Aile
Bir süreden beri ülkemiz için ‘Ailem Güvende Operasyonları’ yapılıyor, Türkiye’de 15 ili kapsayacak şekilde soruşturmalar oluyor. Adalet Bakanlığı ve Türk Yargısı, İçişleri Bakanlığı, Polis ve Jandarmamız takdire şayan işler çıkarıyor.
Türk Milleti ve Sivil Toplum Kuruluşları da bu çalışmalara sahip çıkıyor.
*Geçtiğimiz günlerde, Büyük Aile Platformu bir bildiri yayınladı.
*Aziz Mahmud Hüdayi Vakfı bildiriyi destekledi.
Şöyle ki ‘Büyük Aile Platformu olarak son 7 yıldır LGBT PROPAGANDASI VE DAYATMASI’ NA karşı ilim fikir akademik çalışmalar yürütmekte ve 81 ilde sivil toplum kuruluşları ile Aile Platformu marifetiyle AİLENİN KORUNMASI’ NA dair güçlü bir farkındalık oluşturmaktayız.
Kurulduğumuz günden beri insanlığın varoluşuna, fıtratına ve bağımsızlığına karşı hareket eden küresel odaklara karşı amansız bir mücadele veriyoruz.
Bu itibarla Devlet kurumlarının aile bütünlüğümüzü tehdit eden odaklara karşı hayata geçirdiği AİLEM GÜVENDE OPERASYONLARINI KARARLILIKLA DESTEKLEDİĞİMİZİ AÇIKÇA İLAN EDİYORUZ’, dediler.
*İstanbul Aile Vakfı bir duyuruyla;
Çocuklarımızı ve ailemizi hedef alan odaklara karşı, Devletimizin ortaya koyduğu karşı duruşu destekliyoruz.
Uzun zamandır çocuklarımızı gençlerimizi, Aile Kurumunu ve toplumsal yapımızı hedef alan organize faaliyetlere dikkat çekiyoruz.
Aile Güvendeyse Devlet Güvendedir!
Evlatlarımız Güvendeyse Geleceğimiz Güvendedir! diye, mesaj verdi.
Vakıf Başkanı Üner Karabıyık ise ‘Ciddi bir saldırı altındayız. Netflix’te her yapımda LGBT oluyor, dedi ve İstanbul Aile Vakfı olarak, sanal medyadaki cinsel yönelim propagandalarını tehlikeli bulduklarını’ söyledi.
*Memur Sendikaları da bu operasyonlara desteğini ifade ederek;
Ailem Güvende Ailemizi Koruma İradesidir. Adalet Bakanlığı tarafından yapılan soruşturmaları takip ediyoruz.
Fuhşa aracılık etmek, müstehcen içerik üretmek, çocukları uygunsuz içeriklere maruz bırakmak ve uyuşturucu işi soruşturuluyor, şeklinde açıklama yaptı.
*Yesevi Alperenler Derneği ise,
Küresel çetenin LGBT sapkınlığı ülkemizin ve tüm insanlığın hedef alındığını bir projedir. Bu faaliyetleri yapanlar terörist olarak nitelendirilmelidir. LGBT yasaklanmalıdır’, dedi.
Bakınız,
İstismarın adı, özgürlük olamaz!
Ahlaksızlığın adı, onur olamaz!
Aileyi korumak, Milletimizin geleceğini korumaktır!
Biz de, bu aşamada Türk Devletinin yaptığı operasyonları destekliyoruz.
Ayrıca,
Küresel Emperyalizm ve Siyonizm’in insanlığı ifsat etmek için yürüttüğü projelere karşı, mücadele etmek gerektiğini ifade ediyoruz.
1- Bugün insanlık sosyo-kültürel terör etkisi altındadır.
2- Yapılan algı operasyonları neticesinde insanlar uyutulmakta, dönen dolapların farkına bile varamamaktadırlar.
3- Çağdaşlık özgürlük gibi kavramlar adı altında, sunulan şeylerle toplum zehirlenmektedir.
4- Cinsiyetsizleştirme politikaları ve fuhuş, normal gibi gösterilmektedir.
5- Uyuşturucu, gençlerimizi ve geleceğimizi mahvetmektedir.
6- İnternet, sosyal medya, evlatlarımızın beyinlerini etki altına almaktadır.
Günümüzde ortaya konulan bu çarpık sistem, bizim kültürel kodlarımızla çelişmektedir.
IDSB tarafından yayınlanan ‘Evlilik ve Aile Kitabımızda’ belirttiğimiz gibi;
Aile toplumun temel taşıdır!
Tarih boyunca Aileye önem verilmiştir.
Bizim Dinimiz İslam ise, Aileyi çok özel bir noktada konumlandırmıştır.
Sevgili Peygamber Efendimiz ‘Bir Aile Reisi ve Bir Baba’ olarak bizlere Üsve-i Hasene; En Güzel Örnek, olmuştur.
Geçmişte maalesef Türkiye’de bir dönem İslami hassasiyetler azaldı. Özellikle 1960 yılından sonra Devlet Planlama Teşkilatı eliyle Aile Planlaması yapılmış, yurtdışından fonlanan bazı kurumlar ve vakıflar tarafından bu iş desteklenmiştir.
Nüfus büyük bir güçtür!
Küresel sermaye, nüfusu çok bir Türkiye’yi istemiyor.
Bu nedenle evlik olmasın noktasından hareketle, LGBT ve Aile mefhumunu yok sayan her türlü faaliyeti kontrol ediyorlar.
Basın, yayın ve medya aracılığıyla, ahlaksızlığı meşrulaştırmaya çalışıyorlar.
Bu milletin evlatlarını elinde kullandığı cep telefonu, tableti ve bilgisayarıyla ulaşıp, kasıtlı bilgilerle yönlendiriyorlar.
Günümüzde maalesef gençler değerlerimizden bihaber durumda.
Önceki gün 2 tane üniversite öğrencisiyle tanıştım ve onlara sohbet esnasında ‘Kanuni Sultan Süleyman Han’ın Fransa Kralı Francisco’ya yazdığı mektup sonucunda, Fransa’da dansın 100 sene nasıl yasaklandığını’ anlattım.
Gençler; ‘neden, dans kötü bir şey mi’ diye soru sordular.
Evet, gençlik neyin doğru veya yanlış olduğunu bilemiyor.
Burada, çocuklara verdiğimiz eğitimi ve sosyal medyada yapılan algıları ele almak gerekiyor.
Emperyalistler, Yahudi İktisatçı Malthus’un teorisini baz olarak lanse edip, ‘Aman çok çocuk doğurmayın, aç kalırsınız’ diye algı operasyonu yapmaktadırlar.
Şimdi sormak lazım; Türkiye’de 780 bin km2 alana 83 milyon nüfusu çok gören zihniyet, İsrail’de 20 bin km2 alanda 10 milyon nüfusu az buluyor ve neden en az 6 çocuk tavsiye ediyorlar.
Neden acaba?
Hâlbuki iktisatçıların hesaplarına göre; Türkiye kat be kat fazla nüfusu besleyecek, imkâna sahiptir.
Bunlar hep düşünülmesi gereken şeylerdir.
Ama, neticede yaptıkları dalaverelerde başarılı oldular.
Türkiye’de nüfus artışı kritik bir noktaya geldi. Bu gidişle nüfusumuzun eksilme tehlikesi mevcuttur.
Ancak 2025 Aile yılı ilan edildi. Devam eden 10 yıl Aile Kurumu için önemli kabul edildi.
Sayın Cumhurbaşkanımızın şiddetle ‘en az 3 çocuk’ diye tavsiyede bulunması, boşuna değil.
MANİSA’DA MEYDANA GELEN OLAY
Manisa Turgutlu İlçesinde bir okula düzenlenen silahlı saldırıda, 11 öğrenci yaralandı. Olayın ardından, silahla ateş eden şahıs yakalandı.
Bu meselelere, sadece polisiye bir olay diye bakmamak lazımdır.
*Asıl olan şey öncelikli olarak; Manevi Değerler Eğitimine önem verilmesi ve Sosyal Medyanın Kontrolünün sağlanmasıdır.
*Meselenin çözüm noktasında ikinci olarak çare; Aileyi himaye etmek, nüfus artışını desteklemek, zararlı akımlarla mücadele etmek için her türlü gayretin gösterilmesidir.
Aileyi korumak amacıyla, yasal düzenlemeler yapmak gerekmektedir.
Hükümeti, operasyonlarından dolayı tebrik ediyoruz.
Türkiye Büyük Millet Meclisini, göreve çağırıyoruz.
Bu konuda, seferberlik ilan edilmelidir.
Bu konu, Milli Güvenlikle alakalıdır.
AİLE FEST
İstanbul Rami Kütüphanesi’nde AİLE FEST etkinlikleri yapıldı. Organizasyon çerçevesinde; konserler, söyleşiler, atölyeler, yarışmalar, alışverişler yer aldı.
Aile kurumunu güçlendirecek ve çocuklarımıza doğruyu yanlışı öğretmeye faydalı olacak, her türlü gayrete çalışmaya ihtiyacımız var.
Millet olarak; Aile meselesinin üzerinde titizlikle durmalıyız.







