• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ayhan Demir
Ayhan Demir
TÜM YAZILARI

Orman yangınları üzerine…

04 Ağustos 2021


Ayhan Demir İletişim: [email protected]

Ormana uzaktan bakarsak, sadece ağaçları görürüz. Hal bu ki tabiat bir bütündür. Ağaçlar, ormanın, sadece görünen kısmıdır.

Ormanlar, nice canlının bir araya gelmesinden oluşur. İğneli ve yapraklı ağaçların yanı sıra kuşlar, türlü endemik bitkiler, şifalı otlar ve çeşitli hayvanlar. Karıncadan tırtıla, örümcekten kelebeğe varıncaya kadar sayısız börtü böceği de unutmayalım. 

Her ormanın kendine özgü ağaçları, kuşları ve çiçekleri olur. Şartlara ve ortama göre değişirler.

Ağaçlar, büyük bir güzelliğin, derin bir tarihin ve kültürün vazgeçilmez parçalarıdır. Toprağa bağlılığın ve bulunduğu yerde sabırla beklemenin en güzel örnekleridir. Toprağı ve suyu tutmanın yanı sıra, sözü de tutarlar. Çam, gürgen, meşe, selvi, çınar, köknar, kayın, kavak, zeytin, dişbudak, şimşir.

Çiçekler, ağaçlara eşlik eden bitkilerdir. Manzarayı tamam ederler. Onlar olmazsa, ormanın bir parçası eksik kalır. Çiğdem, çuha, papatya, yaban karanfili, orkide, kırmızı yonca, kuş çiçeği, dağ peygamber çiçeği.

Ormandaki güzelliği tamamlayan kuş sesleridir. Ormanın her yerinden yükselen kuş sesleri içimizi ısıtır, ruhumuzu dinlendirir. Sığırcık, saka, ağaçkakan, çaprazgaga, alakarga, üveyik, karatavuk.

Ormanın derinlikleri, tenha yerleri, orman hayatının en hareketli olduğu yerlerdir. Ceylan, karaca, tilki, ayı ve diğer hayvanlar, orada kendilerini korur, yaşamlarını sürdürürler.

Hiç kimse çıkıp da çam ağacı, sığırcık, kaplumbağa, kardelen veya sincap olmasın diyemez, dememelidir.

Bu uzun girizgâhtan sonra, sözü orman yangınlarına getirmek istiyorum. 

Memleketin farklı yerlerinden üzücü yangın haberleri geliyor. Bu haberler, son zamanlarda daha bir sıklaştı. Şurada şu ormanda, burada bu çalılık alanda yangın çıkıyor, çıkarılıyor. Bu acımasızlığı anlamıyorum, hiçbir kelime ile izah edemiyorum. 

Mecbur kalmadıkça, bir bitkiye zarar vermemek, bir ağacı kesmemek gerekiyor. Rahman suresi altıncı ayeti şöyledir: “Bitkiler ve ağaçlar Allah’a secde ederler.”

Tam da bu sebeple: Bizde, yeşil dal ve yaprak yakılmaz. Kuru gübre parçası bile ateşe atılmaz. Çünkü bunun içinde börtü böcek vardır. Merhamet dediğimiz, işte buradan başlıyor.

Birçok kez orman yangınına müdahale eden ekiplerde bulundum. Alevlerin arasından ok gibi fırlayan çam kozalakları, sağa sola kaçışan ve kaçamayan hayvanlar ve canını hiçe sayarak yangınla mücadele eden vatanseverler gördüm. 

Yangın söndürme ve soğutma işlemi tamamlanınca, yeniden canlanma ihtimaline karşı, yangın bölgesinde bekletilen ihtiyat ekipleri olur. Bu ekiplerde de bulundum. Küle dönen ormanda, kavrulmuş toprağa serilen matlarda, nöbetleşe uyunur. Uyuyabilirsen... 

Gün aydınlandıkça, o kapkara gerçek gün yüzüne çıkmaya başlar. Yangından evvel rengârenk olan orman, karalar bağlar. Emel Özkan’ın şu dizesi orman yangınından sonraki tablonun özetidir: “Sızlıyor dağdaki yanık izi.”

Yangın mahallinde dolaşırsanız: Alevlerden kaçamayan veya bir yerde sıkışıp kalan börtü böcek, kaplumbağa, kertenkele, tavşan, fare, kirpi ve sincap gibi hayvanların leşlerine rastlamak mümkündür.

Buradan şuraya geçmek istiyorum.

Dünyanın neresinde olursa olsun, hiçbir orman yangınına sevinmeyiz, sevinemeyiz, sevinmemeliyiz. Ne var ki, orman yangınlarını eleştiri için fırsat olarak görenlere, el ovuşturup, sevinenlere şahitlik ettik, ediyoruz.

Ormanlara bile ideoloji penceresinden bakmaya başladılar. Ağaçları da siyasete oyuncak ediyorlar. Bölücü terör örgütünün muazzam ormanları yakmasına kayıtsız kalıyor, ama devletimizi aciz göstermek istiyorlar.

Memleket yangın yerine dönmüşken, hâlâ kirli emeller peşinde koşmak neyle izah edilebilir? İster sağcı olsun, ister solcu. İster milliyetçi olsun, ister mütedeyyin. İzahı yoktur.

Bitmedi: Yangında kaybedilenler üzerinden insanların birbirine saldırmasına ve nefretlerini ortaya dökmelerine tanıklık ediyoruz. 

Aslında bu da acı bir kayıptır. Neyi? Vatan sevgisini, aidiyet duygusunu.

İstiyorlar ki, kendileri gibi vatansız olalım. Olan bitene kayıtsız kalalım. Millet hayatına kastedelim, devleti etkisiz hale getirelim. 

Her zaman söylüyoruz: “Vatan sevgisi imandandır” diyoruz. Ağaçlar, kuşlar, çiçekler ve börtü böcekler. Hepsi bu vatana dâhildir.

Vatan, senin veya benim değildir, bizimdir. Bu topraklarda her çiçeğin, her ağacın, her kuşun hakkı vardır. Vatanın ziynetlerine fenalık etmeye, kimsenin hakkı yoktur.

Niçin ‘vatan evladı’ diyoruz? Çünkü vatan bizim anamızdır, babamızdır. Vatanımıza göz dikenler, olsa olsa, ‘iblisin veletleri’ olabilir.

Özetle: Yanan ormandır; candır, vatandır. Yakanlar ise hain: Vatan haini!

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Bence...

Ormanları yakanları benzin döküp canlı canlı yaksınlar. Öyle yakılmaz böyle yakılır desinler.
  • Yanıtla

Helal olsun sana

Ayhan kardeş ağzına sağlık. Önce yangınları söndüreceğiz sonra ateşe verenleri yakacağız.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23