--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Tarikat - hakikat ve cemaat gerçeği!

Ahmet Maranki
Ahmet Maranki
8

Tarikat - hakikat ve cemaat gerçeği!

AHMET MARANKİ 

Ben bu yazımın aynısını 15 Temmuz’u bize yaşatan malum yapı ve yapılar için de daha önceden defalarca yazmıştım!!!

 Maalesef Türkiye’yi idare eden yöneticiler ve malum medya rüzgârın gücüne, kuvvetine daha doğrusu menfaat üzere dönen siyasetin istikametine göre karar verdiklerinden gerçekleri her nedense görememişlerdi!!!

Şimdi karşımızdaki tabloda yine siyasetin içli dışlı olduğu hatta malum yapılardan bu ülkede yaptığı icraatlarla “insanlığa fayda mülahza edilerek “bu yapı, tarikat, cemaat ve kuruluşlardan milletvekilleri ve bakanlar atanmış ve görev yapmışlardır!!!

 Bunlar da tarihin kayıtlarında durmaktadır!!!

BiR ZAMANLAR TÜRKiYE!!!

1990 yılında ABD’de devlet görevlisi olarak bulunduğum yıllarda New York’ta oradaki bütün Türk vatandaşlarının orta problemi olan kendilerinin ve çocuklarının Türk İslam kültürünü yaşamak için arayış içinde olduğu bir günde ben de ülkemden uzak bir ramazan günü ilk iftarımı açtığın nur cemaatinin aldığı bir medresede iftarımı yapmanın mutluluğu yanında; daha sonra da bir başka gün o yalnızlık ve gurbet içinde Fatih  ismi verilen külliyede iftar yemeğinde tanıştığın ve başındaki sorumlusu rahmet olsun Burhan Satar hocamızdan (Allah rahmet eylesin rahmetli olmuş)  hizmetleri dinlediğimde çok mutlu olmuştum!

Beşinci yılında oradaki Türk ailelerin çocuklarına örf adet ve anneleri ve dinini öğretmesi noktasında ve yine dört yüze yakın yabancının Müslüman olması orada bir kiliseyi satın alınıp cami yapılması vesile olmaları önemliydi!!

Neden önemliydi çünkü 1990’lı  yıllarda maalesef Türkiye’nin dış işlerinin Türkiye’deki Müslümanlarla kavgalı ve bırakın  yurtdışında Türkiye’de dahi Müslümanlara göz açtırmadığı yıllarda bu hizmetlerinin yurtdışında yapılması bu ben o gün için takdirle karşıladım!!!

Kendilerini tebrik ettim!

Daha sonra da Avrupa’nın pekçok şehrinde 100 binlerce insanı toplayıp onlara Allah’ı, peygamberi ehlisünnet akidesi ve herkese lazım olan kainat şifahanesini anlatma imkanı buldum!


Yine tebrik ettim!!!

Bu yaşanan gerçekleri de buraya yazmayı bir vazife bildim!!!

AKREDİTE EDİLMİŞ DERNEKLER!!

Tabii biz bu hizmetleri Avrupa’daki kanuni kabul edilmiş ilgili devletçe akredite de edilmiş bütün derneklere başta ATİP, DİTİP, Milli Görüş, ehlibeyt dernekleri dahil bizi davet eden bütün akredite olmuş derneklerle etkinlik yaptık! ilmimizin zekatını verdik!!!

 Neden çünkü o yıllarda maalesef Türkiye Cumhuriyeti devleti ve büyükelçilikleri ilgili birimleri bırakın yabancılara Kur’an’ı ve sünnetullah‘ı anlatmayi; oradaki Müslümanları fişlemekle meşgullerdi!!!

Ne yazık ki Türkiye Cumhuriyeti devletinin bu eksikliği bu cemaatlerin bu işi yapması oradaki Türk vatandaşları ve diğerlerinin bu cemaatlerden destek alması insanımız için kaçınılmaz olmuştur!!!

Türkiye’den ekmek parası için yurtdışına giden hiçbir bilgisi olmayan insanlara EHLİSÜNNET ÇİZGİSİNDE hizmet veren kuruluşlar bana göre devletin o yıllarda yapamadığını yapmışlar ve insanlığı faydalı olmuşlardır!!!

 Benim İstanbul Üniversitesi Sosyal siyaset kursundeki doktora tezimde Avrupa’daki dernekler ve onların faaliyetleri noktasında olduğu ve yaşayarak gördüğüm için burada bunu açık olarak tarihe kayıt düşmek istiyorum!!!

AK PARTİ VE 25. YIL!

Türkiye’de 25. Yılının kutlandığı ve tebrik ettiğimiz  AK PARTİ ve MHP destekli Cumhur İttifakı hükümeti Avrupa’daki bu dengeleri değiştirmiştir!

Yurtdışında artık Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin diyanet işleri teşkilatının gücü ve desteği ve cemaatlerin işbirliği ve koordinasyonuyla ve Türkiye Cumhuriyeti’nin politikalarına uygun iş birlikleri daha da arttırılarak dünyanın her yerindeki vatandaşlarımıza hizmeti ve ehlisünnet akidesine ulaştırma da bir eksikliği geç de olsa tamamlamışlardır!!!


FERASET HAKİKATI GÖREBİLMEKTIR!!!

BEDİÜZZAMAN TARİKAT VE HAKİKAT YOLU!!!

 Bediüzzaman, Risale-i Nur’un çok yerlerinde, Tarikat ve Tasavvufu kabul edip müdafaa etmiştir. Hiçbir zaman, Tarikat ve Tasavvufun aleyhinde söz söylememiştir.

Bediüzzaman Tarikat ve Tasavvufun zatı ve özünü değil, sonradan içine girmiş bazı arıza ve hataları tenkit etmiştir!

 Ekseri tenkit ettiği hususlar, Tarikat ve Tasavvuf erbabının bazı aşırılık ve yaşantılarındaki hatalarıdır!

Bediüzzaman bu hataları Telvihat-ı Tisa adlı risalesinde, sekiz varta şeklinde özetlemiştir!

Bediüzzaman’ın “zaman tarikat zamanı değildir” demesinden, tarikatı inkar ya da tahkir anlaşılmamalı. Zira Üstad, zamanın gereği ve icraatına göre meseleye bakıyor. Tarikat ekseri olarak sağlam iman sahibi ve farzları ifa eden ehli takva Müslümanların velayet derecesine çıkmasını temin etmek için tasarlanmış manevi bir seyahattir. 

Bu yüzden Tarikatın en mühim şahı ve piri olan İmam Rabbani Hazretleri, “imanı tahkiki olmayan ve farzlarda kusuru olanlar tarikat seyahatinde gidemezler” diye hüküm vermiştir. Demek tarikatın mukaddemesi olan; sağlam iman ve farzların ifası olmasa, Tarikatta gitmek esaslı fayda sağlamıyor!

Halbuki günümüzdeki insanların mutlak çoğunluğu, tahkiki iman sahibi değil ve farzları ifa edemiyor, hatta çoklarının imanı tehlikede. Böyle bir toplumsal yapıda öncelikli görev sağlam bir imanı vermek ve akabinde farzları ifa etmesini temin etmektir. Yoksa Allah’ın varlığından şüphe duyan adamlara, tarikat dersi vermek pek fayda vermez.

Bediüzzaman yaşadığı dönem ve hayatı, sıkıntıları çektiği çileler ve hapis haneler ve 1000’e yakın yapılan hakkındaki soruşturmalar sonucunda hepsinden beraat etmiş ve sonuç olarak bu toplumsal gerçeği iyi okuduğu için, “zaman tarikat zamanı değil, imanı kurtarmak zamanıdır” diye hüküm veriyor.

 Devam edecek..!

WhatsApp bilgi ve ihbar hattı: 053020000 96

Yorumlar

(8)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Selahattin Yılmaz

28 Ağustos 2026 08:13

İSLAM’DA CEMAAT BİLİNCİ-1 ➤ İslam'da cemaat; menfaat şebekesi değil, cennet kafilesidir. ➤ İslam’da cemaat; sadece bir topluluğa dahil olmak değil, İslam’ın değerleriyle şekillenen bir şuur, ahlak ve duruş sahibi olmaktır. ➤ İslam’da cemaat; kendisini İslam’ın tek ve mutlak temsilcisi görmek değil, İslam’ın ortak değerleri etrafında hareket ederek İslam bahçesindeki diğer gülleri soldurmadan o bahçeyi güzelleştirmektir. ➤ İslam’da cemaat; farklı yorumlar üzerinden inananları ayrıştırmak değil, yorum farklılıklarına saygı göstererek kardeşliği güçlendirmektir. ➤ İslam’da cemaat; Rum Suresi 32. ayette uyarıldığı gibi kendi grubuyla övünüp fırkalaşmak değil, Fussilet Suresi 33. ayetin işaret ettiği gibi yalnızca Allah’a çağırmak, salih amel işlemek ve “Ben Müslümanlardanım” diyebilmektir. ➤ İslam’da cemaat; cuma ve bayram namazları dâhil ibadetleri kendi mescitlerine hapsetmek ve kendisini ümmetten ayrı, özel bir yapı olarak konumlandırmak değil; ümmetin ortak ibadet ve değerleri etrafında kardeşleriyle birlikte hareket etmek ve bağlarını canlı tutmaktır. ➤ İslam’da cemaat; insanları Allah’a kullukta birilerinin manevi himayesine bağımlı kılmak değil, kendisine şah damarından daha yakın olan Allah’a yönelmeyi ve yalnız O’na kulluk etmeyi öğretmektir. ➤ İslam’da cemaat; “Kurtuluş bizdedir” demek değil, Allah’ın rızasına uygun bir hayat yaşayarak O’nun rahmetine sığınmak, hesap günü kimseye torpil yapılmayacağını ve herkesin kendi amellerinden sorumlu olacağını bilmektir. ➤ İslam’da cemaat; insanları hurafe, korku ve sorgusuz mutlak bağlılıklarla kendisine bağımlı kılmak değil, Allah’ın ayetleriyle bilinçlendirerek akıl, irade ve sorumluluk sahibi kılmaktır. ➤ İslam’da cemaat; kendi yorumunu dinin mutlak doğrusu olarak görmek ve dayatmak değil, farklı görüş ve yorumları dinleyip delilleriyle değerlendirmek, hakikati aramak ve doğru olana tabi olmaktır. ➤ İslam’da cemaat; “Sorgulama, itaat et!” demek değil, araştırmayı, düşünmeyi, dinlemeyi ve akletmeyi teşvik etmek; istişareyi ve yapıcı eleştiriyi hakikate yaklaşmanın vesilesi bilmektir. ➤ İslam’da cemaat; Kur’an’ı sadece okumayı ve okutmayı yeterli görmek değil, onu anlayarak okumaya, mesajı üzerinde düşünmeye ve hayatına yansıtmaya gayret etmektir. ➤ İslam’da cemaat; kitabına uydurmak değil, kitaba uymaktır; kendi düşünce ve anlayışlarını Kur’an’a onaylatmak yerine, onları Kur’an’ın ölçüsüyle düzeltmektir.

Ömer

18 Ağustos 2026 16:27

İslamın özüne gerçeğine doğruluğuna dönmeliyiz . İnandığın gibi dosdoğru ol ayeti günahsız masum peygamber efendimiz ( sav ) mi dahi titretmiş beni ihtiyarlattı demiştir hadis-i şerifinde . Biz o ayetin neresindeyiz ? Kendimizi sorgulamalıyız. Tarikat yol demektir hakiki şeyh evliya yı müstesna tutuyorum ama maalesef çok istismar ediliyor devasa paralar nereye gidiyor belli değil . Almanlar boşuna mı destek veriyor cia mossad boş mu duruyorlar . Diyanetin bile içi tam temiz mi ? Az sivri doğru konuşan hocayı hemen camiden uzak yere sürgün ediyorlar kim yapıyor kim rahatsız oluyor hocamızdan ? Bediüzzsmman hz leri 20 asrın imanı kurtarma asrı olduğunu bundan yüz sene evvel söylemişti ne kadar doğru ?

Kanber

18 Ağustos 2026 15:27

Selamlar. Allah razı olsun. Günümüzde imanı elde tutmak kor ateşi tutmak gibidir. Hadisinden hareketle; Allah bizleri imanı ve ameli salihlerden eylesin.

Veli

18 Ağustos 2026 11:15

Perinçek hapishaneden çıkınca ne dedi ? Tüm cemaatlerin kökünü kazıyacağız. Proje devam ediyor.

hasan

18 Ağustos 2026 15:23

inşallah, hayırlı bir iş yapmış olurlar

Misafir

18 Ağustos 2026 09:12

İslamda cemaat birarada meşveret ve ibadet demektir. Cilik culuk para pul işleri değildir. Esas itibariyle yeri de camilerdir. Şeyhinin sözlerini herşeyin önüne sürenlerden cemaat olsa ne olur? Tarikat dediğimiz kurumlara da osmanlı devrinde ön yoklama, ölçme biçme yapılmadan kifayetsiz kişiler alınmazmış. Devlet bu işleri sıkı tutmalı. Saflar camilerde sıkılaştırılmalı...

yasemin 1

18 Ağustos 2026 02:26

Türkiye tarikat cemaat işlerini kendi bünyesinde yapsın Anaokulundan üniversitenin son kademesine kadar uygulamalı Din Eğitimi dersi konulsun sınav soruları çoğunluğu Uygulamalı Din Eğitiminden sorulsun Bilime önem verilmelidir Osmanlı İmparatorluğu ilköğretim müfredatı üniversite müfredatı gibi yahudi Cumhuriyeti ile alınan değerlerimiz iade EDİLSİN Dilimizi istiyoruz okullarda Arapça Osmanlıca Zorunlu ders olsun burası muz cumhuriyeti değil ingilizce seçmeli olsun ilkel dediğimiz Afrika dahi kendi dillerine dönüyor fransızcayı bırakıyor bağımsızlığına kavuşuyor BİZ ya BİZ cuma BAYRAMIMIZ öğrencilerle birlikte kutlansın okullarda öğretmen öğrenci Cuma namazı kılsın Dinini Devlet öğretmese itrail CIA öğretir tarikat cemaatlerle DEVLETİM yanındayım duy sesimizi kamalist dine ZORLUYAMAZLAR özgürlüğümüzü kısıtlıyamazlar Elhamdülillah MÜSLÜMANIM putperestlikte Hindistan ile yarışıyoruz şirke girdiremez putperestler 10 Kasım'da sinegoglarda ayin yapıyorlar itrailde arabalar yolda duruyor diye Bende Ecdadımın katili için saygı göstermem beklenemez tescilli belgeli yazdım

Dertli

18 Ağustos 2026 01:20

Turkiyede tarikatlar cemaatler şirketler sahibi.

Ahmet Maranki Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle