Erdoğan, Şanlıurfa’dan, Teknofest’ten seslendi. Muhalefet “şov” dedi
Sözcü şöyle başlık atmış:
“TEKNOFEST yine siyasi şova döndü!”
Ne olmasını istiyordu Sözcü ve ekibi?
Borsada spekülasyon yapanların gölgesinde kalmasını, TEKNOFEST’teki ilginin hiç konuşulmamasını mı istiyorlardı?
Borsa’daki “haram para edinme”nin takibi yapılırken buraya takılıp kalınmasını, Türkiye’nin geleceğe dönük dev adımlar atmaktan sarfınazar etmesini mi istiyorlardı?
Borsa spekülasyonunda bir AK Parti’liyi gösteriyorlar...
Ülkücülük iddiasındaki Anahtar Parti’deki çaycıya kadar hepsi o başörtülü eski milletvekilini kınıyor.
Mustafa Sandal’ın eşinin, AK Parti’li eski milletvekilinin 6 katı haram paraya sahip olduğu ortaya çıkıyor.
Anahtar Parti’den de tık yok, DEVA’dan da yok... CHP’den de yok, Yenisi’nden de yok...
Hatta Millî Gazete’den bile tık yok.
Başörtülü yapınca haber yapın, itirazım yok.
Başörtülüyü daha büyük yapın, buna da itirazım yok.
Çünkü başörtülüler bu haram paradan daha da uzak durmalılar. Bunda hiç sorun yok.
Ama Mustafa Sandal’ın, beline kadar yırtmaçlı eşinin 6 katı haram parasını niye yazamıyorsunuz?
Niye eleştiremiyorsunuz?
Millî Gazete korkuyor: “CHP’li ve Yeni Partili dostlar bize kızmasın.”
Anahtar Parti kara kara düşünüp kararını veriyor: “Bize başı açıkların, beline kadar yırtmacı olanların oyları lazım. Aleyhlerine laf etmeyelim, üzerini örtelim.”
Dün ortaya çıkan yeni bilgiye göre, bir de Yasemin Gökyiğit ve Gökhan Gökyiğit avukat ikilisinin benzer şekilde uçuk para kazanımları olmuş.
Bu ikilinin de, AK Parti’li eski vekilin edindiğinden iki misli fazla haram para sözkonusu..
Bakıyorum, bu işleri iyi bilen DEVA Partililere, tık yok.
Saadet Partisi’nde tık yok.
Anahtar Parti’nin, başörtülü görünce “toptan saldırın” modunda açıklama üzerine açıklama yapan ne genel başkanında ne de genel başkan yardımcısında tık yok.
Eeee? Sizin derdiniz haram paranın engellenmesi mi, başörtünün kötülenmesi mi?
Bir, iki, üç örnek var... Onları hiç dilinize dolamıyorsunuz. Başörtülüyü sabah akşam tekrarlıyorsunuz.
Tekrar altını çizerek söylüyorum: “Başörtülüyü gizlesinler, başı açıkları eleştirsinler” iddiasında değilim.
Olayın duyulmasının ilk gününde o başörtülü eski vekil için “Ya açıklama yap, ya istifa et” manşetini attık.
Hesap vermesi gerektiğini, haram parayı iade etmesi gerektiğini hatırlattık.
AK Parti eski milletvekiline de bunu söylüyoruz, diğerlerine de...
Ama birisine söyleyip üçüne söyleyemeyenler, ortalıkta dürüst siyasetçi olarak dolanıyorlarsa sadece kendilerini kandırırlar.
Bu millet sergiledikleri çifte standardı görüyor. Oynamak istedikleri oyunun arkasındaki kafa yapılarını çözüyor.
AK Parti eski vekili üzerinden Tayyip Erdoğan’a vurmak isteyenler, “Bizim asla onayımız yok, kim olursa olsun hesabını verecek” açıklamasının üzerinden günler geçmiş olmasına rağmen, faturayı AK Parti eski vekiline de değil Cumhurbaşkanı’na kesmeye çalışıyorlar.
AK Partili olmayan onlarca kişi de aynı spekülasyonu yaptıkları halde. Hatta AK Prati’nin önünden bile geçmeyenler, çok daha büyüklerini yaptıkları halde, sanki sadece bu partililer spekülasyon yapmışçasına, faturayı tümü ile AK Parti’ye kesmeye çalışıyorlar..
Dürüst olalım... Türkiye’de halka açık şirket olmayı hak eden en önemli sektör savunma sanayi...
Hem bu alanda daha fazla yatırıma, daha fazla sermayeye ihtiyaç olması açısından, hem de sürekli gelişen yapısı açısından...
Ve sorayım, savunma sanayiinde özel sektörde en başarılı isim kim?
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın damadı Selçuk Bayraktar.
Peki Selçuk Bayraktar’ın halktan para toplama taraklarında küçücük bir girişimi var mı?
“Yapmamalı” demiyorum...
“Bugüne kadar yapmamış, bundan sonrasında da asla halka açık şirket organize etmemeli” demiyorum..
Üçüncü kişilerin kötü niyetlerle yapacakları spekülasyonları da engelleyecek şekilde, üst derecede güvenli ortamı sağladıktan sonra, halka açılmada en fazla ihtiyaç ve belki yatırımcıya da en büyük kazanç savunma sanayiindeki şirketlerle olacağı tartışmasız.
Ama Selçuk Bayraktar’ın böyle bir girişimi yok.
Belki isminin lekelenmemesi için, belki bu noktada çok büyük operasyonlara muhatap olabileceğini düşündüğü için, belki kendisinden de habersiz dış güçlerin sergileyecekleri sahtekarlıklarla, kendi ailesinin zarar görebileceğini düşündüğü için, belki ..., belki ...
Bu gerçeğe rağmen, Cumhurbaşkanı’nın şahsına ve partisine, hem de muhafazakar partilerden bu acımasız saldırılar niye.
Ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, rekor sayıda katılımcı ile dünkü Şanlıurfa TEKNOFEST etkinliğinde konuşuyor:
“Selçuk Bey ‘Bu programı nerede yapalım’ dediğinde ben de kendisine ‘Buraya Şanlıurfa yakışır’ dedim. Şanlıurfa’da bu programın bu kadar coşkulu, bu kadar katılımı yüksek şekilde oluşması, şu anda ben de uçaktan izlediğimde bu güzelliği gördüm ve iftihar ettim. Unutmayın, burası her şeyden önce peygamberler şehridir.”
Devam ediyor Erdoğan:
“Damada dedim ki; ‘Şanlıurfa’ya yakışır.’ İstedik ki gençlerimiz köklerini unutmasın, Türkiye’nin istikbalini bu şuur inşa etsin. İstedik ki dünyanın farklı ülkelerinden TEKNOFEST’e katılan gençler Türkiye’nin derinliğini daha yakından görsün, tanısın.”
Haydi bakalım CHP’liler, Yeni Partililer, onların kuyruğuna takılan muhafazakarlık iddiasındaki partilerin yetkilileri, bana cevap verin...
Sizler Tayyip Erdoğan’ı veya kurumsal olarak AK Parti’yi suçlarken, söyler misiniz “Niçin AK Parti, o haram para işine öyle veya böyle bulaşanlara sahip çıkmıyor?”
Söyler misiniz: “Partiyi kurumsal olarak temsil edenlerde veya yakın akrabalarında niçin böyle bir yanlış olmadığı halde toptan suçlama yapıyorsunuz?”
Ki, sosyal medyada ve bazı internet sitelerinde, hem de ciddi kurumsal haber sitelerinde bile, bazen Selçuk Bayraktar’lı fotoğraflar eşliğinde, halka açık şirket duyuruları yapılıyor, hepsini de Bayraktar ailesi kesin dille yalanlıyor.
Demek ki, Bayraktar grubunun halka açılma noktasında bir girişimleri olmadığı halde, burdan da bir operasyon çekilmek isteniyor ama.
AK Parti’nin en öndekilerinin karşı duruşları, tedbirleri güçlü olunca, bugüne kadar bu noktadan bir operasyon yapamadılar..
Eski bir vekil üzerinden operasyona çıktılar..
Muhaliflerin nasıl bir çifte standartla hareket edeceklerini bize bir defa daha göstermiş oldular.







