• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Ayhan Demir
Ayhan Demir
TÜM YAZILARI

Balkanlar neyimiz olur?

24 Şubat 2021


Ayhan Demir İletişim: [email protected]

Nereden başlamalı, bilemiyorum. Galiba buradan…

Rahmetli Aliya İzzetbegoviç şöyle söylüyor: “Hatırlama, ilerlemiş medenî halklar ile geri kalmış ilkel halkları birbirinden ayıran bir ölçüttür. Medenî halkların anıları vardır. Önemli olaylarını hatırlayan halklar, tarih dediğimiz şeye sahip olurlar.”

O halde, hep birlikte, hatırlayalım. 

Falih Rıfkı Atay, Birinci Dünya Savaşı yıllarını anlattığı, Zeytindağı isimli eserinin sunuş yazısında anlatıyor: Bizden Belgrat’ı aldıkları zaman, düşman delegeleri Niş kasabasını da istemişlerdi. Osmanlı delegesi ayağa kalkarak: “Ne hacet” dedi, “İstanbul’u da size verelim.”

Yine, dedelerimiz, “Sofya İslâm’dır, İslâm kalacak” diye miting düzenlemişti.

Osmanlı’nın son yıllarında basılmış, bir afişi unutamıyorum. Afişteki Rumeli, siyahlar içindeydi. Üzerinde şu ifade yer alıyor: “Ey Müslüman, Rumeli’yi unutma!” 

Balkan Harbi’nden sonra basılmış bir Osmanlı kartpostalı hatırlıyorum. Bir çocuk, kara tahtaya şunu yazıyor: “Selânik’i geri alabilecek miyiz?”

Mustafa Kemal Atatürk’ün Lozan’dan sonra söylediği şu söz de hafızalardadır: “Allah izin verirse ve ömrüm yeterse, Selânik’i geri alacağım.”

Ne yazık ki, olmadı.

Neticede: Osmanlıyı kaybettik, ancak Anadolu’yu elde tutabildik. 

Türkler, Balkanlar’ın hayatından tart edildi. Geride unutulmuş bir azınlık, içli Rumeli türküleri, hazin anılar ve tüyler ürpertici kıyım hikâyeleri kaldı. 

Saraybosna’yı, Üsküp’ü, İşkodra’yı, Yanya’yı, Niş’i, Girit’i ve Selânik’i bırakırsak, yaşayamayız sanıyorduk. Görüldü ki, hem de çok iyi yaşadık, yaşıyoruz. Elbette, buna yaşamak denirse…

Yıllar boyu bize öğretilen, tembihlenen şu oldu: “Edirne’den Kars’a, Sinop’tan Hatay’a vatan burasıdır. Gerisi bizi ilgilendirmez.”

Vatan kavramını, kireçle boyanmış taşlarla sınırlayanlardan değilim. Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra çizilen sınırlara, önüme konulan haritalara inanmıyorum.

Dünya haritasını yeniden çizenler, doğuda ve batıda, karşımıza iki duvar ördüler. Her ikisi de ortodoks duvarı. 

Türk dünyasıyla temasımız olmasın diye, önce Sovyetler Birliği, ardından Ermenistan ve Gürcistan. Balkan Müslümanlarıyla irtibatımızı kesebilmek için, Bulgaristan ve Yunanistan.

Anadolu, vatanın kalbidir. Kan kalpte toplanır, tekrar oradan tüm vücuda pompalanır. Fakat vücut sadece kalpten ibaret değildir. 

Evet, bütün organlarımızı kesip aldılar. Geriye, sadece kalbimizi bıraktılar. Her hamle, her vuruş, direkt kalbimize geliyor.

Bosna’dan Sancak’a, Bulgaristan’dan Arnavutluk’a kadar o coğrafyada yaşayan Müslümanların hepsi, en ufak bir olayda bakışlarını bize çeviriyor. 

Türkiye’nin tam ve bağımsız bir devlet olabilmesinin yolu, Anadolu’nun dışına uzanan bir coğrafyayla mümkündür. Sadece Anadolu ve Rumeli’nin küçük bir kısmına razı olmak, bağımsızlığımızı tehlikeye atıyor.

Osmanlı, yatırımlarının büyük kısmını Balkanlara yapmıştır. Zincirin kopan ilk halkaları da bu topraklar olmuştur. Bunun bir anlamı olmalı.  

Galiba şu: Yiğit düştüğü yerden kalkar. Türkiye, bir şey yapmak istiyorsa eğer, buradan; Balkanlar’dan başlamalıdır.

Rivayet odur ki Batılı bir ülkenin üst düzey yetkilisi, Türkiye’nin Balkanlar’daki pozisyonunu kastederek, ülkemizin eski başbakanlarımızdan birine “Siz Türkler, son dönemde adeta buraya paraşütle indiniz” demiş. O başbakanın cevabı da şu olmuş: “Biz, buraya yüzyıllar önce atla geldik, gerekirse yine geliriz.”

Doğru söze ne denirse, onu diyoruz. Ancak birileri bizi at yerine, çok af buyurun, merkebe bindirdi. Yetmedi, o birileri, bizi merkepten düşmüş karpuza çevirmek istiyor. Allah muhafaza...

Kim onlar? 

Hep dış güçlerin kötülüklerinden, yaptığı müdahalelerden dem vuruyoruz. Bugün itibariyle, içimizdeki dış güçlerin de altını çizmemiz gerekiyor.  Olanları da tespit edip, gereğini yerine getirmeliyiz. 

Rahmetli Nurettin Topçu şunu söylüyor: “Menfaat, aşkımızın katilidir.”

Şurası bir gerçek: Menfaati bitenin, muhabbeti de biter. Dostluğu menfaati kadar olanın, yokluğu büyük kazançtır. 

Yıllar önce şöyle söylemiştim: Bize sadece Türkçe konuşan değil, aynı zamanda, Türkçe düşünen dostlar lazım. 

Bugün buna şunu ilave ediyorum: Bize sadece Balkan dillerini konuşan değil, aynı zamanda, bu toprakların vatanın bir parçası olduğunu bilen yol arkadaşları lazım. 

Ben dost ve yol arkadaşı dedim, siz onu bürokrat ve danışman anlayın.

Özetin özeti: Balkanlar’ı vatan değil, yatırım aracı olarak gören; bulunduğu mevki ve makamı kendisi ve akrabaları için kazanç kapısı haline getirenlerden kurtulmalıyız. Hem de çok acil bir şekilde. 

 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.

Yorumlar

AKINCI.

Saygili Ayanbey, Osman-Turk dis politikasi buyuk bir garip yanlislik yada lanet seytanin ellerile yonlendirme var, temel tezi bozuk "musliman ve gayrimuslim milletler ayne mesafe tutmak, hosgoru olmak vs sacmaliklar" bunlar ayni zaman FETO teror orgutun tezleri, eger sen bir gayrimuslimin hosgoru bakarsan, bir muslimanin nahosgoru oluyor, eger sen gavurun gonulun bin turlu marifetlerle kazanmak calisirsan, kesinlikle muslimanin din kardesin haksizlik yaparsin, kalbin kirilmistin, boyle ne gavurun kazanirsin ve kardes muslimanin kaybedersin, boyle olmus 500 sene. Bu gun durumun bu halde gelmis tek nedeni budur. Eger gavurun cucugu iyi okutursan vakkti geldi devlet onun elinde gecer, eger muslimanin cucugu cahil birakarsin o kole kalir, gavur her zaman gavurlugun yapar, ders, ders alin hey geri zekalar! Eger lanetin aklin kulanirsin ve ISLAM referans almak istersin, yine yanlissin, zekat, sadaka, merahmet en yakinlardan, akrabarlardan baslar. Bir gavurun er gercekten kazanirsan buyuk bir sevaptir ama senin sebepinden bir muslimanin kaybedersen bilmem ne kadar buyuk gunahdir, hey aptalar! Osmanli-Turkiye devleti dunyada muslimlarin lideri, gavurlarin babadevlet olmak hic gerek yok cunku onlar icin a.b.d., a.b, avrupa, itrael, rusia, vatikan her zaman varmistir, tahriten ders cikin be zavalar!
  • Yanıtla

Tetovali

Ayhan bey sana soram kimdir Sabri Demiri her tas arkasında o adam cikar. Kardes devlet isinde calisay ne istey bu adam yapay.
  • Yanıtla

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23

Bip İhbar Hattı

Yaay İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23