--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

TBMM’deki o tablo, keşke daha güçlü olsa idi!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu
0

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, TBMM’nin yeni yasama yılı açılışında bir konuşma yaptı.

Hani sürekli Millî Görüş çizgisindeki siyasetçiler için, hatta Diyanet’te görev yapan hocalarımız ve vaizlerimiz için, kanaat önderlerimiz için söyleniyor ya, haksız bir algı oluşturulmak isteniyor ya: 

“Kutuplaştırıyorsunuz. Nefret dili kullanıyorsunuz.”

Seçimle işbaşına gelmiş bir Cumhurbaşkanı, TBMM’de konuşma yapıyor; Yeni Parti milletvekilleri genel kurulu terk ediyorlar. 

Terk ederken de bir sürü saygısız ifadede bulunanlar var. 

Şimdi söyler misiniz, kim nefret dili kullanıyor? 

Kim kutuplaştırıyor?

Yeni Parti çizgisinde siyaset yapanlar mı? Solcuların bir kısmı mı?

Yoksa Milli Görüş çizgisinde yol yürüyenler mi?

Terörsüz Türkiye yolunda çok kritik günlerden geçiyoruz. 

Hemen her gün, birden fazla askerimiz veya polisimizin şehit edildiği günlerden, şimdi Terörsüz Türkiye’ye doğru emin adımlarla ilerliyoruz. 

İçimiz kan ağlıyor, terör örgütüne destek veren siyasilerle bile el sıkışılıyor. 

“Bundan sonrasında daha fazla ölüm olmasın” diye içimizi acıtan bu tablolara “peki” diyoruz.

TBMM’deki konuşması sonrasında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, terör örgütüne yıllarca mihmandarlık yapan DEM’in eş başkanının elini sıkıyor. 

2,5 yıldır PKK silahlı saldırı düzenlemediği için, askere ve polise kurşun sıkmadığı ve silah bırakma kararı verdiği için bu fotoğraf veriliyor. 

Yetmez..

Bundan sonra da, hiçbir şekilde ABD’nin payandası olmasınlar, İsrail’e hizmet etmesinler diye bu fotoğraf veriliyor.

Ama bakıyorsunuz, Yeni Parti ortada yok. 


Ana muhalefet partisi olduğu iddiasındaki, sayısal olarak da gerçekten anamuhalefet partisi konumunda olan Yeni Parti ortalıkta yok. 

YP milletvekilleri genel kurulda olmayınca toplantı yapılamıyor mu? 

Veya onlar bulunmadan Tayyip Erdoğan konuşma yapamıyor mu? 

Yooo. 

Onların varlığına veya yokluğuna bağlı olarak gündem belirlenmiyor. 

Nitekim Erdoğan da, onların yokluğuna rağmen, konuşmasını yaptı.

Peki ne eksik kaldı?

ABD’ye karşı, Türkiye’nin birlik içinde hareket ettiğine dair TBMM üzerinden verilecek güçlü bir mesaj eksik kaldı. 

İsrail’e karşı, “Türkiye’nin tümüyle Gazze’nin yanında olduğuna” dair mesaj eksik kaldı.

Türkiye içinde yolsuzluk yapanlara, rüşvet ve fuhuş çarkı kuranlara, fon yolsuzluğu ile zenginleşmek isteyenlere verilecek güçlü mesaj eksik kaldı..

Ki altılı masanın bileşenlerinden İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu ve Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan ile de Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan tokalaştı. 

Dikkat buyurun; bu iki lider, halkın %50’den fazla oyunu alarak seçilen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yanına gitmedi. 

Gitmeliydi anlamında söylemiyorum, tespitimi yapıyorum, gerçeği vurguluyorum ve hatırlatıyorum. 

TBMM’deki konuşmasını yapıp bitiren Erdoğan, Terörsüz Türkiye adımlarının başarıya ulaşması için bu iki genel başkanın bulunduğu sıralara doğru yönelerek ikisinin de elini sıktı.

Dahası da var. 

Düne kadar İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, “HDP’lilerin bile elini sıkan Devlet Bahçeli, bizim elimizi sıkmıyor” diye, haklı ama bence dönemsel bir eksikliği istismar ederek eleştiride bulunuyordu. 


Dün Sayın Devlet Bahçeli, bu dönemsel süreçte yaşanan bu geçici eksikliği de giderdi. 

DEM’lilerle tokalaşmanın özel bir tercih olarak yorumlanmasının doğru olmadığını; İYİ Parti’ye veya eski yol arkadaşlarına sırtını dönerek, DEM’le iş birliği yapılıyormuş gibi oluşturulmak istenen algının yanlış olduğunu gösterdi ve İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun da elini sıktı.

Yine altını çiziyorum: Bu tokalaşma Sayın Devlet Bahçeli’nin bulunduğu sıranın önünde değil, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun bulunduğu sıranın önünde gerçekleşti. 

Yani yaşça kendisinden büyük olan Devlet Bahçeli, Müsavat Dervişoğlu’nun ayağına kadar gitmiş oldu.

Sayın Erdoğan’ın veya Sayın Devlet Bahçeli’nin şahsi bir menfaati var da bunun için mi bu muhalefet liderlerinin ayağına gidiyorlar? 

Hayır. 

Terörsüz Türkiye için. 

Türkiye’nin kalkınmasının önündeki engelleri ortadan kaldırmak için. 

Dışarıya daha güçlü bir Türkiye mesajı vermek için bu “ayağına kadar gidiş” gerçekleştiriliyor.

Ve son olarak da Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan’ın da ayağına kadar giderek, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın tokalaşmasını hatırlatmalıyız. 

İnşallah bu tablo daha da güçlenerek devam eder ve Terörsüz Türkiye hedefine ulaşılır. 

Aynı ülkenin insanları birbirlerini vurmaz, dış ülkelerin oyununa gelinmez.

Dünkü TBMM açılış toplantısından bir aktarımda daha bulunayım. 


Eski yıllarda Tayyip Erdoğan ile anlamsız bir mücadeleye giren eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da TBMM Genel Kurulu’ndaydı. 

Cumhurbaşkanı adayı olduğu için Kemal Kılıçdaroğlu milletvekili adayı olmamıştı. Şimdi CHP’nin milletvekili olmayan eski genel başkanı sıfatıyla, TBMM’de misafir bölümünden katılım sağladı. 

Yeni Parti’nin ayrıldığı salonda, CHP’nin genel başkanının bulunması, Erdoğan salona geldiğinde ayağa kalkmamış da olsa, Kılıçdaroğlu’nun konuşmayı dinlemesi önemli idi.

Erdoğan’ın konuşmasındaki yeni anayasa vurgusu da, çok önemli idi.

Darbecilerin yaptığı anayasaya, bugün TBMM’nin boyun eğmesi, bu ülke için bir eksikliktir..

Bu noktada da önümüzdeki süreçte, önemli adımların atılması, hepimizin beklentisidir.

Tüm bu ayrıntılardan çıkarmamız gereken ders şudur. 

Sonuç şudur:

Kim millî iradeye sahip çıkıyor, kim millî iradeye saygısız? 

Kim yeterli oy alamadığı hâlde milletin tek temsilcisinin kendisi olduğu zehabına kapılıp sandıktan çıkanlara had bildirmeye kalkıyor, had bildirmeyi başaramadığında oyunbozanlık yapıyor? 

Kim seçimi kazandığı hâlde yine muhalefetle iş birliğini ülkenin geleceği için zorunlu görüyor? 

Kim sandıktan çıktığı hâlde, sandıktan çıkmayanlarla iş birliğini geliştirmeyi ülkenin geleceği için bir zorunluluk olarak görüyor?

Kim, kimlerle asgari müştereklerde bir arada bulunabiliyor, kim yalnız kalıyor?

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle