Dünyaya umut ve kardeşlik mesajı! Hutbe-i Şamiye!!! (5)
TARİHÇEYİ HAYAT EKSENİNDE İTTİHAD’I İSLAM!!!(5)
Bediüzzaman Said Nursî’nin talebeleri tarafından derlenen ve 1958 yılında neşredilen Tarihçe-i Hayat eseri, onun hayatını anlatırken aynı zamanda İttihad-ı İslam (İslam birliği) davasını da pratik ve tarihi yaşanmış olaylar ve tanıklarıyla gözler önüne serer. Tarihçe-i Hayat’ta yer alan hutbelerde, savunmalarda ve mektuplarda İttihat ve İslam tahlili ve analizi şu temel eksenler üzerine kuruludur:
İttihad-ı İslam’ın Temeli:
İman ve Kur’an Kardeşliği
• Maddi Siyaset Yerine Manevi Birlik: Bediüzzaman, İslam birliğinin günlük politik ittifaklarla değil, Kur’an’ın sunduğu iman kardeşliğiyle ve muhabbetle kaim olduğunu vurgular. Müsbet (Pozitif) Milliyetçilik: Irkçılığa ve menfi milliyete karşı çıkarak, İslâmiyet milliyetini bağlayıcı ana unsur kabul eder.
• Asrın Marazları: İslam dünyasının geri kalmasının temelinde cehalet, zaruret (fakirlik) ve ihtilafın (anlaşmazlık) yattığını savunarak, bunlara karşı bilimi ve dini harmanlayan çözümler önerir.
Tarihçe-i Hayat’taki Yansımaları
• Şam Ehl-i İslâmına Hitap: Eserde geniş yer bulan Hutbe-i Şamiye tahlillerinde olduğu gibi, İslam âleminin dâhili kavgaları bırakıp manevi reçetelere sarılması “on binlerce dinleyici ve beklenen vazifeler’inde n de dahil olduğu “hutbede gerektiği gibi anlatılır. Siyasetten Tecrit: Siyasal İslamcı veya günlük partizan çekişmelerin İttihad-ı İslam’ın ruhuna zarar vereceğini belirterek, hizmetin merkezine imanı ve ahlakı koyar.
İttihad-ı İslam tahlilini daha derinden incelediğimizde esas olan konuların ve analiz etmemiz gereken başlıkların;
• Hutbe-i Şamiye ve diğer eserlerdeki reçeteler..!
• Menfi ırkçılık eleştirisinin detayları..!
• Medresetü’z-Zehra projesinin birliğe katkısı..! olarak karşımıza çıkar!!!
Selefler, İslamiyet Milliyeti ve Nur Talebelerinin Misyonu Bediüzzaman’ın hayat hikayesini, mahkeme savunmalarını ve mektuplarını içeren Tarihçe-i Hayat, İttihad-ı İslam mefkuresinin tarihsel sürekliliğini ve bu davanın seleflerini belgeler!
Nursi, mahkeme müdafaalarında İttihad-ı İslam davasını kabul ettiğini açıkça ilan ederek, bu yoldaki büyük fikir babalarına İttifakı ve sadakatini bildirir. Bu isimler Yavuz Sultan Selim, Şeyh Cemaleddin Efgani, Muhammed Abduh, Ali Suavi, Hoca Tahsin ve Namık Kemal’dir.
Namık Kemal’in; İttihadı İslam kavramı Osmanlı fikir hayatında ilk kez kullanan aydın olması ve Yavuz Sultan Selim’in Müslümanların İttihadı İslam yolunda nizami-i alem davası için canını ortaya koyan mücadelesi Nursi’nin tarihsel ilham kaynaklarıdır.
Tarihçe-i Hayat’a göre, modern çağda bu kutsal mirası omuzlayan en güçlü yapı Risale-i Nur ve onun talebeleridir.
Nur Talebeleri, İttihad-ı İslam’ın zihni ve ameli temel taşlarıdır.
Bu birliğin sosyolojik esası ise “İslamiyet Milliyeti”dir.
Ulus-devletlerin yükselişiyle birlikte Batı dünyasından ithal edilen ırkçılık ve menfi milliyetçilik, Müslüman milletlerin birliğini parçalayan ölümcül bir “Frenk illeti”dir.
Türk milletine seslenen Nursi, tarih boyunca Türkler tarafından kazanılan tüm zaferlerin İslamiyet defterine yazıldığını ve Türklüğün İslamiyet’ten koparılmasıın intiharla eşdeğer olduğunu ihtar eder. Etnik milliyetçiliği İslam kardeşliğinin yerine koymak, “aynı kalenin taşlarını kalenin içindeki elmas hazinesinin yerine koyup, o elmasları dışarı atmak nevinden ahmakane bir cinayettir”.
Tarihsel süreçte taşınan ve kullanılan etnik nisbahlar (Said-i Kürdî gibi) ise ırkçılık amacıyla değil, Kur’an’ın emrettiği “teârüf ve teâvün” (karşılıklı tanışma ve yardımlaşma) esastır!
İttihad-ı İslam’ı engelleyen, bağnazlık ve taklitçiliği körükleyen en büyük zihinsel engeli ortadan kaldırmak ve birliği tesis etmek için;
Medresetüzzehra: Dini ve fenni ilimlerin bir arada okutulduğu, tahkiki imanı hedefleyen evrensel üniversite modelini ortaya koymuştur!!!
Zaruret: Müslümanları sömürgeci devletlerin elinde fakr u zaruret içinde bırakarak dilenci konumuna düşüren ekonomik çöküş.
Sanat ve Marifet: Kaynakların adil dağıtımı, hırsa girmeden meşru yollardan zenginleşme ve iktisadi üretkenlik.
İhtilaf Güvensizlik, şüphe, suizan ve nifak tohumlarının yayılmasıyla toplumsal hayatı zehirleyen iç bölünmeler.
Maksatta İttifak ve Meşveret: Mezhep ve meşrep farklılıklarına saygı duyarak ortak hedeflerde sarsılmaz bir birlik kurma.
Nursi, kurumsal ve sosyolojik reformların yanı sıra, insanın bireysel psikolojisinde yer alan ve toplumsal birliğe doğrudan darbe vuran dört temel ahlaki zafiyeti teşhis eder.
Bu zafiyetler ancak Kur’an’ın temel inanç esasları ve ibadet disipliniyle tedavi edilebilir.
Beşerî Zafiyetler ve Kur’ânî Tedavi Mekanizmaları!
Tevhid: Sadece Allah’tan korkup O’na güvenmekle kazanılan hakiki cesaret ve vakar.
Fücur ve Humud Ahlaki sınırları fütursuzca aşma veya tam tersine toplumsal uyuşukluk, hareketsizlik ve duyarsızlık.
İbadet: Nefsi terbiye eden, ahlaki dengeleri koruyan ve ruhu dinamik tutan ibadet disiplini.
Cerbeze ve Gabavet: Demagoji ve safsata ile hakikati çarpıtma veya aptallık derecesinde safdillik ve muhakemesizlik.
Nübüvvet ve Burhan: Peygamberin rehberliği, akli ve nakli delillerle hakikati arama bilinci.
Benlik ve Enaniyet: Bireysel egoizm, kibir ve bunun milli ölçekte ırkçılığa dönüşerek birliği parçalaması.
Haşir ve Uhuvvet: Ahiret inancıyla benliği eritme, mümin kardeşini nefsine tercih etme ahlakı.
Prensipleri doğrultusunda bir tedris programı dahilinde hayata geçirilerek İttihad-ı İslam yolunda adımlar atılmalıdır!!!
Son bölümle devam edecek!!
Devam edecek!
WhatsApp bilgi ve ihbar hattı: 0530 200 00 96







