Batı aklı ve tasavvuf ruhu
Necip Fazıl Kısakürek’in Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu isimli bir eseri var. Doğu – Batı mukayesesi yapar.
N. Fazıl üniversite eğitimi için Fransa’ya gitmiş, Batı düşünce tarihini iyi bilir.
Abdülhakîm Arvasî ile tanıştıktan sonra tasavvuf gerçeğini keşfeder.
Kitap, Batı düşünce tarihini ana hatlarıyla analiz eder, Rönesans ile Batı’nın Orta Çağ karanlığından kurtulduğuna vurgu yapar. Der ki:
“Batılı Rönesansı kendi bâtıl dininden kurtulup aklı tekrar ele geçirmek için yaptı. Bizim Rönesansımızın ne kadar tersi. Bizimki dinimizin üzerine yığılan küfür ve hurafeden sıyrılıp onu bütün asliyetiyle tekrar bulmak için… Bu manada Rönesans elbette lazım fakat Batı’nın anladığı tarzda değil. Çok ince bir mana farkı var. Batı kendi bâtıl dininin gömdüğü aklı geri almak için, kendi küfür devrinden imdat aradı ve ismine Rönesans dedi.”
Muharref Hristiyanlık mantıklı bir din değil. Dini temsil eden papalar, uzun asırlar bilim adamlarını baskı altında tuttular, yeniliklere karşı çıktılar, Galile gibi ilim adamlarını aforoz ederek ölümle tehdit ettiler.
Sömürgeciliğe yol açan keşiflerle zenginleşen orta sınıf ve aydınlar papalığa başkaldırdı ve Rönesans başladı. Batı aklı keşfetti, yenilikler, icatlar başladı. Batı dünyayı sömürdü, kalkındı ve zenginleşti.
İSLAM’DA DİN – İLİM ÇATIŞMASI YOK
İslam dünyasında din ve ilim kavgası yok.
Kur’an, ilim öğrenmeyi emreder:
“Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu?” buyurur.
İlim insanı yükseltir, milletleri yüceltir.
“İnsan için sadece çalıştığı vardır.” buyurur Kur’an, çalışmayı teşvik eder.
Müslümanlar Kur’an’a sarılıp çalıştıkları devirlerde yükseldiler, büyük devletler ve medeniyetler kurdular.
Hz. Ebubekir gibi sıddıklar, Hz. Ömer gibi adil halifeler, Hz. Osman gibi hayâ sahibi erdemli insanlar, Hz. Ali gibi ilim sahibi kahramanlar yetiştirdiler. Gazalî, İmam-ı Rabbanî, Şah-ı Nakşıbend, Ebussut, Zenbilli Ali Efendi, Bîrunî, İbn Sina, Farabi gibi âlimler; Selahattin Eyyûbi, Alpaslan, Fatih, Yavuz, Kanunî, Barbaros Hayrettin, Mimar Sinan gibi dünya çapında devlet adamları ve sanatkârlar yetiştirdiler; uzun asırlar medeniyet ve merhameti temsil ettiler.
İlmi, çalışmayı, Allah yolunda gayreti, adaleti, doğruluk ve dürüstlüğü terk ettikleri devirlerde de geri kaldılar.
Aklı yeniden keşfeden, icat ve buluşlarla İslam dünyasını geçen ve silah teknolojisinde ileri giden Batılılar, dünyayı istila etti, sömürdü, İslam dünyasını da parçalayıp işgal ettiler.
MANANIN İNKÂRI BUNALIM GETİRİR
İnsan sırf maddeden ibaret değil. Aklımızın yanı sıra ruhumuz, kalbimiz, manevî duygularımız var. Zengin ve güçlü insan maneviyatı unutursa zalim ve ahlaksız olur.
Batı’da intiharlar, uyuşturucu kullananlar, hırsızlar, fuhuş çeteleri, cinsel tacizler, çocuk tecavüzleri, boşanmalar İslam ülkelerinden kat kat fazla.
İnsanın kalbini doyuracak, ahlakını güzelleştirecek, ruhunu kemalata sevk edecek hakikat tevhit inancıdır, tasavvuf mektebi insana kemalat kazandırır.
Kitap; Hz. Ebubekir, Hz. Ali, İmam Azam Ebu Hanife, İmam Rabbani, Gazalî, Şah-ı Nakşıbend, Muhyiddin Arabî gibi velileri geniş geniş anlatır. İlim insanın ahlakını güzelleştirmelidir fikrini verir.
Hz. Peygamber (sav), ilim Çin’de de olsa gidip alın; dünya ahiretin tarlasıdır, buyurur.
Kur’an, inanıyorsanız üstünsünüz, buyurur.
Müslümanlar ilmi, çalışmayı, üstün olma gayretini kuşanmak, medeniyet yarışında önde olmak zorundalar. Asr-ı Saadet Müslümanları Emevîler, Abbasiler, Endülüs Emevîleri, Selçuklular, Osmanlılar bunu yaptı.
Dahi Sultan Fatih ilim ve teknolojide çağının ilerisindeydi, Şahî topları döktürdü, surları yıktı, havan topu icat edip surların arkasındaki düşmanı vurdu, büyük fethi gerçekleştirdi. Sahn-ı Seman Medreseleri, Enderun Mektebi açtı, hünerli insanlar yetiştirdi.
Necip Fazıl şu sonuca varır:
“Batı’nın bütün eserlerini sıfıra indirici eksiği ruh Doğu’da. Ahiretin fethine memur akıl da Batı’da. Bu iki kutbu birleştirip bir ark lambası parlayışına vücut vermeden, yaşanmaya değer hayatın sırrı ele geçirilemez.”
Selçuk Bayraktar’ın yaptığı bu.
Recep Tayyip Erdoğan’ın yapmak istediği de Fatih, Yavuz, Kanunî devrinin itibarlı devletini yeniden inşa etmek.
Beyin Vitamini: Çağ Açıp Çağ Kapayan Gazi Sultan Fatih romanım Gülhane yayınları arasında 2. baskısını yaptı. Batı Tefekkürü ve İslam Tasavvufu ile birlikte okuyucularımıza tavsiye ederim.







