FETÖ’nün ihaneti; yeryüzünde “iyilik düşüncesi”ni öldürdü!
Değişik versiyonları olan kıssadır..
Bineği ile giden köylü, yolda çaresiz birisini görür..
Kendi iner, muhtaç adamı bindirir..
Muhtaç görünümlü kişi, yavaştan yavaştan hızlanır..
Bineği sahiplenip, uzaklaşır..
Bir muhtaca yardım etme niyeti ile hareket eden köylü, arkasından bağırmış:
“Binek senin olsun da, bu yaptığını kimseye söyleme.”
Bineği alıp giden merak edip durmuş, geri dönüp bağırmış, “Neden anlatmayayım” diye..
Devam etmiş köylü:
“Bineği sahiplenmene üzülmem.. Bineği alıp gittiğine üzülmem.. Ama senin bu yaptığından sonra.. Korkarım ki, hiç kimse.. Yolda kalan bir muhtaca yardım etmek istemez.. Korkar.. Ve senin yaptığın bu hainlik sebebi ile.. Yeryüzünden iyiliğin, yardımın kalkmasına sebep olursun..”
•
12 yaşındaki Furkan..
Beynindeki tümörü tedavi ettirmek için Küba’ya gidecekmiş..
Ailesi ile birlikte, havalimanına geldiklerinde öğrenmişler ki..
“Pasaportları iptal olmuş.”
Niçin olduğunu tahmin edin artık..
Malum süreç sebebi ile.
Resmi görevlilere, “Ailecek gitmeyelim.. Sadece Furkan gitsin” demişler..
Yine anlatamamışlar..
Ve o Furkan..
Önceki gün vefat etmiş..
FETÖ mensupları, sosyal medya hesaplarında bu haberi yayarak, “Furkan artık yok. Gurur duyun” diyorlar..
•
Furkan henüz daha akil baliğ olmadan bu yalan dünyaya veda ettiğine göre..
Diyeceğimiz ancak şu olabilir:
“Allah yakınları için, şefaatçi eylesin”
Dileğimiz bu..
Ama gerçekleri de konuşmamız lazım..
“Furkan artık yok.. Gurur duyun” diyen hokkabazlar..
Girişte aktardığımız kıssayı, Pensilvanya’daki zattan da dinlemişlerdir mutlaka..
Şimdi bir daha okusunlar..
Ve..
Bu ülkeyi ne hale getirdiklerini görsünler..
Başkalarını suçlarken..
Kendilerini de şöyle bir özeleştiriye tabi tutsunlar..
Hainliklerinin, yalancılıklarının, sahtekarlıklarının..
Bu ülkenin insanlarını ne duruma düşürdüğünü görsünler..
Pensilvanya’daki zatın..
18 yıl önce..
Hasta numarası yaparak gittiği ABD’den gelmemesi sebebi ile.
Devletin artık, o gruba mensup herkese, sahtekar gözü ile baktığını..
Bu gruba mensup Zekeriya Öz’lerin.. Celal Kara’ların.. Ekrem Dumanlı’ların.. Suat Yıldırım’ların..
“Dürüstlük.. doğruluk..” edebiyatı yaparken..
İllegal yollarla yurtdışına kaçmalarının..
Gittikleri yerlerden de ihanetlerine devam etmelerinin..
Devlette bıraktığı olumsuz intiba sebebi ile..
Artık iplerin biraz fazla sıkı bağlandığını, bunun müsebbibinin de kendileri olduğunu görsünler..
Sonuçta da..
Tepedeki şeytanların yüzünden..
12 yaşındaki Furkan gibi daha uhrevi sorumluluğu da, dünyevi sorumluluğu da doğmamış küçük çocukların da bu algıdan zarar gördüğünü bir görseler..
Furkan’ın tedaviye gidememesinin sebebinin..
Devletin otoriter bakış açısı kaynaklı değil..
Devletin gaddarlığından değil..
Devleti kandırdığını sanan Fetullah Gülen başta olmak üzere..
FETÖ mensuplarının sahtekarlıkları yüzünden olduğunu..
Anlasınlar!
•
Ne yapacaktı devlet?
Sen 70’ini devirmiş, sözde dünyaya değer vermeyen bir ihtiyar olarak..
“Kalp rahatsızlığım var. Mutlaka ABD’de kontrol olmam gerekiyor” diyerek.
15 günlüğüne.. Bilemediniz 1 aylığına ABD’ye git..
Sonra..
Gidiş o gidiş..
18 sene ülkene dönme..
Her tartışması olduğunda..
“Rahatsızım.. Burda kontrollerim devam ediyor” açıklamaları ile..
Devleti de, milleti de enayi yerine koy..
Sonra..
Muhtemelen ailesi Fetullah Gülen sempatizanı olan Furkan’ın pasaportunun, ailecek iptal kapsamında hükümsüz sayılmasına..
“Vicdansızlık” de..
Kimin yaptığı vicdansızlık?
Fetullah Gülen’in yaptığı mı?
Devletin yaptığı mı?
“Muhtacım” diyerek, bineği alan..
Sonra onu sahiplenenin yaptığı mı?
Yaşanılan yanlışlara karşı, tedbirli davrananların yaptığı mı?
Hangisi vicdansızlık?
Yeryüzünden “iyiliği”, “yardım”ı ortadan kaldıracak kadar büyük hainlikler peşinde koşanların yaptıkları mı?
O hainliklere karşı, tedbir alanların yaptıkları mı?
•
Bu vesile ile..
FETÖ’nün algı operasyonuna fırsat verilmemesinin önemine de dikkat çekmemiz gerekir..
Devlet olarak.
Savcılar olarak..
Emniyet olarak..
Oturmuşuz oturmuşuz..
Bank Asya’ya 2014’ün Şubat’ında, Mart’ında yatırılan kaynağı belirsiz paralar için..
Aradan üç yıl geçtikten sonra..
2017’nin Ocak’ında, Şubat’ında yeni aklımız başımıza gelmiş gibi..
Kaynağı belirsiz paraları Bank Asya’ya yatıran kadınları, doğum yaptığı günün ertesinde..
Gözaltı işlemine tabi tutuyoruz..
Akıl işi mi bu?
Mantık işi mi bu?
3 yıldır madem beklemişsiniz..
Yurtdışı yasağı koyun..
Gözaltı işlemi yapmadan, adli kontrol şartı getirin..
Ne bileyim..
Bir formülünü bulun..
Din istismarcılarının ağzına malzeme olacak türden bir sakız vermeden..
Hukukun gereğini yapın..
Yanlış mı söylüyorum?
Haksız mıyım acaba?







