--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sol kafa aynı.. 1999’daki kürsü işgali, 2017’de tekrarlanıyor!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

CHP’liler diyorlar ki, “Anayasa değişikliği ile, yasamanın fonksiyonu azalacak..”

Bunu dile getirirken ne yapıyorlar?

Yasamanın anayasa değişikliği yapma faaliyetini, kabadayılık ile engellemeye çalışıyorlar..

İnsaf edin arkadaşlar.

Yasamanın fonksiyonlarını azaltmak isteyen var ise..

Bu sizsiniz.

Yasama organı, anayasa değişikliği yapmaya çalışıyor.

Siz, kaba kuvvetle bunu önlemeye çalışıyorsunuz..

Yani..

Yasamanın görev yapmasını önlemeye çalışıyorsunuz.

Bir de suret-i haktan görünmeye çalışıyorsunuz..

Nasıl bir çelişki bu?

•

TBMM’de önceki akşam yaşanan tablo, bana 1999’u hatırlattı..

Merve Kavakçı’nın milletvekili seçildiği..

Bülent Ecevit’in ise, “Bu kadına haddini bildirin” deyip, kürsünün etrafına solcu milletvekillerini toplatarak, alkışlar eşliğinde, yeminleri engellediği utanç dolu sahne..

Solcular tarihten hiç ders çıkarmamışlar..

O tarihte DSP Genel Başkanı Bülent Ecevit, o skandal kışkırtmayı yapmasının ardından girdiği seçimlerde, % 21 oyunu, % 1’e indirmişti..

Şimdi aynı tabloyu..

Yine sol çizgiden CHP tekrarlıyor..

Kürsüyü işgal ettirerek, yasama faaliyetlerini zorbalıkla engellemeye çalışıyorlar..

Bunun sonu nereye varır?

% 25’lere kilitlenen CHP’nin, % 1’lere inmesine..

Veya üst yönetimin, tümü ile değişmesine..

Sürecini takip edip, göreceğiz..

% 49 oy verilen siyasi partiye “hayat hakkı” tanımayan, % 25 oy ile ülkeyi yönetmeye kalkan CHP..

Halkın seçtiklerinin yapmak istediği “anayasa değişikliği”ne karşı..

Darbecilerin yaptıkları 12 Eylül Anayasası’na sıkı sıkıya yapışıp, “Değiştirtmem” diyerek posta koyan CHP..

Aynen DSP örneğinde olduğu gibi..

Tarihin çöplüğüne gidecektir.

• 

Anayasa değişikliğinde agresif tavır alan CHP’lilere bakıyorum.

Hemen hepsi, geçmiş tarihlerde yedikleri haltlar yüzünden FETÖ’nün oyuncağı olan tipler..

Mesela Deniz Baykal..

“78 yaşındaki bir adam, niye bu kadar hırçınlaşıyor ki” diyorum kendi kendime..

Aklıma, “Varan 1.. Varan 2..” diye sıralanan kasetler geliyor..

“Varan 1” vizyona girdi de..

Baykal “Tamam, bırakıyorum” dediği için..

“Varan 2”yi göremedik..

Kaset meraklısı değiliz..

Ama, genel başkanlık koltuğunu bir kasetle bırakmak zorunda kalanların..

Bir başka kasetle, nelere ölümüne sahip çıkmaya mecbur olabileceğini hatırlatmak için..

Pensilvanya’nın bugün, “Varan 2” ile Deniz Baykal’ı tehdit ediyor olabileceğini bilmemiz lazım..

Yoksa..

80’e merdiven dayayan bir politikacının..

Bu kadar işkembeden sallama iddialarla meydanda dolaşmasının, başka ne izahı olabilir ki?

Meydanda boy gösterenlerden bir diğeri de, Tuncay Özkan..

Kanaltürk’te öyle bir operasyon yemişti ki..

Sahibi olduğu televizyon ekranından sabah-akşam Fetullah Gülen’e küfür ederken..

Bir gün baktık ki..

Tuncay Özkan, Fetullah Gülen’in şakirti Akın İpek’le oturup anlaşmış..

Televizyonunu, FETÖ’ye satmış..

Daha doğrusu “Ya satarsın.. Ya da bitersin” şantajına boyun eğmiş, satmayı kabul etmişti.

FETÖ böylece bir taşla, iki kuş vurmuştu..

Hem kendisine küfür edilen kanalı susturmuş oluyordu..

Hem de, bu kanalı bedavaya (Kanaltürk Tuncay Özkan’da iken kesilen cezalarla birlikte Akın İpek’e devri yapılmış, devirden sonra cezalar bir şekilde iptal edilip, televizyonun devir işlemi bedavaya getirilmişti.)

FETÖ’nün tam köşeye sıkıştığı bu günlerde, Tuncay Özkan’ın tekrar sahneye çıkmasını ne ile izah edebiliriz?

Kanaltürk’ü satmayı kabul ettirecek kadar vahim belgelerin arasında kullanılmayanlar, son konjonktürde Tuncay Özkan’a hatırlatılmış olabilir...

Ne yapsın şimdi Tuncay Özkan?

Ya belgeler deşifre olacak..

Ya da biraz sert söylemlerle, günü kurtaracak..

O da, ikincisini tercih ediyor..

•

Taşkınlıkta ileri giden bir başka CHP’li de, Gürsel Tekin ile Mahmut Tanal..

Bu isimlerin FETÖ ile irtibatı ne?

Gürsel Tekin, Kadıköy Belediyesi’nde görev yaparken, resmi evrakta sahtecilik suçlaması ile yargılanmıştı..

Dosyasındaki bazı belgeler, Yargıtay’da iken yok olmuştu..

Bu “yok olma” operasyonu sırasında Gürsel Tekin’in avukatı da Mahmut Tanal idi..

Bugün artık, FETÖ’nün yüksek yargıya da, yerel yargıya da 2016 öncesinde tümü ile hakim olduğu tartışmasız bir gerçek..

Böyle bir hakimiyet sırasında, FETÖ’nün yardımı olmadan, kim, hangi dosyadan belge yok edebilir ki?

Gürsel-Mahmut ikilisi de..

Dosyadan belge yok edilirken anlaştıkları FETÖ’nün tehditleri ile..

Şimdi agresifleşiyor olmalılar..

Yoksa..

“Demokrasi”den bahseden..

“İnsan hakları”ndan bahseden..

Temel hak ve özgürlükleri önceleyen CHP’lilerden..

Kürsüyü işgal etme..

Yasama faaliyetlerin engelleme..

İtiraz eden milletvekillerini tartaklama.. “Yasama faaliyetlerini sürdürmek istiyoruz” diyen AK Partilileri dövme.. Boğazlarına sarılma.. Tekme atma.. Hatta ısırma eylemlerine, nasıl imza atabilirler ki?

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle