--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Sebeb gavurların cibiliyeti mi kendimizi anlatamamak mı?

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Almanya, Avusturya, sonrasında da Hollanda’nın tavrını nasıl yorumlayabiliriz?..

“Gavurların cibiliyetinin hayata geçmesi” mi diyelim..

Yoksa çuvaldızı kendimize, iğneyi başkasına batırıp, “kendimizi Avrupa’ya anlatamamamızdan kaynaklı bir sorun” olarak mı görelim..

Ben peşinen kendi kanaatimi söyleyeyim..

Avrupa’nın cibiliyeti bu..

Başka nasıl izah edebilirsiniz; Irak’ta 1 milyon müslümanın öldürülmesini?

Suriye’de 600 bin insanın ölümüne seyirci kalınmasını?..

Pardon, “seyirci kalma” yanlış oldu..

“Sattıkları silahlarla, o katliamı gerçekleştirmelerini” dememiz gerekirdi..

Bunlar silah vermese..

Suriye’deki iç savaş, kaç gün sürebilir?

ABD’si ne ise.. Almanya’sı o.. Avusturya’sı o.. Hollanda’sı o..

Cibiliyetleri bu olmasa..

Dokunulmazlığı bulunan..

Üstelik bir bayan olan..

Dokunulmazlığı ve bayan oluşunu gözardı etseniz bile..

Seyahat hürriyeti kapsamında değerlendirilmesi zorunlu olan, 30 metre yakınına kadar geldiği Türkiye’nin Hollanda Konsolosluğuna gitmesinin engellenmesi..

Ne ile izah edilebilir?

Artık “toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkı” kapsamında yapılmak istenen toplantıların kıytırık gerekçelerle iptallerinin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırılığını da hiç söylemeyelim..

Hatırlıyorsunuz..

Türkiye’de lokal bir olay yaşandığında..

Avrupa Birliği temsilcilerinin biri bitirip, diğeri sazı eline alıyor..

“Özgürlük” diyorlar..

“Demokratik toplum olmanın gereği” diyorlar..

“Engellenemez” diyorlar..

Başka bir şey demiyorlar..

Şimdi gerçek yüzlerini görmüş olduk..

Bizde bir toplantı iptal edilirken, mutlaka alternatif olarak başka bir alanda gösteri hakkının kullanımına imkan tanınıyor.

En somut örneği, DİSK’in Taksim’de İşçi Bayramı’nı kutlamak istemesi.

“Taksim olmaz. Yenikapı’ya buyrun” deniyor.

DİSK kıyameti kopartıyor..

AİHM’e gidiyor..

AİHM, “Toplantı ve gösteri yürüyüşü engellenemez” kararı veriyor..

Peki, şimdi o AİHM..

Bakanlarımızın (alternatif alan da gösterilmeden) toplantılarının iptal edilmesine..

Ne diyecek acaba?

Ben ne diyeceklerini biliyorum..

“Cibiliyetleri neyi gerektiriyorsa, onu söyleyecekler!”

Yani kıvıracaklar..

Ama diyecekler. Mama diyecekler..

Sonunda Almanya’nın, Hollanda’nın tavrını, “hoşgörü” ile karşılayacaklar.

Benim esas üzüldüğüm..

Türkiye içindeki sol çizginin (CHP üst yönetimi, kısmen de olsa, bu yanlışa düşmemiş gibi görünüyor) bu cibiliyetsizlerin yolundan gitmeleri..

Orda burda kafa çıkarıp, “Biz İdil’e giremiyorduk. Cizre’ye giremiyorduk. Ne farkı var, sizin Hollanda’ya girememenizle” diyorlar..

Ulan ahlaksızlar.

Ulan riyakarlar..

Bugün Cizre’ye giremiyor musunuz?

İdil’e giremiyor musunuz?

Dün giremediyseniz..

Sizin yüzünüzdendi..

Siz, oralarda, hem terör estirin..

Hem güvenlik güçlerini şehid edin..

Son bir yıl içinde, masum 2 bin insan o bölgede can vermiş olsun..

Devlet bu sağlıksız ortamını düzeltmek için güvenlik önlemi olarak o bölgeye giriş-çıkışı engellediğinde.

Ama sadece şu etnik kesimden insanlara.. Bu etnik kesimden insanlara değil.. 

Herkes için ve güvenlik gerekçesi ile engelleme getirdiğinde..

Dolayısı ile bir ayrımcılık yapmadığında..

Siz de tüm bu gerçekleri görmezden gelip.. Her türlü itin kopuğun kol gezdiği Hollanda’ya, Türkiye Cumhuriyeti’nin bir bakanının girmesine engel çıkartılmasına..

“İdil’de yapılanın aynısı” diyerek, gerekçe üretin.

Hollanda’da yaşanılanlar, “İdil’dekinin aynısı” nasıl olabilir?

İdil’de insanlar ölüyordu..

Hollanda’da, bakanın aracı durdurulana kadar, tek bir kişinin burnu kanamış mıydı?

Ortada olay yok.

Durup dururken dokunulmazlığı olan bakana engelleme çıkarılıyor..

Avukatlığını yapmak da..

Türkiye’deki terörist sempatizanlarına düşüyor.

Hayret ki ne hayret!

¥

Umarım ki, Türkiye’deki dürüst sosyal demokratlar, son olaylardan ibret alarak..

Avrupa’nın bu cibiliyetsizliğinin farkına varırlar..

Türkiye’de terör kol gezerken bile..

“Seyahat hürriyetine dokunamazsınız. Toplantı ve gösteri yürüyüşüne kısıtlama getiremezsiniz.. Düşünceyi açıklama hürriyetine dokunamazsınız” diyenlerin..

Ortada tek bir asayiş olayı olmaksızın..

Terör kaynaklı bir olay, hiç olmaksızın..

Avrupalıların, hürriyetlerin özüne dokunacak şekilde nasıl geniş yasaklamalar getirdiklerini görüp..

Oynanan tiyatronun idrakine varırlar..

Dikkat buyrun..

Hollandalılar, bölgesel de olsa, “olağanüstü hal”den bile bahsetmeye başladılar..

248 insanımızın şehid olduğu 15 Temmuz darbe girişiminden sonra Türkiye’de ilan edilen OHAL’e laf söyleyenlerin, Hollanda’da, devletin kendisinin sebep olduğu küçük küçük olayları bahane edip, “OHAL ilanı”ndan bahsetmesini görmemesi, nasıl bir yüzsüz Avrupa ile karşı karşıya olduğumuzun en açık delilidir. 

Bakmayın siz, bazı kesimlerin, “Biz kendimizi anlatamıyoruz.” mazeretlerine..

İdil’deki durumu kınayan.. Taksim’de DİSK’in mitingi için açıklama üstüne açıklama yapanlar..

Öyle hinoğlu hindirler ki..

Görüyorsunuz işte.. 

Bir haftada, üç ülkede birden suçüstü oldular..

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle