--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ergenekoncusu, Balyozcusu, FETÖ’cüsü.. Bütün darbeciler birleşti!

Ali Karahasanoğlu
Ali Karahasanoğlu

Unutmuş olamazsınız.

Balyoz davasında yüzden fazla general.. 200’den fazla subay..

Ergenekon davasında ise değişik mesleklerden yüzlerce isim..

Kimi emekli general, kimi emniyet müdürü, kimi eski milletvekili, kimi gazeteci, kimi profesör, kimi rektör, kimi.. 

FETÖ tarafından tıkılmıştı cezaevlerine..

Balyoz davasında karar kesinleşmiş, ömür boyu hapis cezaları, onlarca yıllık hapis cezaları listeye bağlanmış, sanıklar ömrünün son yıllarını hangi cezaevinde tamamlayacağının hesabını yapıyordu.

Ergenekon davasında henüz karar kesinleşmemiş olsa da..

Yüzlerce yıllık hapis cezaları kesilmiş, Yargıtay’ın iki dudağının arasında, kesinleşme an meselesi idi..

17 Aralık yaşanınca..

FETÖ’nün kirli yüzü ortaya çıkınca..

Rüzgarlar tersten esmeye başladı..

Aslında FETÖ’nün deşifre olması..

Balyozcuların ve Ergenekoncuların tamamen suçsuz olduklarını göstermezdi ki..

Ama o günkü konjonktürde..

Balyoz ve Ergenekoncuların oluşturduğu “Biz pir-ü pak idik. FETÖ bize iftira attı” algısı sonucu..

Ama özellikle, Tayyip Erdoğan’ın mücadeleyi FETÖ eksenine kaydırma kararlılığı sebebi ile..

Balyoz ve Ergenekon dosyaları yeniden değerlendirmeye alındı.

Balyozcular, Ergenekoncular, birer ikişer tahliye oldular.

Erdoğan isteseydi..

“Ergenekoncular, sütten çıkmış ak kaşık mı sanki?” der..

“Balyozcuların hiç mi suçları yoktu sanki?” der..

“Çeksinler cezalarını” diyerek..

Olaya uzak dururdu..

FETÖ’cüleri yine tasfiye için mücadeleye girişirdi ama..

FETÖ’cü ahlaksızların, “Bak bak.. Erdoğan Ergenekoncularla, Balyozcularla birlik olup, Fetullah Gülen’i tasfiye ediyor” alçak suçlamalarına da muhatap olmazdı..

Erdoğan yedi ayrı cephede, yedi ayrı düşmana verdiği mücadelede..

Ergenekoncuların arasına.. Balyozcuların arasına karışmış iki-üç masumun olabileceği düşüncesi ile..

Dosyaları yeniden açtırdı..

Ve tahliyeleri yaptırdı..

Tahliye edilenler arasında, kimler vardı kimler..

Doğu Perinçek’ler..

Tuncay Özkan’lar..

Çetin Doğan’lar..

Veli Küçük’ler..

Mustafa Balbay’lar..

Hurşit Tolon’lar.. Ahmet Yavuz’lar.. M. Ali Çelebi’ler.. Merdan Yanardağ’lar, Yalçın Küçük’ler.. Dursun Çiçek’ler.

Say say bitmez..

İlk aylarda Tayyip Erdoğan’a şükranlarını sunan bu isimler..

Çok geçmedi..

İlk yol ayrımında..

Yani önümüzdeki nisan ayında yapılacak referandumda..

Erdoğan’a sırtlarını çevireceklerini, ayan beyan deklare ettiler..

Böylece gördük ki..

“Darbecilerde ‘darbe’ tıyneti terkedilmez..”

Balyozcular darbe ile suçlanıyorlardı..

Ergenekoncular darbe amaçlı derin operasyonlarla suçlanıyorlardı..

Cezaevinden çıktılar..

Şimdi, Balyoz davasında ve Ergenekon davasında suçlandıkları gibi, 12 Eylül darbe anayasasını savunup, TBMM’nin beşte üç çoğunluğunun kabul ettiği değişikliğe ayak diretmeye kalkışırlarsa..

“Hayır da hayır” derlerse..

Bizim de “darbecileri deşifre etme” hakkımız doğar..

Görüşlerini açıklamalarına karşı değilim..

Tabii ki özgür düşüncelerini ifade edecekler..

Ama.. Adeta tornadan çıkmış gibi..

Balyozcusu ile.. Ergenekoncusu ile..

Ve en önemlisi..

Bunları darbecilikle suçlayan..

Ama geçtiğimiz süreçte, kendilerinin de derin devletin bir başka fraksiyonu oldukları ortaya çıkan FETÖ ile ittifak kurup..

Darbe anayasasında yapılan değişikliklere direnmeye kalkarlarsa..

Bunu bireysel bir hak olarak değil de..

“Cumhuriyet yıkılıyor. Rejim değişiyor” türünden, yüksek sesli ve çarpıtma iddialarla yaparlarsa..

Kusura bakmasınlar ama..

Ben de..

“Tilkinin 40 fıkrası varmış..

Hepsi de ‘tavuk’ üzerine” derim..

Bunlar da..

“Darbe”den başka bir şey bilmedikleri için..

Darbecileri her şart ve konumda savunacakları için..

Kendi cellatları gibi görünenlerle de, gerekirse birlik olup..

Darbe anayasasına sahip çıkıyorlar..

Darbe anayasasından bir kıl kopartılmasına izin vermek istemiyorlar..

¥

Bana sorsanız..

Ben Balyoz sanığı veya Ergenekon sanığı olarak haksız yere suçlanarak cezaevine girmiş olsaydım.

Tayyip Erdoğan ile farklı bir siyasi çizgide de olsaydım..

Cezaevinden çıkmamda en büyük katkısı olan Erdoğan’a duyacağım vefa hissi ile..

Onun istediği değişikliğe “evet” derdim.

Çok mu abartılı buldunuz?

Peki bir vites geri çekeyim..

Çekimser kalırdım..

Bir vites daha geri çekeyim..

Sandıkta “hayır” diyecek olsam da.. “Vefa” denilen kavram gereği, halkın huzurunda çıkıp da bağıra bağıra “Hayır” demezdim.. 

 

Ali Karahasanoğlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle