Eğitim ve öğretimin yöntem ve önemi
Aslında okulların çok önemi var. AMMA!!! Bundan önceki yazımı bu cümle ile bitirmiştim. Fakat okul, sistemin programını uygulandığı bir mekândır.
Okul denilen mekânlar, hiçbir uygulama ve hiçbir kararda olaylara müdahil değildir.
Esas eğitim ve öğretimde, sistem önemlidir. En iyi ve en ideal sistem de olsa ancak eğitim ve öğretim kıvamında yönetici ve yetenekli insan ile hayat bulur.
Bunun temelinde güçlü, düzenli ve mutlu aile olgusu yatar. Bütün bunların koordinasyonu ile aralarında sinerji ve enerji bütünlüğü insanlığın muhtaç olduğu kaynaktır. Eğitim ve öğretimin de mayasıdır.
Bunlar da yetmiyor. Bütün unsurların arızasız ideal birliği ile verimli çalışması şarttır. Bunların da alt yapısı, sevgi ve moral motivasyondur. Zaten sevgi ve moral motivasyon çelik kaynak mesabesindedir.
Bütün bunların olmazsa olmaz mozaiği de helal lokmadır. Her eğitimci bu umde ve ilkeler çerçevesinde çalışma yapmalıdır.
İnsan yaşadıkça bunu sürdürmelidir.
Bu sorumluluk şuur ve merakı ile Müslümanlarda gördüğüm ihmaller ve açıklar hakkında ne yapabilirim, düşüncesi ile Kur’an’a sarıldım. Kur’an’ı tanımaya çalıştım.
Kur’an’ı tanıdıkça anlatmaya yoğunlaştım. Anlattıkça Kur’an’ın bana ağır bir sorumluluk yüklediğine mazhar oldum. Mülkün sahibi Rabbimiz Allah Teâlâ’nın Resûlü sallallahu aleyhi ve selleme vahyettiği beyanları araştırmaya özen gösterdim.
Gayretler boşa gitmedi. Bizim özellikle M.Ü. İlahiyat Fakültesi salonlarında “üç günde Kur’an’a başlatıyoruz” çalışmalarımız bu gayretler sonunda hayat buldu.
Bu yazımda anlatacaklarım çok önemlidir. Bugün İslam dünyası baştanbaşa işgal altındadır. Özellikle ülkemizin eğitim ve öğretim meseleleri iki devlet arasında ki angajmanları ile vesayet altında olduğunu daha önce yazmıştım. İlgili alanda açıklarımızı teşhir etmiştim.
Bir kısır döngü içinde ne kadar bilinçsiz olduğumuzu ne kadar bocaladığımızı esefle dile getirmiştim. Onun için hiçbir riyakârlığa, hiçbir kargaşaya ve hiçbir gurura kapılmadan doğal olarak anlatıp belirtmeliyim.
Bu anlatacaklarım hayali bir serüven, kuru bir iddia ya da kurgulama değildir.
O zaman İlahiyat Fakültesi psikoloji ana bilim dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Veysel Uysal beyin hazırladığı ankette başarı oranı ilk sene % 91 küsur olmuştu.
Daha sonraları % 100’e yaklaşmıştı.
Maalesef Veysel beyin bu emeğine duygusallık damgası vurup çalışmanın belge haline getirilmesini engelleyenler de vardı!
Her şeyden önce bu konu bugün bütün insanlığın önemli konularından biridir.
Özellikle İslam âleminin daha da önemli konularındandır. Fakat burada çok tehlikeli bir duyarsızlık yaşanmaktadır. Bu ciddi meselenin ciddiye alınmaması insanı inkâr ve isyana kadar götürmektedir. Rabbimiz Allah Teâlâ bunu açıkça ifade etmektedir.
“Hakikaten biz, o Kur’an’ı ancak onunla muttaki müminleri müjdeleyesin, batılda mücadele ve inat edenleri korkutup uyarasın diye senin dilinde çokça kolaylaştırdık.” (Meryem: 19/97) “Gerçekten Biz o Kur’an’ı senin dilinde çokça kolaylaştırdık. Umulur ki, onlar tefekkür eder ibret alırlar.” (Duhan:44/58)
Arz ettiğim bu iki âyeti kerimeden başka birçok âyâtı beyyinât daha yüksek şiddette uyarı sinyali vermekte ve duyarsızların korkunç âkibetlerini hatırlatmaktadır.
“Biz inzal edip indirdiğimiz beyanatı ve hidayet sistemini insanlara açıkça beyan ettikten sonra gizleyip saklayanlara Allah lânet eder. Ve diğer lânet ediciler de onlara lânet ederler.” (Bakara:2/159) Tarık suresinde ifade edildiği gibi “Bu Kur’an her şeyi açıklayan bir Kitaptır. Şaka için söylenen bir söz değildir.”
Onun için Fıtrat eğitim ve öğretimi önemlidir. Esselamu aleykum







