• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ayhan Demir
Ayhan Demir
TÜM YAZILARI

Eğitim şart!

17 Haziran 2020


Ayhan Demir İletişim: [email protected]

Buz patenine ilgi duyanlar, buz pateni yarışmalarını takip edenler şunu da bilirler: Bütün hayatı buzların içerisinde geçen Eskimoların isimleri anılmazken, buzu ancak buzdolabında görenler hep dereceye giriyor. Demek ki eğitim önemli bir şey.

Bu girişten sonra, şu konuya geçelim.

Arap coğrafyasını işgal eden Avrupalılar, ilk olarak eğitime el atmışlar. Mısır, Suriye, Lübnan, Filistin, Tunus ve Fas’ta kurulan “modern” okulların çoğu, Avrupalı ve Amerikalı dinsel ya da kültürel misyonların elindedir. Kız öğrencilerin önemli bir kısmı ise Fransız Katolik rahibelerin ya da Amerikan Protestan öğretmenlerin bulunduğu okullara gönderilirler. 

Lübnanlı bir Hıristiyan olan Albert Hourani’nin Arap Halkları Tarihi isimli eseri, bu konuda önemli bir kaynaktır. Hep beraber okuyalım: “Pek çok orta ve yükseköğretim kurumunun yabancıların elinde olması çeşitli sonuçlar doğurdu: Bir Arap erkek ya da kızın bu okullarda eğitim görmesi başlı başına bir toplumsal ve psikolojik değişime yol açıyordu. Çocuk, içinden geldiği toplumun geleneklerine yabancı bir yöntem ve müfredata göre eğitiliyordu. Yeni okullardan mezun olanları, değişmekte olan toplumlarında yerine getirilmesi gereken bazı görevler bekliyordu.” (İletişim Yayınları, 608 Sayfa)

Bu konuyla ilgili verilebilecek bir başka örnek: Yunanlıların Aydın Vilayetini işgali esnasında yaşananlardır. Aydın vilayeti, bugünkü anlamda İzmir ve çevresi oluyor.  

Yunanlılar Aydın vilayetini işgal eder etmez, ilk önce eğitim işine el atıyorlar. Amaçları, eğitim sistemimizi felç etmek ve Müslüman Türkleri Yunan müfredatına, kültürüne, tarihine göre yetiştirmek. 

Biz bu yazıda detaya girmeyelim. Ancak şunu da söyleyelim: Kâmil Su tarafından kaleme alınan Sevr Antlaşması ve Aydın Vilayeti isimli kitap, detaylı bilgiler veriyor. (Kültür Bakanlığı Yayınları, 1981)

Devam edelim.

“Neyse ki bu korkulan olmuyor” demeye kalmadan; İzmir düşman işgalinden kurtuluyor. Cumhuriyet ilan ediliyor, inkılâplar yapılıyor. Ne ilginçtir, yeni rejim de ilk olarak eğitime el atıyor. İşe “eski eğitim sistemini” değiştirmekle başlıyor. 

Eski usul eğitim terk edilip, yeni alfabe kabul ediliyor. Batı tarzı eğitime başlanıyor. Türk insanının yabancısı olduğu ne varsa, hepsi rejim tarafından sahipleniyor: Batı müziği, opera, bale, şapka vs.

Yunanlılar, kendi kültürlerini, tarihlerini öğretmeye çalışıyorlardı. Yani Eski Yunan tarihini ve edebiyatını, Homeros’u, Eflatun ve Sokrates’i, Zeus ve Artemis’i vs.

Bugün de ders kitaplarında bunları okumuyor muyuz? Devletimiz, kendi eliyle, Yunan klâsiklerini basmıyor mu?

Yeniden Araplara dönelim.

Arap coğrafyasını işgal eden Avrupalılar, birçok yetenekli genç Arap’ı “eğitmek” için Avrupa’ya göndermişti. Türkiye Cumhuriyeti de aynı yolu izledi ve Avrupa’ya yüzlerce öğrenci gönderildi. 

Mesela Oktay Rifat, 1937’de, eğitim için Fransa’’ya gittiğinde, “sömürgecilik hukuku” dersinin olduğunu ve bu derse girdiğini söyler. (Şiir Konuşması, Adam Yayınları, 1992, Sayfa 236)

Batı tarzı eğitim gören Türkler de Araplar gibi yapmaya başladı: İnsanlar, eski yaşantısını terk edip, “modern bir hayata” kavuştu. Yöneticiler ise, halkını hor gördü; edebiyatçı ise “geçmişi kötüleyen” eserler kaleme aldı.

Geldiğimiz yer: Eğitim sisteminin doğal sonucu olarak, milyonlarca insanımız İslam’a pamuk ipliğiyle bağlı. Eğitimin yanına din konulmayınca, yine doğru bir iş yapılmış olunmuyor. Yaptığımız her yanlış, o bağı iyice zayıflatıyor, hatta koparıyor. 

Bugünkü eğitim sistemi, hem İslamiyet’i dışlıyor, hem de öğrencileri pozitivist bir yola doğru sürüklüyor. Adına din ve ahlak dediğimiz şey, ancak ve ancak bilgi olarak veriliyor. Kimya gibi, biyoloji gibi, fizik gibi.

Eğitimde bitmek bilmeyen ve takip etmekte zorlandığımız sistem değişikliklerini düşünelim. En sonunda, bir yere geldik. Kabul edelim ya da etmeyelim, iyi bir yere gelmedik. Öyle olmasa, toplumun büyük çoğunluğu, geldiğimiz yerden şikâyet etmezdi. 

Bu noktaya gelmesinin yegâne müsebbibi, tasfiye edilen değil, ısrarla tavsiye edilen bu eğitim sistemidir. Sahi, ana mesele, yani talim ve terbiye nerede kaldı?

Allah korkusunun ve öldükten sonra hesap vermenin yerleşmediği kalpler, her şeyi bu dünyadan ibaret sanıyor, sayıyor.

Mesela insanlara, hırsızlık yaparsanız şu kadar ay, cinayet işlerseniz bu kadar yıl hapis yatarsınız deniliyor. Tabii yakalanırsanız. Adam, yakalanmayacağını farz ederek, yapacağını yapıyor. 

Manevi değerlerimiz eğitim sisteminden dışlandıkça, adi suçlarda sürekli bir artış olacaktır. Allah’tan korkmayan, kuldan da utanmaz, utanmıyor. Görünen bu.

Neticede, “eğitim şart” diyenlerin söylemekten kaçındığı, ısrarla söylemek istemediği, hatta üstünü örtmeye çalıştıkları şeyi biz söyleyelim: Manevi eğitim şart!

Bu, gün gibi, güneş gibi gerçek.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

BAYBARS

MİLLİ MANEVİ DEĞERLERİ ZAYIF VE ÖZELLİKLE CHP'Lİ BELEDİYELERİN BULUNDUĞU İLÇE OKULLARINA MERKEZDEKİ TORPİLLERİ VASITASIYLA GELEN ÖĞRETMENLER, ÇETELER HALİNDE ÖĞRENCİLERE VE ÖĞRETMENLERE MUSALLAT OLMAKTA, AHLAKSIZ VE ANARŞİST NESİLLER YETİŞMESİNE SEBEP OLMAKTADIRLAR. DERSLERİNDE İSLAM, OSMANLI, 2. ABDÜLHAMİD, AK PARTİ VE ASIL HEDEFLERİ OLAN REİS'İMİZ ALEYHİNDE PROPAGANDA YAPMAKTA, KENDİLERİNDEN OLMAYAN İDARECİLERE BASKI VE İFTİRA KAMPANYASI DÜZENLEMEKTE, DİNDAR ÖĞRETMENLERE MOBBİNG UYGULAMAKTADIRLAR. HERKES FARKINDA AMA MERKEZ DEĞİL YA DA BİLMİYOR GÖRÜNÜYOR, MÜDAHALEYE ÇEKİNİYOR. ŞU TÜR SÖZDE ÖĞRETMENLERİN HİZMETİN GEREĞİ BAŞLIĞIYLA DAĞITILMALARI, TERÖRİST YUVASI EĞİTİM-SEN'İN KAPATILMASI ACİL OLARAK ALINMASI GEREKEN TEDABİRDİR.
  • Yanıtla

kehanet

En önemli en milli meselelemiz. Lakin en ihmal edilen meselemiz. EĞİTİM BİR ÜLKEYİ KALPTEN KALICI FETH ETMENİN EN KESKİN YOLU. son yüz yılda eğitim sistemi yabancılara devredilip büyük katliam yapılmış. ONUN İÇİN FULBRAGHT GEREĞİ hala ABD NİN elinde. ONUN İÇİN EĞİTİLEN İNSANLAR OKUDUKÇA KUDURUYOR, SAYGISIZ OLUYOR, HAİN OLUYOR, TERÖRİST VE AHLAKSIZ OLUYOR. en meşhur üniversitelerimiz terör ve fuhuş fabrikası olarak çalışıyor. BU GÜN MEB BAKANI ÜLKEYE din millet vatan düşmanı ve TERÖRİST YETİŞTİREN KÖY ENSTİTÜLERİNİ övüyor, VE KURUCUSU OLAN BAKANI TEBRİK EDİP ÖVÜYOR.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23