• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ayhan Demir
Ayhan Demir
TÜM YAZILARI

Eserinizden memnun musunuz?

09 Eylül 2020


Ayhan Demir İletişim: [email protected]

Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç ve Kosova Başkanı Avdullah Hoti, 4 Eylül’de Vaşington’da, bir araya geldiler ABD Başkanı Donald Trump’ın huzurunda, 16 maddelik “ekonomik normalleşme” anlaşmasına imza attılar.

Beyaz Saray’ın “tarihi” olarak nitelendirdiği bu anlaşmanın, ekonomik anlamda, abartıldığı kadar bir şey içermiyor. İçeriğindeki maddeler tek tek ele alındığında, sıradan teknik bir anlaşma olduğu bile söylenebilir.

Biraz açalım: Anlaşma, aslında, 14 Şubat’ta iki ülke arasında imzalanan otoban ve demiryolları anlaşmalarının hayata geçirilmesi ve bunlara bağlı bazı ilave maddeleri içeriyor. Sırbistan, Kosova üzerinden inşa edilecek otoyol ve demiryolu vasıtasıyla, Arnavutluk’un Leş şehrindeki Şencin limanına ulaşacak. 

Yine bu anlaşma doğrultusunda: Sırbistan, Kosova’da bulunan Gazivoda (Uyman) gölüne ortak olacak. Taraflar, ABD Enerji Bakanlığı ve diğer devlet kurumlarıyla çalışmayı kabul edecekler.

Biraz daha açalım: Kosova ve Sırbistan, karşılıklı olarak, diploma ve sertifikaları tanıyacaklar.  Her iki ülke, Ekim 2019’da Arnavutluk ve K. Makedonya arasında oluşturulan, “Mini Schengen” kapsamına dâhil olacaklar. 

İlaveten: Kosova uluslararası örgütlere üyelik başvurularını, Sırbistan ise bu üyelik başvurularını engelleme girişimlerini bir yıl süreyle askıya alacak.

Bitmedi: Kosova’daki Sırp Ortodoks Kilisesi ve her iki ülkedeki Yahudi varlıkları korunacak. İlgili finans kurumları tarafından Kosova’daki KOBİ’lere kredi sağlanacak. Kosova ve Sırbistan, 5G teknolojisinin kullanımını yasaklayacaklar.

Anlaşma, bununla da kalmıyor. Ayrıca, yine her iki taraf, Hizbullah’ı terör örgütleri listesine alacak ve bu örgütle mücadele edecekler. Ve eşcinselliği suç olmaktan çıkarmak için diğer ülkelerle işbirliği yapacaklar.

Anlaşmanın en çok dikkat çeken, konuşulan maddesi: Kosova ve Sırbistan Kudüs’te Büyükelçilik açacaklar. İsrail, bu şartla, Kosova’yı tanıyacak. 

Elbette anlaşmaların kazananı ve kaybedeni olur. Bu sefer durum biraz farklı oldu. Bu anlaşmada, kazanan da kaybediyor. 

Kosova ile Sırbistan’ın arasında imzalanan bu anlaşmanın, imzacıları arasında, kazanan yok. Anlaşmanın kazananları, anlaşmada imzası bulunmayan, Amerika ve İsrail oldular. 

Velhasıl: ABD, Kosova’nın Sırbistan tarafından tanınmasını sağlamak yerine, her iki ülkenin İsrail’i tanımasını ve elçiliklerini Kudüs’e taşımalarını sağladı. İsrail ise Kudüs’ü “başkenti” olarak tanıyan ülkeler listesine, iki isim daha yazdırmış oldu. 

Gelelim anlaşmanın yankılarına…

Anlaşmanın kızgınları: Kosova’nın ana muhalif partisi Kendin Karar Al Hareketi-VV lideri Albin Kurti, Kosova Demokratik Partisi-PDK lideri Kadri Veseli ve Kosova’nın Geleceği İçin İttifak Partisi-AAK lideri Ramuş Haradinay. Sırbistan’a çok sayıda taviz verildiğini, Kosova’nın bağımsızlık ve egemenliğinin pazarlık konusu yapıldığını düşünüyorlar. Öyle ki PDK ve AAK, şu veya bu şekilde kurulmasında pay sahibi oldukları, Avdullah Hoti hükümetinin gensoru ile düşürülebileceğinden bahsediyorlar. 

Kendin Karar Al Hareketi-VV lideri Albin Kurti, imzalanan anlaşma ile ilgili değerlendirmesinde, Kosova heyetinin Vaşhington’da Kosova’ya zarar,  utanç ve tehlike getirdiğini söyledi.

Elbette Filistinliler, Türkler ve Avrupa Birliği de anlaşmadaki Kudüs maddesi sebebiyle kızgınlar, kırgınlar. 

Anlaşmanın şaşkını: Kudüs’ün “İsrail’in başkenti” olarak kabul edilmesi maddesini Trump’ın takdimi sırasında öğrenen, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç oldu. Vuçiç, Trump’ın çalışma masasının karşısındaki sandalyeye oturtularak, bir başka şaşkınlık ve aşağılamaya maruz bırakıldı. Sosyal medyada alay konusu oldu. Beter olsun.

Bununla birlikte: Bunu söyleyeceğim aklıma gelmezdi ama bu Çetnik eskitmesi Aleksandar Vuçiç’e gereğinden fazla yüklenildi. Kosova Başbakanı Avdullah Hoti’yi, onun iktidara gelmesine vesile olan siyasi darbeyi ve bu darbenin suç ortaklarını es geçiyoruz. Geçmeyelim.

Şunu hatırlatalım: Son genel seçimlerden zaferle çıkan Kendin Karar Al Hareketi-VV ile koalisyon Kosova Demokratik Ligi-LDK, sadece 51 gün hayatta kalabilen, bir koalisyon hükümeti kurmuşlardı. Bu hükümet, ABD Kosova Büyükelçisi Philip S. Kosnett, Kosova Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi ve Kosova Demokratik Ligi-LDK lideri İsa Mustafa’nın başrolde olduğu siyasi bir darbe neticesinde sonlandırıldı. 

Önce VV-LDK hükümeti, gensoru ile düşürüldü. Ardından, anayasa mahkemesi kararıyla, yeni hükümeti kurma görevi VV lideri Albin Kurti yerine LDK lideri İsa Mustafa’ya verildi.

Yeni hükümetin kurulmasında, bir oyun çok büyük önemi vardı. Aranan kan Kosova Demokratik Türk Partisi-KDTP’den geldi. Ve Avdullah Hoti hükümeti, 120 sandalyeli mecliste, 61 destekçiyle güvenoyu aldı. 

Buradan şuraya geçeceğim: Türk hariciyesi, büyük bir tercih hatası yaptı. Bu süreçte, Kosova büyükelçiliğimiz üzerinden, KDTP üzerinde yoğun bir baskı kurdu. 

Bir başka ifadeyle: Türkiye, Albin Kurti hükümetinin gensoruyla yıkılması ve Avdullah Hoti hükümetinin kurulmasında çok kritik bir rol üstlendi.

Özetle: Vaşington’da ortaya çıkan tablo, bizim eserimiz. Kendi ayağımıza sıktık. Kendimiz ettik, kendimiz bulduk. 

Umarız, bu olaydan gereken ders alınır, aynı hata tekrarlanmaz.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Analist

Dışişleri bu sıra çok sık hata yapıyor. Suriye ve Libya’ya fazla odaklandılar. Balkanları çok boş bıraktılar. Çaycı çorbacı tatlıcı pastacının ağzıyla iş yapıyorlar.
  • Yanıtla

Anlamadığım birşey var

Sayın yazar iyi hoşda bunları senden başka yazan yok. Neden kimse bunları konuşmuyor? Tek sen mi biliyorsun?
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23