• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ayhan Demir
Ayhan Demir
TÜM YAZILARI
08 Temmuz 2020

Sancak’ımız düşmesin

Bize, öğretilen, tembihlenen şuydu: “Edirne’den Kars’a, vatan burasıdır. Gerisi sizi ilgilendirmez.” 

Gerisi… Yani, geride kalanlar, bırakılanlar.

Vatan kavramını, kireçle boyanmış taşlarla sınırlayanlardan değilim. Türkiye’yi mevcut sınırlardan ve tarihimizi de cumhuriyetten ibaret görmüyorum. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra çizilen sınırlara inanmıyorum.

Yahya Kemal, sohbetlerinden birinde, “maziyi vatandan ayırmak, ruhu bedenden ayırmak kadar imkânsızdır” der. Bunun idrakindeyiz.

Bana, Üsküp Bomonti’den, Mostar Nişantaşı’ndan daha yakın geliyor. Etiler’e gitmem, fakat Yanya ve İşkodra’ya gitmek isterim. 

Buradan bakınca; Selanik’ten Saraybosna’ya, Kavala’dan Priştina’ya her yer görünür. Prizren ve Yeni Pazar, hemen şurasıdır.

İşin esasına, ana konuya gelelim: Anadolu, vatanlardan bir vatan değildir. Burası, vatanın kalbidir. Kan kalpte toplanır, tekrar oradan vücuda pompalanır.

Türkiye, başka hiçbir ülkeyle kıyaslanamaz. Bizim bir ülkeden çok daha fazlasıdır. Biriciktir. Emsali, muadili, akranı yoktur.

Hep söylüyoruz: Türkiye, geldiğimiz son noktadır. Son sağlam sığınaktır. Gidecek / yaşayacak başka bir yeri olmayanların ülkesidir. 

Türkiye, bütün partilerin, siyasi liderlerin ve kişisel menfaatlerin üstündedir. Ümmete, gariplere, mazlumlara lazımdır.

Türkiye’nin güçlü olması, sadece vatandaşlarımızı yakından ilgilendirmiyor. Ülkemiz, sadece vatandaşları değil, milleti olan bir devlettir. Türkiye’yi terk etmek yahut zayıf bırakmak, başka coğrafyalara da yansır, nitekim yansımıştır.

Nurettin Topçu, ‘’biz, kaderimizin hizmetkârıyız’’ der. Ümmetin mazlumlarına, yetimlerine sahip çıkmak, milletimizin yüksek kaderidir. Kaderimiz, Anadolu’dan başlayarak, bütün İslam dünyasıdır.

Türkiye, emin beldedir. Sadıklar ve doğru yolda olanlar buradadır. Sadece burada yaşayanlar için değil, tüm zorda olanlar, darda kalanlar için en son ocaktır. Ferahlık sebebidir. 

Anadolu, hem İslamiyet’in hem de insaniyetin yurdudur. Mehmet Akif’e göre, Türkiye, İslâm’ın en güçlü, en ileri ve son kalesidir. 

Ülkemiz, iyilik üzerine kurulmuştur. İnsanımız, iyiliğin elidir. Türkiye, dünyada en çok insanî yardım / iyilik yapan üçüncü ülkedir. Gayrisafi millî hâsıla ölçü alınırsa, birinci. Bir Türk’ü bilmem ama Türkiye’nin dünyaya bedel olduğu kesin.

Aziz milletimiz, ümmetin gözüdür, bileğidir. Garip düşen, mazluma dönüşen, gözünü, gönlünü ve dilini Türkiye’ye çeviriyor. Darda kalanlar, Türkiye’nin gölgesine geçiyor. Onların selam ve dualarını alıyoruz. Onlarla, ayakta kalabiliyoruz.

Türkiye, ‘bana ne’ demeyen, diyemeyenlerin diyarıdır. Bu vatan, fedakârlık üzerine kurulmuştur. Herkesin mazereti olur, bizim olamaz. 

Balkanlar’dan Anadolu’ya bakanlar, Türkiye’yi bir umut, irade, irfan ve dirayet olarak görüyorlar. Tarihimiz, bunun örnekleriyle doludur.

Türkiye’nin neye karşılık geldiğini görmek için Balkanlar’daki son birkaç günlük gelişmelere bakmamız yeterlidir. Korona virüs salgınının yeniden hortladığı Sancak topraklarında yaşanan çaresizliğe, tek reaksiyon veren milletiz. 

Sağlık kurumlarının yetersiz kaldığı, doktorundan hasta bakıcısına onlarca sağlık çalışanının korona virüse yakalandığı Sancak’ta, Boşnak kardeşlerimiz adeta ölümle baş başa bırakılmışlardı. Vakalar hızla artıyor, hastalar ağırlaşıyor, hastaneler şifa değil ölüm dağıtıyorlardı. İnsanlar sokaklarda, ambulanslarda, hastane koridorlarında inleyerek son nefeslerini veriyorlardı.

Doğrudur, insan unutkandır, unutur. Fakat millet asla unutmaz. Asırlarca birlikte yaşadığımız, Çanakkale’de omuz omuza çarpıştığımız kardeşlerimizi görmezden gelemez, çağrılarına kulak tıkayamazdık. Oralara kayıtsız kalmak, aslımızı / kendimizi inkâr etmek anlamına gelir.

Türkiye, gelemeyene gidendir. Belgrad yönetiminin göstermelik yardımda bulunduğu, Yeni Pazar’a tıbbi ve laboratuvar ekipmanlarından oluşan bir yardım paketi gönderdi. 

Koruyucu tulumdan cerrahi maskeye, dezenfektandan siperlik, eldiven ve koruyucu gözlüklere. Cerrahi müdahale kitinden mobil röntgen cihazına, UV cihazından N95 ve N149 maskelere. 

Bitmedi: Yüksek akımlı oksijen cihazından hasta monitörüne, EKG cihazından defibrilatöre, tanı kitinden ventilatöre. Böylesi etkili ve güçlü yardımlar, Türkiye’den başka hangi ülke tarafından yapıldı, yapılabilir? Sorumuzun cevabı, aynı zamanda ülkemizin ve milletimizin neye karşılık geldiğini gösteriyor.

Velhâsılı kelâm; bize düşen, kardeşliğimizi tahkim etmektir. Merhameti hâkim kılmaktır. Sancak’ın düşmesine mani olmaktır. 

Mesuliyet, yüz sene önce olduğu gibi yine bizdedir. Biz derken, derdi ve davası olan bütün müminler.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Herkes ayri gemide

Konu ile alaksiz olacak ama .. baska bir fotograf kullan derim.
  • Yanıtla

Balkanların sesi Ayhan Demir kardeşime

Ayhan Demir’e Sancak’ın derdini yazdığı için çook çok teşekkür. İhanet şebekesi FETÖ’nün hizmet tezgahıyla yönetimlere nüfuz ettiği ve halen at oynattığı Balkan coğrafyasındaki Müslümanlar Ayhan Demir’e çok dualar eder.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı