu’nun başbakanlık görevini Binali Yıldırım’a devretmesi, yavaş yavaş AK Parti saflarından uzaklaşması ve nitekim istifası ile sonuçlanmıştı.

2017’de birbirine yaklaşan ve Erdoğan karşıtı bir blok oluşturmayı hedefleyen CHP, İP ve HDP; AK Parti tabanından oy çalabilmek umuduyla Davutoğlu’na sarıldı. Böylece Aralık 2019’da kurulan Gelecek Partisi de ‘millet ittifakı’nın ‘küçük’ ortaklarından biri haline getirildi.

Ancaaakkk…

İlerleyen süreçte, ‘küçük’ olmayı hazmedemeyen ve “Neden hep CHP ve İYİ Parti gündemde. Gelecek Partisi daha görünür olmalı” diye isyan eden ihtiras sahibi Ahmet Bey, Kılıçdaroğlu’nun aday olma hevesine karşı çıkarak oturma düzenini vs. ileri sürüp masayı yıkmaya yeltendi. Hatta daha da ileri gitti; DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ile bir araya gelerek, ‘merkez sağda yeni bir ittifak’ arayışlarına başladı. 

Davutoğlu’nun, İYİ Parti, Demokrat Parti, Saadet Partisi ve DEVA Partisi ile yeni bir ittifak arayışına girişmesi zillet ittifakını ve fondaş medyasını zıvanadan çıkardı. Cumhuriyet, Yeni Çağ ve karanlık sol siteler hep bir ağızdan feveran etmeye başladı: “Yeni ittifak arayan Davutoğlu, Millet’i bölüyor!”

Yani işin özeti şu:

Elinden tutarak kendisini AK Parti’de bir yerlere getiren hatta Başbakanlık koltuğuna oturtan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı satan Davutoğlu, bugün de ‘zillet’i satmanın eşiğinde. 

AK Parti içinde gerçekleştirdiği ‘paralel siyasi’ yapılanmayı ifşa eden Pelikancıları ‘darbeci’ olarak nitelendiren Davutoğlu, bugün zillet ittifakı için ‘Pelikan’ konumunda…

Ne zaman idrak edeceğiz....

Bize ‘Pelikanlı’ siyaset değil, ‘delikanlı’ siyaset lazım… 

Ki; onun temsilcisi de zaten milletinin başında…

 

Yorumlar

(10)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

YAVUZ

31 Ocak 2022 16:23

DEVŞİRME SOLYANDANÇARKLITAIFE 

Ersan

31 Ocak 2022 15:54

Bop eşbaşknı imamoğlunu kınıyorum

Şaban

31 Ocak 2022 15:48

İmamoğlu İngiliz anahtarı tamam. Şimdikiler kimin anahtaryıla galdiler. Yakın tarihi ne çabuk unutuyoruz. Bugünkü sıkıntıların kaynağı birinin anatarı olmak değilim. Niye problemlerimize yerli ve Milli çözümler üretemiyoruz.

FARUK BEKCAN

31 Ocak 2022 15:34

Ekrem İmamoğlu'nun varsa bile " gizli ajandası "ndan çok daha önemlisi 10 yaşındaki bir çocuğun muhalefet partisi genel başkanına " hain " demesi ve özellikle bu sözü söylerken " mikrofona söyle " denmesi ve o hakaretler edilirken koca koca adamların da buna " gülmeleri " dir...

Yaşlı Doçent

31 Ocak 2022 14:54

Sayın Cumhurbaşkanım; Profesörlük kadrosuna başvurmak için, Doçentlik kadrosunda bekleme süresi olan 5 yılın, bir defaya mahsus olmak üzere 3 yıla indirilmesini saygıyla talep etmekteyiz.

Okur

31 Ocak 2022 14:15

İmamoğlu dervişmi nerden bilsin o gün kar yapacağını?

Yaver

31 Ocak 2022 12:13

İktidara giden yol İngiliz ile olsaydı en başta siz imamoglunun İngiliz elçi ile yemek yediğini yazmazdiniz..iktidara giden yol İngiliz olsa günlerdir TV ler balık arti İngiliz elçi demezler ..zaten hocam batınin adamı dürüst oluyor keşke anahtari bilgiyi dürüstlüğü onlardan alsak .tabiki siz batılı elçi diyerek puan kaybedecegini biliyorsunuz ..

osman

31 Ocak 2022 09:41

niye olacak para vermeyin yatırım yapmayın demiştir

adil

31 Ocak 2022 09:41

b in nasihattense bir musibetten sonra akıllanacağız

MUSTAFA

31 Ocak 2022 08:06

Aslında CHP İstanbul'da iyi ki Ekrem İmamoğlu gibi çapsız birini aday etmiş,ya hem HDPKK'yı destekleyip hem de dişli birini aday edip seçilseydi.Ekrem sayesinde 2023 seçimlerini iktidarın yanlış ekonomi politikasına rağmen kazanma ümidi taşımıyormuyuz.?

Mehmet Duvarbaşı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle