• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ayhan Demir
Ayhan Demir
TÜM YAZILARI

Cemaludin Latiç ‘efsanesi’ bitti

24 Kasım 2021
A


Ayhan Demir İletişim: [email protected]

Okuyoruz, dinliyoruz ve yaşıyoruz. Toplu şikâyet, müşterek dert: Saygı eksikliği…

Saygısız insanların açtığı yaralar, yaptığı fenalıklar; yollarda, iş ortamlarında, sosyal medyada. Hayatımızın her ânında ve alanında. 

Üslubumuz yakıcı ve yıkıcı. Şefkatten uzağız. Halden anlamıyoruz. “Eşyayı dahi incitme” diyen bir medeniyetin mensupları olarak, büyük bir incitme yarışı içindeyiz. 

Neticede: Saygı duvarı yıkılınca, insana mahsus birçok incelik de o duvarın altında kalıyor.

Başarıya şartlanmak, ne yazık ki acımasızlığa, kıskançlığa ve saygısızlığa kapı aralıyor. Hal bu ki saygı, tek yön ve mecburi istikamettir. İstesek de, istemesek de, oradan gitmek zorundayız. 

Unutmayalım, her daim akılda tutalım: Sadece bizim hayatımız yok. Herkesin bir hayatı var. 

Sevgi tek taraflı olabilir, fakat saygı karşılıklıdır. Mesafeli durduğumuz, hoşlanmadığımız insanlara bile saygı göstermeliyiz.

Peygamber Efendimiz, şöyle buyuruyor: “Büyüklerimize saygı göstermeyen ve küçüklerimize merhamet etmeyen bizden değildir.” (Ömer Nasuhi Bilmen, Büyük İslâm İlmihali, Sayfa 456)

Evet, büyüklerin saygınlığını, izzetini korumak...

Buraya dikkat: Sadece ‘’saymak’’ değil, korumak.

Maalesef, büyüklerimizin izzetini yeterince korumuyoruz. Etrafımız bunların misalleriyle dolu.

Bunun örneklerinden biri geçtiğimiz günlerde Bosna Hersek’te yaşandı. Cemaludin Latiç, yerel televizyon kanalı FACE TV’de yayınlanan “Face to Face” isimli programa konuk oldu. Ülkede siyasi kriz çıkarmaya çalışan Sırplar ve Hırvatlar hakkında tek kelime etmedi. Bunun yerine: Rahmetli Aliya İzetbegoviç, eski Bosna Hersek İslam Birliği Reis-ül Ulema’sı Mustafa efendi Tseriç (Ceric) ve Bakir İzetbegoviç gibi önemli Boşnak figürler aleyhine sözler söyledi, birtakım haksız iddialarda bulundu.

Rahmetli Aliya’yı, Sırp Cumhuriyeti entitesini kabul ettiği için yerden yere vurdu. Tseriç’i eski Yugoslavya istihbarat teşkilatı UDBA’nın üst düzey bir işbirlikçisi olmakla itham etti. Latiç’in bir sonraki cümlesi şu oldu: “Zagreb ve Belgrad’ın elinde birçok belge var ve bize vermiyorlar. Aliya ve Bakir’e şantaj yapıldığını düşünüyorum.”

Ardından iyice gaza gelip, şunu bile söyledi: “Aliya’nın hangi koşullar altında hapishaneden ayrıldığını, sonra neler olduğunu biliyorum. Yaptığı hamlelerle kendisini inkâr etti. Aliya, Dayton’ın çok kötü olduğunu söyledi ama imzaladı.”

Bosna denilince, ilk aklımıza gelen isim Aliya ise ikincisi Cemaludin Latiç idi. Ancak bu sözler ne kendisine ne de temsil ettiği davaya hiç yakışmadı. 

Bir zamanlar İslâm beldesi olan bölge elden gitmiş, oradaki İslâmi hayat felç olmuş, Müslüman Boşnaklar büyük oranda kan kaybetmiş. Ardından büyük bir mücadele sonucunda, öyle ya da böyle, tarihte ilk kez Boşnaklar bir devlet sahibi olmuş. Ancak ülke içindeki bazı milliyetçi Sırplar ve Hırvatlar, bu devleti sabote etmek ve yıkmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bütün bunlar gün gibi ortadayken, uğraşman gereken bunlarken, bir Müslüman olarak hâlâ Müslümanlarla uğraş. Olacak iş mi bu?

Cemaludin Latiç, Türk milletinin hafızasında, 1983 Saraybosna davası olarak bilinen Müslüman entelektüellerin komünist rejim tarafından yargılanması sürecinde, Aliya İzetbegoviç ile birlikte, tutuklanarak mahkemeye çıkarılan 13 kişiden birisi olarak yer alıyordu. 

Aynı zamanda Demokratik Eylem Partisi-SDA’nın kurucularından birisi olarak, “Aliya’nın dava arkadaşı” olarak kabul ediliyordu. 

Milletimiz, Latiç’i, öyle olmamasına rağmen, SDA için yazdığı şiiri “milli marş” ve kendisini “milli şair” olarak kabul ediyordu. 

2001 yılında, rahmetli Aliya hayattayken SDA’dan istifa etmesi, 2010 yılında “çakma SDA” olarak bilinen ASDA’dan Cumhurbaşkanlığı Konseyi Boşnak Üyeliği için aday olup Bakir İzetbegoviç’e karşı yarışması kendisine duyulan sevgiyi önemli ölçüde azaltmıştı. Ancak, televizyon programındaki bu sözleriyle, bütün kıymetini sıfır ile çarptı. Tam anlamıyla bir kamikaze dalışı yaptı.

Nezaketten yoksun, üsluptan uzak bu konuşma, her şeyden evvel, Aliya İzetbegoviç’e ve onun aziz hatırasına saygısızlıktır. Ona yapılabilecek, en büyük adaletsizlik ve haksızlıktır. Bu sözler, eleştirinin çok ötesinde, içindeki karanlığın yansımasıdır.

Büyüklerin izzetini hedef almak, insanları incitmek, hassasiyetleri zedelemek; bunlar az şeyler midir? Bunun bir vebali ve bedeli yok mudur?  Elbette vardır, olmalıdır. 

Yol ve dava arkadaşlarını kötüleyerek ikbal ve menfaat sağlayabileceğini umanlar, milletin gözünden ve gönlünden düşmeye mahkûmdurlar. Daima hüsrandadırlar. 

Latiç’in sözlerinden sonra Aliya’nın Tarihe Tanıklığım kitabını yeniden okudum. Karşıma ilginç bir hatıra çıktı. SDA’nın kuruluş manifestosunun açıklandığı toplantıda yaşananlar, aslında, bugün habercisiymiş. 

Rahmetli Aliya İzetbegoviç, “Kırklar” olarak bilinen, yol arkadaşları tarafından imzalanan açıklamayı okuduktan sonra, bir muhabir kendisine şu soruyu sorar: “Eğer iktidarı ele geçirirseniz, sizi hapse yollamış olanlardan intikam alacak mısınız?”

Aliya, intikam almayacağını söyleyerek cevap verdi. Ancak dinleyiciler arasında bulunan Cemaludin Latiç ayağa kalktı ve şöyle dedi: “Sayın İzetbegoviç, bu sadece sizin kanaatiniz ve aynı davada hüküm giymiş olanların hepsi sizinle mutabık olamaz. Mesela ben, davamızın yeniden gözden geçirilmesini talep edeceğim. Bunu düzenleyenlerin adalet önüne çıkarılmasını isteyeceğim ki bu zorunlu olarak onların hapse gireceği anlamına gelmez.” (Sayfa 83-84 yeni de 102-103)

Özetle: Bazı şeyler hiç değişmiyor. Can çıkmadan huy çıkmıyor. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

Adını vermek istemeyen adam

Nasıl yani şimdi bu Cemaleddin Latic Bosna Hersek milli şairi değilmi? Yav bunu bize neden daha önce kimse söylemedi?

Mazlum Bosnasız

Bu tipleri önce adam diye memlekete tanıtırsınız sonra tut kelin perçeminden... Ha latiç ha siz ne farkınız var acaba?
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23