• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
  • VAV TV CANLI YAYIN
Ayhan Demir
Ayhan Demir
TÜM YAZILARI
11 Kasım 2020

Batı’nın satranç tahtası: Kosova…

Kosova, 2008 yılındaki bağımsızlık ilanıyla, uzun yıllardır devam eden özgürlük mücadelesinde önemli bir adım attı. Sırbistan’ın Uluslararası Adalet Divanı’na başvurusu, neticeyi değiştirmedi. 2010 yılındaki mahkeme kararıyla, Kosova’nın bağımsızlık ilanı tescillendi.

İki ülke arasındaki anlaşmazlıkları nihai çözüme kavuşturmak maksadıyla, AB öncülüğünde, 2011 yılında müzakerelere başlandı. Teknik konular, siyasi konulara nispetle, daha kolaydı. Ancak 2014 yılında siyasi konuların müzakeresine geçilmesi, her iki taraf içinde, zorlu bir dönemin başlangıcı oldu.

2015 yılında, Bosna Hersek’teki Sırp Cumhuriyeti’ne benzer bir şekilde; Kosova’da “Sırp Belediyeler Birliği” kurulmasına imkân sağlayan, bir anlaşma imzalandı. Ancak Kosova Anayasa Mahkemesi, bu anlaşmayı iptal etti. Böylece, zaten zorlu seyreden, müzakere sürecini çok daha çetin hale geldi. 

2017’de Kosova’da yapılan seçimlerin ardından iktidara gelen Ramush Haradinay, ilk icraat olarak, daha önce karşı çıktığı Karadağ ile Kosova Sınır Hattı Anlaşması’nı onayladı. Bu esnada Sırbistan’ın lobi faaliyetleri neticesinde, Kosova’yı tanıyan bazı ülkeler bu karardan vazgeçtiler. Kosova’nın İnterpol ve Unesco gibi kuruluşlara üye olamaması da meselenin tuzu biberi oldu.

Kosova hükümeti, Sırbistan’ın bu bel altı vuruşlarına, oldukça sert bir karşılık verdi. Sırbistan ve Bosna Hersek menşeili ürünlere yönelik, yüzde 100 gümrük vergisi uygulandı. Hal böyle olunca, müzakere süreci tam bir kördüğüme dönüştü.

Sırbistan, AB ve ABD üzerinden, gümrük vergilerinin kaldırılması talebini Kosova’ya iletti. Vergiler kaldırılmadıkça, yeniden masaya oturmayacağını ilan etti. Kosova hükümeti, gittikçe dozu artan baskılara rağmen, kararından dönmedi.

Artık neredeyse imkânsız hale gelen Sırp Belediyeler Birliği projesini hayata geçirmek için en büyük çabayı Almanya gösterdi. Ancak Berlin süreciyle elini taşın altına sokan Almanya, bu gayretinden, beklediği sonucu elde edemedi. Bu sefer, Almanya’yı es geçen, ABD devreye girdi.

Kalan tek seçenek, karşılıklı, küçük sınır dokunuşları yapmak idi. Sırbistan, Sırp nüfusun yoğun olduğu, Zveçan Zubin Potok ve Leposaviç belediyelerini alıp; Kosova sınırındaki on üç Arnavut köyünü verecekti. Bölgedeki Trepça maden ocağı ve Uyman gölü ise uluslararası şirketler tarafından yönetilmek üzere, özel bir statüye kavuşturulacaktı.

Neticede: Kosova, topraklarının bir kısmını kaybetse de nüfusunu artırmış olacaktı. Ayrıca, Sırbistan tarafından tanınacaktı. Böylece hem AB, BM ve NATO ülkeleri tarafından tanınmanın, hem de bu kurumlara üyeliğin önü açılacaktı. Ancak bu da gerçekleşmedi.

Haradinay, Sırbistan ve Bosna Hersek’e yönelik gümrük vergilerinden geri adım atmamanın bedelini ağır ödedi. Lahey’deki Kosova Savaş Suçları Özel Mahkemesi’ne ifade vermek üzere çağrılmasının ardından, başbakanlıktan istifa etmek zorunda kaldı. Bu gelişme üzerine Kosova Meclisi kendini feshetti. Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi, erken genel seçim kararı aldı.

Ekim 2019’daki seçimlerden aylar sonra yeni hükümet kurulabildi. Albin Kurti liderliğindeki VV-LDK koalisyon hükümeti, kurulur kurulmaz, gümrük vergileri konusuna el attı. Kurti, vergilerin mütekabiliyet esasına göre kaldırılmasından yanaydı. Ortağı LDK ile ABD Kosova-Sırbistan Özel Temsilcisi Richard Grenell ise şartsız ve tamamen kaldırılmasını istiyordu.

LDK’lı İçişleri Bakanı Agim Veliu’nun hükümetin aksi yönde açıklamalar yapmasıyla, ortaklar arasındaki, gerginlik daha da arttı. Kurti, İçişleri Bakanı Veliu’yu görevden alınca, ipler tamamen koptu. LDK, muhalefet partilerinin desteğiyle, meclisi güven oylamasına davet etti.

ABD Kosova Büyükelçisi Philip Kossnet, güven oylamasına gidilmesini desteklerken; Fransa ve Almanya’nın başını çektiği AB büyükelçileri, LDK’yı bu karardan vazgeçmeye davet etti. LDK, AB’ye kulak tıkayıp, ABD’nin dediğini yaptı. Böylelikle, ömrü 51 gün olan, VV-LDK hükümeti post-modern bir darbe ile sonlandı.

Yeni hükümet, VV haricindeki tüm partilerin bir araya gelmesiyle kuruldu. Bu hükümetin kurulmasında en büyük etken ABD Özel Temsilcisi Richard Grenell ve Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi oldu. Dışardan destek veren PDK lideri Kadri Veseli de yeni hükümetin mimarları arasında yer aldı.

Hükümet krizi sürecinde: Yabancı ülke temsilcilerinin girişimleri ve yaptığı açıklamalar, Kosova’nın AB ve ABD’nin satranç tahtası olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Şurası kesin: Ne Kosova ne de Sırbistan, Batı’nın izni olmadan herhangi bir adım atamıyor. Ve AB, ABD, Rusya ve Soros’un Kosova satrancındaki çekişmesi bitmedi, bitmiyor. Sorunların çözümünde derin görüş ayrılığı yaşayan tüm tarafların tek ortak noktası: Sırbistan ve Kosova’ya yönelik, havuç sopa politikası izlemek. Bu doğrultuda, tarafları, kendi çözümlerini kabule zorluyorlar. 

Devam edelim.

Cumhurbaşkanı Thaçi, AB Yüksek Temsilcisi Josep Borell ve AB Kosova-Sırbistan Özel Temsilcisi Miroslav Lajçak’ın müzakere sürecinde yer almalarını açıkça eleştirdi. Thaçi, hiç de haksız değildi. Kosova’nın bağımsızlığını tanımayan İspanya ve Slovakya, çözüm masasında tarafsız olamazlar. 

Bu esnada: ABD, AB’ye çalım atmak adına, Kosova ve Sırbistan Cumhurbaşkanlarını Vaşington’a davet etti. ABD’nin niyeti, iki ülke temsilcilerinin imza atacağı, bir anlaşmayla meseleyi çözmekti. Ancak 24 Haziran’da yola çıkan Thaçi, Özel Mahkeme Savcılığı’nın hakkında hazırladığı iddianameyi kamuoyuna açıklayınca, Viyana’dan geri dönmek zorunda kaldı. Onun yerine üç gün sonra Başbakan Avdullah Hoti, ABD Başkanı Trump’ın huzurunda, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vuçiç ile yapılan anlaşmaya imza attı. Anlaşma dediysek, tarafların, İsrail büyükelçiliğini Kudüs’e taşıtmasından öte bir anlamı olmayan bir metinden.

AB’yi, Rusya’yı ve Soros’u devre dışı bırakan bu anlaşmanın, elbette, bir bedeli olacaktı, oldu. Kosova Savaş Suçları Özel Mahkemesi, eski Kosova Kurtuluş Ordusu komutanları: Cumhurbaşkanı Hashim Thaçi, eski Meclis Başkanı Yakup Krasniçi, PDK lideri Kadri Veseli ve VV Milletvekili Recep Selimi’nin savaş suçu işledikleri yönündeki iddianameleri kabul etti. 

Son yaşananlardan sonra: Kosova’yı sıkıntılı bir dönem bekliyor. Bu ülkede meydana gelen her gelişme, tüm Balkanları etkileyecektir. Ancak olan biten her şey en çok Sırbistan’ın işine yaracaktır.

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

AntiEmperyalist

Bazı yerlerne katılmasam da hakkını teslim etmeliyim derin bir analiz olmuş. Bölgeyi ve dengeler bilen birinin kaleminden çıktığı belli oluyor. Tebrikler.
  • Yanıtla

Özcan çolak

Bütün bunlar olurken Türkiye NEREDE???
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23