--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

LGBT paçavrasının bir aparatı...

Selma Savcı
Selma Savcı
0

Mabel Matiz olarak tanınan şarkıcı Fatih Karaca’nın ‘Ha Leylim’ şarkısının sözleri ve video klibine ilişkin hazırlanan iddianame tamamlandı. Şarkıcının ‘müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık etme’ suçundan 6 aydan 3 yıla kadar hapis istemiyle cezalandırılması talep edildi.

Unutulmamalı ki; “Ha Leylim”de iki erkek arasındaki duygusal yakınlığın ve aşk ihtimalinin görünür kılınması üzerine bu müstehcenlik değil’i tartışmaya açan bir zihniyetle karşı karşıyayız...

Hatta öyle ileri gidildi ki; LGBT sevicisi bu şarkıcı müsveddesi arkadaş; LGBTİ+’ların aşkı, varoluşu ve hikâyeleri toplumun diğer kesimlerinin aşkından ve hayatından daha az meşru değildir. LGBTİ+ görünürlüğünün “genel ahlak” ve “müstehcenlik” gibi kavramlarla kriminalize edilmesi, ayrımcılığı derinleştirmekte ve sanatçılar üzerinde açık bir sansür ve otosansür baskısı oluşturmaktadır destekleriyle hep ayakta tutulmak istendi...

Bakınız ben bu köşede sayısız kez ifade ettiğim ve savunduğum bir konu var.. O da LGBT sapkınlığının ülke geneline yayılması için mücadele eden her kim varsa onun karşısında Elif gibi dimdik durmaya devam edeceğim.

Bu şarkının sözlerini üzülerek de olsa buradan bir iki bölümünü yazmak istiyorum. Yazmamın temel nedeni bu ahlaksızlığa karşı herkesin müteyakkız olmalarını istememdir...

Ne diyor bu sözde şarkıcı;


Baş koydum sen’le aşkın yastığına
Aşk olsun, gelme görmezden
Yangın var bende, söndürüver bari
Bir rüzgâr esti körfezden
Kaptırdım seline, kandım meçhulüne
Sayende ağaç oldum bur’da, sokağında, caddende
Sabrımın da sonu var biline
Kızgın demir hep av’cumda, darlandı müneccimler
Gel, kurtar, oku değdir kalbime
Çabuk, haydi çabuk....

Mabel Matiz olarak tanınan bu zatın söylemleri tamamen cinsel kimliğiyle kaleme aldığı ahlaksız kelimelerle hep bir şeyi işaret ettiği, gençliği zehirlemekten başka hiçbir tutacağı olmayan bir şarkı ile bugün geldiğimiz noktada tamamlanan iddianame ile gereken cezayı alması da en büyük isteğim.
Böylesi bir ahlaksızlık zincirini her defasında şarkıymış, sanatmış ayaklarıyla toplumun derinliklerine şırıngayla zehir saçması kabul edilemez bir gerçektir. Bu konuda kimse bizden hoşgörü beklememelidir. Ortada büyük bir edepsizlik vardır ve bunu gençliği paramparça etmek için kullanan bir örgütün diyorum yani LGBT paçavrasının bir aparatı bulunmaktadır...

Bu konuyla ilgili kimse gevşek davranmamalıdır, şu anda dünyanın başına püsküllü bela olan bu sapkınlığın ülkemizde yeşertilmeye çalışılması da tesadüf değildir. Her yıl sosyal mesajlar vererek, özgürlük naraları atılması da bu olayın ne denli masumane olmadığının göstergesidir.


Bu şarkıcı müsveddesi için hazırlanan iddianamede, açık alanda çok sayıda kişinin yerde yatar veya oturur vaziyette bulunduğu bir ortamda, damat rolünde bulunan erkek ile sarı saçlı ve sarı takım elbiseli diğer erkek şahsın görüntüye girdikleri, şahıslardan birinin ceketini çıkardığı, devamında her iki erkek şahsın karşılıklı olarak dans ettikleri belirtildi. Dans sırasında kol ve kalça bölgelerini belirgin şekilde kullanarak tekrarlayan hareketlerde bulundukları, görüntünün başlangıcında yalnızca müzik bulunurken devamında şarkı sözlerinin de görüntülere eşlik ettiğinin tespit edildiği aktarıldı. Klibin devam eden bölümlerinde iki erkeğin dans ve çeşitli hareketlerinin klibin odak noktası ve ana teması haline geldiği, şarkı sözlerinde geçen ifadelerle birlikte değerlendirildiğinde şarkı sözleri ile görüntülerin birbirinden bağımsız unsurlar olmadığı, görsel ve işitsel olarak birbirini tamamladığı ifade edildi. Bu suretle toplumun genel ahlakına ilişkin kabul görmüş sınırların zorlandığı belirtildi. Mabel Matiz’in, ‘müstehcen görüntü, yazı veya sözleri basın ve yayın yolu ile yayınlayan veya yayınlanmasına aracılık etme’ suçundan 6 aydan 3 yıla kadar hapis istemiyle cezalandırılması talep edildi...

İşte bu rezillik karşısında ben hukuk kurallarının en doğru şekilde işletilmesini can-ı gönülden arzu ediyorum. Çünkü hukuk böylesi pespayeliklere müsamaha gösterilecek bir alan değildir ve olmamalıdır.

Bizim için en önemlisi ahlaki yaşantımızın sekteye uğratılmamasıdır vesselam...

Selma Savcı Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle