PKK övgüsüne 6 bin 1 kişiye hakarete 1.500!
“Parlamenter sistem”di, yok “Başkanlık sistemi” idi..
İlk günden beri kanaatimi söylemiştim: “Değişikliğe evet.. Ama olmazsa da, ‘öldük bittik mahvolduk’ moduna girmeye gerek yok.”
Ancak zaman zaman yaşadığımız bazı skandal olaylar..
Beni de, “Değişiklik zorunlu.. Bu iş böyle gitmez” noktasına getiriyor..
Dün yine kafama inen balyozla..
“Bu sistem değişmeli.. İçeriği önemli değil.. Belki de, sırf değişiklik oldu diye, insanlar canlanır, hantallığı bırakırlar.. Devlet de, devlet olur” noktasına geldim..
Neydi kafama inen balyoz?..
Dün yapılan iki duruşma..
Birisi Bakırköy 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde..
Diğeri de İstanbul 22. Ağır Ceza Mahkemesi’nde..
Bakırköy’de sanık Ali İhsan Karahasaoğlu..
İstanbul’da Hasan Cemal..
Bakırköy’de suç, FETÖ televizyonlarına bol bol çıkan.. Meşhur olduğunda da, İstanbul Başsavcısı Hadi Salihoğlu için “Unutmayın” şeklinde tehdit tiviti atan Sedef Kabaş’a hakaret ettiğim iddiası..
İstanbul’daki suç, “PKK’nın propagandasını yapmak, PKK’nın bildirisini yayınlamak.”
İddianın tamamını kabul etsem dahi..
Benim eylemim, bir kişiye hakaret..
Bir sivil şahıs..
Hakaret yok ama, varsayalım iddia tümü ile doğru..
Varsayalım gerçekten o kişiye hakaret ettim..
Durup dururken değil, bir başsavcıya yönelik tehdit sonrası yapılan bir eleştiri idi ama..
Haksız tahrik vardı.. Eleştiriye kendisinin sebebiyet vermesi vardı ama..
Hepsini gözardı edelim..
İddianın tamamını, tümü ile kabullenelim..
“He he.. Sırf bu kadına hakaret etmek için.. Durup dururken, hakaret ettim” diyelim..
Dün yargılandığım o davanın son duruşmasında mahkemenin bana verdiği ceza, 1.500 TL adli para cezası.. Cezayı tek taksitle ödemem gerekiyor..
İtirazı bile yok..
Hasan Cemal ise, bu ülkede 50 bin insanın ölümüne sebebiyet veren eli kanlı terör örgütünün..
400 milyar dolarlık maddi zarara sebep olan PKK’nın bildirisini yayınladığı için..
PKK’lı teröristlere övgüler düzülen gazetenin sorumlusu olduğu için yargılandı..
Suçlama korkunç mu korkunç!..
Bildirisi yayınlanarak hizmet edilen terör örgütünün bu ülkedeki mağdurları, sadece can veren 50 bin insan değil..
Tüm 80 milyonluk Türkiye..
Somut olarak da, Hasan Cemal’in yargılandığı gazete nüshasındaki haberleri size aktarayım..
PKK’nın elebaşlarından olan Duran Kalkan ile tam sayfa röportaj yapılmış.. İçeriğini aktarmaya gerek yok.. Tahmin ediyorsunuz..
Bir başka haber görüntülü örgüt propagandasında, yazılanlar şunlar..
“Onlar mücadelemizin aydınlatıcıları” başlığı altında, haberin içindeki ifadeler de şöyle:
“Devlet güçleri ile çıkan çatışmada yaşamını yitiren YJA Star gerillası Gülsüm Akıncı..”
Benim askerimi, polisimi vurmaya kalkışan teröriste övgüye bakın: “Aydınlatıcı..”
Bir başka haber.. Aynı gazetede..
“Andok yoldaşın intikamı alınacaktır”
Devletin askerine, polisine kurşun sıkarken öldürülen bir terörist için atılıyor bu başlık..
Ve sonunda, bu başlıklar, bu terör örgütüne yapılan övgüler sebebi ile yapılan yargılamada..
Hasan Cemal’e verilen ceza, 6.000 TL adli para cezası..
Onu da benim gibi tek taksit değil, mahkemenin taksitlendirme kararı gereği 10 ayda ödeyecek!
Şimdi bir akıl sahibi, bu tabloyu izah etsin..
Aynı hukuk sisteminin cari olduğu..
Aynı ülkenin, aynı şehrinde..
Aralarında 25 kilometre mesafe olan iki adliyenin birisinde, sadece bir kişiye hakaret ettiği iddia edilen bir gazeteci 1.500 TL’ye mahkum ediliyor.. (1500 TL rakamı önemli değil.. Kıyaslamama dikkat edin..)
Milyonlarca mağduru olan diğer davadaki sanık ise, 6.000 liraya mahkum ediliyor..
İşte tam da bu noktada..
“Bu ülke, bu devlet bitmiş..
İflas etmiş” dersem..
Bana kızar mısınız?
Lütfen kızmayınız..
Halimiz bu..
Onun için diyorum ki..
Belki anayasa değişikliğinin kıvılcımı ile..
Devlet bir canlanma, uyanma, dirilme dönemine girer..
Böyle saçma sapan kararlar verilmez..
“Bir kişiye hakarete 1.500, devleti tahkir etmeye 6.000 TL ceza” gibi mantığa aykırı kararlara son verilir..
Kıyaslama yapmaktan bile utanılacak çarpıklıklar içeren sistemi terkeder..







