--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Osmanlı’nın yıkılmasına ittihatçılar sebep oldu (12)

I. CİHAN HARBİ CEPHELERİ

OSMANLI İMPARATORLUĞU’NUN SAVAŞTIĞI CEPHELER

1- Kafkasya Cephesi (22 Aralık 1914-19 Ocak 1915)

*Osmanlı Devleti, elviye-i Selâse’yi (Kars, Ardahan ve Batum) 1877-1878 Osmanlı Rus Savaşı’ndan (93 Harbi) sonra Berlin Antlaşması ile Rusya’ya bırakmıştı. Osmanlı I. Cihan harbine girince  elviye-i Selâse’yi  geri almak için Rusya ile savaşa girişmiştir. Rus ordusunun sınırı geçerek 1 Kasım 1914’te taarruz etmesi üzerine Osmanlı 3. Ordusu 6 Kasım’da Köprüköy muharebesi ile karşı saldırı yapmıştır. Bunun akabinde Enver Paşa komutasındaki Osmanlı ordusu Rus Kafkas ordusuna genel bir taarruz harekâtı başlatmıştır. Sarıkamış harekâtı olarak bilinen bu taarruz 22 Aralık 1914’ten 19 Ocak 1915’e kadar devam etmiştir. Fakat yetersiz lojistik destek ve ağır kış şartlarında yapılan taarruz maalesef başarısız olmuştur. Binlerce Osmanlı askeri donarak veya çatışmada şehit düşmüştür. Osmanlı’nın Sarıkamış yenilgisinden cesaret alan Rus kuvvetleri taarruza geçerek Erzurum, Erzincan, Muş, Bitlis, Van ve Trabzon’u işgal etmiştir.

2-Süveş Kanalı Cephesi (26 Ocak 1915-Ağustos 1916)

*Osmanlı Devleti, İngiltere’nin işgal ettiği Mısır’ı geri almak, Süveyş Kanalı’nı kontrol etmek ve İngilizlerin Batı cephesine yardımını engellemek için İngiliz ordusuna taarruz etmiştir. Bahriye Nazırı Cemal Paşa komutasındaki Osmanlı Ordusu 26 Ocak 1915’te Sina Çölü’nü geçerek Süveyş Kanalı’nı elinde tutan İngiliz kuvvetlerine saldırdı. Aynen Enver Paşa’nın Kış şartlarında Ruslar’a taarruzu ve mağlubiyeti gibi, Cemal Paşa’da Çöl şartlarını nazara almadan İngilizlere saldırmış ve kaçınılmaz mağlubiyete uğramış ve geri çekilmiştir. 23 Nisan-5 Ağustos 1916’da Cemal Paşa ikinci defa İngiliz kuvvetlerine saldırmış, ancak yine başarılı olamamıştır. Bu taarruzların başarılı olamaması üzerine İngiliz kuvvetleri Suriye ve Filistin’i işgal etmiştir.


3- Çanakkale Cephesi (3 Kasım 1914-9 Ocak 1916)

*I. CihanHarbinde Çanakkale Cephesi’ni savunmak üzere Osmanlı Harbiye Nazırlığı 5. Ordu’yu kurmuş ve Komutanlığı’na da Alman Mareşal Otto Liman von Sanders getirilmiştir. Diğer komutanlar da şunlardır; Enver Paşa (Harbiye Nazırı, Baş Komutan vekili). Cevat Paşa (Çobanlı-18 Mart Kahramanı). Çanakkale Müstahkem Mevki Komutanı. Çanakkale Boğazı ve kıyı savunmasından sorumlu. Esat Paşa, 3. Kolordu Komutanı (Gelibolu yarımadası’nın savunmasında önemli rol oynamıştır.). Yarbay Mustafa Kemal, 19.Tümen Komutanı. Haziran 1915’te Albay rütbesiyle Anafartalar Grup Komutanlığı’na getirilmiştir(Anafartalar Kahramanı olarak tanınmıştır. Çanakkale cephesinde Dünya tarihine altın harflerle yazılması gereken şanlı muharebeler olmuştur. İngiltere ve Fransa, askeri ve ekonomik olarak zor durumda olan Müttefikleri Rusya’ya yardım etmek istediler. Bu maksatla da, kendilerince kolay ve emin olarak gördükleri Boğazlar yolunu tercih ettiler. İtilaf kuvvetleri bu şekilde hem Rusya’ya yardım edecekler ve hem de Osmanlı Payitahtı’nı (İstanbulu) işgal ederek Osmanlı’yı savaş dışı bırakacaklarını düşünüyorlardı. Bunun için İtilaf devletleri donanması 19 Şubat 1915’te Çanakkale Boğazı’na girdi. Ancak İtilaf donanması hiç ummadığı bir dirençle karşılaştı. Cansiperane Osmanlı savunması ve Nusret Mayın Gemisi’nin mayınları İtilaf donanmasına ağır kayıplar verdirdi. İtilaf donanması 18 Mart 1915’te geri çekilmek zorunda kaldı ve Osmanlı büyük bir deniz zaferi kazandı. İtilaf devletleri kuvvetleri denizden geçemeyince 25 Nisan 1915’te Gelibolu yarımadasının güney ucundaki Sedd-ül bahir bölgesine çıkarma yaptı. 


Bölgedeki Ertuğrul, Tekke, Ayantepe, ikiz ve Morto koyları ağır bombardımana tutuldu. Fakat düşman Osmanlı ordusunun büyük bir direnişiyle karşılaştı. Ezineli Yahya Çavuş ve arkadaşlarının destansı direnişleri İngiliz ilerleyişini durdurmuştur. Düşman bu sefer Avustralya askerleri (Anzaklar) ve Yeni Zelanda askerlerinden oluşan kolordu kuvvetlerini Arıburnu kıyılarına sevk etmiştir. Böylece Osmanlı birliklerinin arkasını kuşatarak Conkbayırı ve Kocaçimen hattını ele geçirmek istemiştir. Bölgeyi savunan 57. Alay komutanları Yarbay Hüseyin Avni Bey ile birlikte kahramanca direnmişlerdir. Komutan Hüseyin Avni Bey dahil olmak üzere 57. Alay’ın tamamına yakın mevcudu kahramanca çarpışarak şehid olma pahasına Anzak ilerlemesini durdurmuştur. Geriye kalan çok az bir kısmı geri çekilmeye başlamıştır. Durumu haber alan 19. Tümen Komutanı Yarbay Mustafa Kemal bölgeye yardım kuvveti sevk etmiş ve Conkbayırı’na doğru çekilen askerlere ‘Ben size taarruzu emretmiyorum, ölmeyi emrediyorum’ diyerek tarihe geçecek olan sözü söylemiştir. Sedd-ül bahir ve Arıburnu cephelerinde başarılı olamayan İngilizler Ağustos 1915’te bu sefer Kuzey’deki Anafartalar bölgesine (Suvla Körfezine) çıkarma yapmışlardır. 

6-7 Ağustos gecesi başlayan kuşatma harekâtı karşısında Osmanlı savunma birlikleri zor durumda kalmıştır. Bunun üzerine Ordu yönetimi Mustafa Kemal’i 8 Ağustos’ta Anafartalar Grubu Komutanlığına getirmiştir. Mustafa Kemal 9 Ağustos’ta bir karşı taarruzla İngiliz birliklerini bozguna uğratmıştır. 10 Ağustos’ta da ani bir hücumla düşmanı geri çekilmeye mecbur etmiştir. Böylece İtilaf kuvvetlerinin karadan da Çanakkale’yi geçmesi mümkün olmamıştır. Düşman Aralık 1915’te işgal ettiği Gelibolu yarımadası’nı Ocak 1916’da terk etmek zorunda kalmıştır. Osmanlı ordusu Allah’ın inayetiyle Çanakkale’yi geçilmez yapmıştır. Osmanlı ordusunun şanlı Çanakkale direnişi, İtilaf devletlerinin planlarını bozmuş ve harbin iki yıl daha uzamasına sebep olmuştur. Neticesinde; Yardım alamayan Çarlık Rusya’sı ekonomik krize girmiş ve 1917’de gerçekleştirilen Bolşevik ihtilali ile de savaştan çekilmiştir. Düğer taraftan Osmanlı’nın kazandığı bu zafer İttifak devletlerine moral kazandırmış ve Bulgaristan da İttifak bloğuna katılmıştır. Ancak Çanakkale zaferi Osmanlı Devleti’ne çok pahalıya mal olmuştur. Çok sayıda insanını kaybetmiş, özellikle de eğitimli, münevver neslini bu cephede kaybetmiştir. Devam edecek...

 

Prof. Dr. Yusuf Özertürk Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle