• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ayhan Demir
Ayhan Demir
TÜM YAZILARI

Şehitler ölmez lâkin incinir

04 Mart 2020


Ayhan Demir İletişim: [email protected]

Bilinen hakikat: Her canlının bir kaderi vardır. Ağacın, kurdun kuşun, börtü böceğin ve insanın. 

Kim kaderinden kaçabilir? Kaderimizden kaçamayız, kurtulamayız. Gelir ve bizi bulur. 

Kadere keder olmaz. Bunu da biliyoruz. Yapılacak şey bellidir: Tedbir alırız ve tevekkül ederiz. 

Sadece insanların değil, milletlerin, devletler ve coğrafyaların da bir kaderi vardır. Milletimizin kaderi, mazlumdan yana yazılmıştır. 

Yüz yıl sonra yeniden, kaderimizi, dolayısıyla vatanımızı, tarihimizi, kültürümüzü elimizden almak için çırpınıyorlar. Hiçbir şey olmamış gibi davranmak, ancak taşlara mahsustur. 

Türkiye’nin safı belli: Dün Fırat Kalkanı Harekâtı, Zeytin Dalı Operasyonu ve Barış Pınarı Harekâtı, bugün Barış Kalkanı Harekâtı. Tüm gücümüzle kuşatmayı yarmaya çalışıyoruz. 

Allah, Mehmetçiklerimizin yar ve yardımcısı olsun. Attıkları isabet bulsun. Ordumuz, her daim, muzaffer olsun inşallah.

Buradan şuraya geçelim: Anadolu’nun tenha evlerine şehit haberleri gidiyor. Şehit cenazelerini ve ailelerini çoğu kez televizyonlardan seyrediyor, gazetelerden okuyoruz. Üzüntümüz büyük.

Farkındayız: Bu topraklar bize hediye edilmedi. Türkiye, gidenlerin kalanlara bıraktığı kutsal emanettir.

Anadolu’da yaşamanın yüksek maliyetini, ağır bedelini en baştan kabul ettik. Her gün daha kalıcı bir biçimde şüheda yurdu oluyoruz. Dünya üzerinde ve tarihinde, bu büyük bedelin bir emsali yoktur. 

Sorumuz aynı zamanda duruşumuzdur: “Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda?”

Sadece dikkatimizi çekiyor: Şehit olan askerler, ya bir işçinin ya da çiftçinin evladı. Başka bir seçenek neredeyse yok. 

Bir de bu: Şehit ailelerinin neredeyse hepsi, mütedeyyin kesime mensup. Hayranlık duyulacak derecede, yüksek vatan sevgisine sahipler. Şehit olan oğullarının ardından, büyük bir olgunluk ve gururla, “vatan sağ olsun” diyebilen analar ve babalar.

Buna bir de şehit cenazelerinin geldiği evlerin görüntülerini ekleyelim. Her şehit haberinde benzer evlerle karşılaşıyoruz. O evler de bizlere bir fikir veriyor. Birçoğu, gecekondu sınıfına bile girmiyor. 

Sıvasız, derme çatma barakalar. Nerede bir viranelik varsa, sanki oradalar.

Bu, ne yazık ki, artık bizi şaşırtmıyor. Çünkü iyi biliyoruz: “Zenginimiz bedel verir. Askerimiz fakirdendir.”

Şehitler, bu aziz vatanın kimlik kartıdır, tapu belgesidir. Vatanımızın her karışı şehitlerimizin kanıyla mühürlenmiştir. Şehitlerimiz, şahitlerimizdir.

Bu aziz vatan, ‘şehitlerin bereketiyle’ ayakta durmaktadır. Onca ihanete ve musibete rağmen, yıkılmayışımızın başka türlü bir açıklaması yoktur.

Bütün şehitlerin üstümüzde hakkı, hukuku vardır. Önceliğimiz, şehitlerimizin hakkını ve hatırını gözetmek olmalıdır. Aksi yönde attığımız adımların, yaptığımız işlerin vebali ağırdır. Şehitlerin ve gazilerin hakkı önce devlete, sonra millete emanettir.

Bahsetmemiz gereken, bir husus daha var. 

Son zamanlarda: Milletimiz var olma mücadelesi verirken, memleketimiz imtihanlardan geçerken hep aynı adresleri ve kişileri karşımızda buluyoruz. 

Daha şehitlerin kanı kurumadan, gazilerin yarası kapanmadan o kara kampanyayı başlatıyorlar: “Bizim orada ne işimiz var? Onu karşımıza almayalım, bununla aramızı bozmayalım. Asker yoktan yere ölmüştür.” 

Bunları söylemek, ne fena bir şeydir. Kimse yoktan yere ölmemiştir. O insanlar, vatanları için savaşmış, şehit düşmüşlerdir. Bu sözler, vatan için savaşıp şehit düşenler için en büyük saygısızlıktır. 

Böyle bir söylem, ancak ahlak noksanlığı, fikir buhranı ve akıl tutulmasıyla izah edilebilir. Talimatlı değilsek eğer.

Attila İlhan, bu ülkedeki hain kontenjanının yüzde on olduğunu söyler. Görünen ve anlaşılan o ki, bu oranda ciddi bir artış var. Milli duygudan uzak, tahammül sınırını aşan bu ‘insanlardan’ artık daral geldi. 

Bunlara söylenecek ne çok şey var. En iyisi, şunu yazıp susmak: Şehitler elbette ölmez, lâkin incinir. Şehitlerimizin kemiklerini sızlatmayın. Elinizden gelmiyorsa, bari dilinizden gelsin.Aziz şehitlerimiz için bir Fatiha okuyun.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Ünal

Mesela birkaç sehidimiz var deyip onları onemsemediginizde veya sehitlere kelle dediğinizde sanki kızarmış koyun kellesinden bahseder gibi veya maas olmasa sehitler olmaz deyip şehitliği paraya bağladığımız zaman hayırlı uc aylar
  • Yanıtla

Mucahid

Ançak Allah için Ölenler Şehiddir.Sabır Savaş Adım Müslüman....
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23