102 yıllık hasret bitiyor, târih yine İnebolu’da yazılıyor! (1)
102 yıllık hasret bitiyor, târih yine İnebolu’da yazılıyor! (1)
AHMET MARANKİ
Kurtuluş Savaşımızın kahramanlık sembolü, İstiklal Yolumuzun sarsılmaz kalesi İnebolu, dün tarihi bir ana tanıklık etti!
Tam 102 yıl sonra gün yüzüne çıkan, helal hak edilmiş şanlı 2. İstiklal Madalyamıza kavuşmanın derinden hissettiğimiz gururunu ve onurunu yaşıyoruz.
SİPAHİ DEDELERİN; MADALYALI TORUNLARI!!!
TÜRKİYE’MİZİN VE TÜRK İstiklalimizin, hürriyetimizin ve vatan sevgimizin en somut nişanesi olan bu madalyayı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin çatısı altında teslim alırken, kalbimiz yine atalarımızın bağımsızlık meşalesini yaktığı benim ata baba dede ve ninelerimin kurduğu cumhuriyetin ilk günkü gibi yüreklerimiz çarptı!
Yolumuz açık, gururumuz daim, İstiklal Madalyamız vatanımıza ve yiğit İnebolu İlçemize hayırlı olsun!
Kastamonu’nun İnebolu ilçesi piyade kayıkçı loncasına Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından verilmiş olan İstiklal Madalyası’nın;
30 Temmuz 2026 tarihinde teslim edilecek olması münasebetiyle Kastamonu milletvekili Sayın Halil Uluay tarafından mecliste tarihe geçen bir konuşma yapılmıştır!
Kastamonu milletvekilimiz Halil Uluay’ın bu konuşmasını da tekrar yalan yanlış tarih yazılmaması ve gerçeklerin ortaya çıkması noktasında bundan sonraki nesillere ulusal basınında ve TBMM çatısı altında yapılan konuşmayı tarihe kayıt düşüyoruz!
KASTAMONU MİLLETVEKİLİ HALİL ULUAY TBMM’DE KONUŞTU!
“…Kastamonu’nun İnebolu ilçesine Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 1924 yılında verilmesine karar verilen ikinci İstiklal madalyası İnebolulara verilmiştir!
Kurtuluş Savaşı yıllarında İnebolu‘ya ulaşan cephanenin cepheye sevki, Kastamonu kadınının fedakârlığını adeta bir kahramanlığa dönüştürmüştür!
Kurtuluş mücadelesinde cephanenin temini İnebolu’ya aktarılması, İnebolu açıklarında demirleyen gemilerden kayıklarla karaya çıkarılması ve cepheye sevk edilmesi birbirini tamamlayan zorlu aşamalardan oluşmaktadır!
Bu vesileyle cephanenin temini konusunda beni derinden etkileyen yaşanmış bir hatırayı sizinle paylaşmak istiyorum!
Pakistan İstanbul başkonsolosu 2017 yılında verdiği bir röportajda çocukken babaannesinin kulağında kesiği fark ettiğini ve sebebini sorduğunu anlatır. Büyükannesi ise şu cevabı veriyor, “Osmanlı ile dünyanın geri kalanı arasında büyük bir savaş vardı!
Osmanlı’ya yardım için örtüler açılırdı!
Herkes elindeki para ve altını o örtüye bırakırdı!
Küpelerimden başka verecek bir şeyim yoktu!
Küpelerim çıkarmaya çalıştım; ama çıkaramadım!
Yardım örtüsü kaldırılmak üzereydi!
Yetiştirebilmek için küpelerimi kulağımla birlikte koparıp örtüye attım !”
LİMANSIZ İNEBOLU 102 YILDIR YOLLARININ VE LİMANININ YAPILMASINI BEKLİYOR!
İnebolu‘nun kıyı yapısı nedeniyle büyük gemiler limana bugün olduğu gibi dün de yanaşamıyorlardı!
Cephane gemileri açıkta demirleniyor gemideki cephaneler ancak İnebolu‘daki küçük kayıklarla karaya çıkarılabiliyordu!
Açık denizde dev dalgalarla mücadele ederek bu görevi yerine getirenler;
İnebolu kayıkçılar loncası ile İnebolu piyade loncası mensuplarıydı!
Ve bu işi bu erkekler ve ona yardımcı olan kadınlar hiçbir ücret almadan VATAN SEVGİSİ İMANDANDIR şuuruyla gönüllü yapıyorlardı!!
Ücretleri ise en büyük mükafat olan şehadet idi!
İNEBOLU’DAN SİLAH SEVKIYATI!!!
İnebolu‘nun bütün erkekleri
“Kulağım İnebolu’da gözüm Dumlupınar’da Sakarya’da..!”
Tarihe kayıt düşürülen İnebolu’nun bütün erkekleri cephede olduğundan silahların sevki için kadınlar ve yaşlılarımız görev almış veya bir tarih yazmışlardır!!!
100 yıllık tarihimizde bu gerçekler maalesef bizlere öğretilmediği gibi unutturulmaya çalışılmış fakat burada tarihe kayıt düşerek yabancı bir yazarın kitabından İnebolu erkek, kadınlarının ve yaşlılarının gösterdiği bu fedakârlığı aşağıdaki alıntı ile Türk tarihini yazan tarihçilere de ibret olması dileğiyle tarihe kayıt düşüyorum!
“Sonsuz bir insan seli birbirinden 1,5 metre aralıklarla tek sıra halinde ilerliyordu..!
İnsanlar sırtlarında tüfek denkleri, cephane sandıkları ve top mermileri ile öne doğru eğilmiş yürüyorlardı..!
Daha da şaşırtıcı olan bu insanların dörtte üçünden fazlasının kadın olmasıydı..!
Yöresel kıyafetleri içerisinde kadınların bazıları sırtlarındaki yükle birlikte kucaklarında emzikli bebekleri taşıyor, bazılarının arkasında ise çamur içinde yürüyen iki ya da üç küçük çocuk bulunuyordu..!”
102 YIL SONRA İNEBOLU VE
KASTAMONU HİZMET BEKLİYOR!
102 yıl sonra tekrar hatırlanan Türkiye’nin en geri kalmış bölgesi olan Batı Karadeniz, Kastamonu ve İnebolu’nun yiğit insanlarının hatırasını yâd ediyor, devlet yetkililerinden hizmet beklerken;
Emeği geçen başta Kastamonu milletvekilimiz Halil Uluay ve Serap Ekmekçi olmakla bir dahaki yazımızda belgeleri ile teferruatlı anlatacağımız İnebolu Belediye Başkanımız Engin Uzuner ve İnebolu Kaymakamımız Necdet Uçar ve Sayın Kastamonu Valimiz Meftun Dallı’ya ve diğer emeği geçen herkese şükranlarımızı sunuyor, şehitlerimize rahmet diliyoruz!
İkinci bölüm ve tarihi vesikalar ve gerçeklerle devam edecek!
WhatsApp bilgi ve ihbar hattı: 0530 200 00 96