• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0

"Hep komedi oynamak istedim hayatım boyunca, oynayamadım ya!"

Sanatçı Ayla Algan: - "Korona çok iyi geldi bana, ilk defa ben hep evde oturdum. Hep sokaktayım çünkü. Çocukluğumdan beri dışarıya seyahat ederim ve ben seyahati hiç sevmem. Ben Afrika’ya, Amerika’ya giderken herkes ‘Ne iyi gidiyorsun.’ diyordu. Ben ise hep gözüm arkada gidiyordum. İstanbul’u, Boğaz'ı, Büyükada'yı, Ege'yi, müzelerini hep seviyorum. Hakikaten hep gezdim daha güzelini de görmedim" - "İlk Beklan girdi Actor Stüdyo’ya. Tabii ben kıskanç durur muyum? Ben çocukluktan beri step yapıyorum, şarkı söylüyorum filan. 'Sen gidersen ben de giderim ya...' dedim. Öyle girdik tiyatroya. Ondan sonra işini bıraktı Beklan. Yoksa babasının krom işleri vardı. O da tabii İngilizce bildiği için bütün yazışmaları yapıyordu. Biz evlendik herkes balayına gittik zannediyor. Çünkü evlendik gidecek yerimiz yok. Fabrika Niagara Falls’ta. Niagara Falls da bütün Amerika’nın balayına gidilen grupların olduğu yer. Benim kız arkadaşlarım ‘Ooo, bir de balayına’ diyor. Ben nasıl sıkılıyorum" - "Tabii 15 yaşındayım, Sartre, Ate, yani tanrıtanımaz. Habire, 'O sakallı böyle konuşuyor. O sakallı benim hayatıma karar mı verecek? Ben istersem intihar ederim.' Camus öyle konuşuyor. Sartre başka türlü. Bizi konferansa götürdüler. 15 yaşında çocuk, seyrediyoruz biz bunları. Habire 'Allah' diyor. 'Mösyö siz Ate misiniz?’ dedim sonunda. 'Evet' dedi. 'Niye böyle Allah Allah yapıyorsunuz?' dedim. Tabii çocuğum. Söylediği şeyi duymuyorum da hareketlere bakıyorum. Tam aptal çocuk kafası. Ama 'Haklı yahu bu küçük kız.' dedi. Öyle hatıralar var" - "Sinemada Sadri’den çok şey öğrendim. Ben küçük bir tiyatrocuydum büyük oynuyordum. ‘Aylacığım yakın planda gözlerinle oyna, gözlerinle bak, gözlerinle kork.’ derdi. Ben de şimdi çocuklarıma onları öğretiyorum" - Sadri bana 'Ayşe benim adım, gecekonduda yaşarım’ yapmıştı. Bir de 'Ben küçük cezveyim, elden ele gezmeyim’, onu yapmıştı ve çok tutmuştu. Hep komedi oynamak istedim, hayatım boyunca oynayamadım ya! Hep ciddi roller verdiler. İşte bu kadar" - " 'Karanlıkta Uyananlar' ile grevi başlatıyorduk ama biliyor musunuz? Solcu olmaya lüzum yok. Onları hayvan toplar gibi topluyorlardı. Taksim’de konsolosluğun sokağında üstü açık kamyon geliyordu, bunların ellerine bakıyorlardı ve kamyona koyuyorlardı. İşçi, amele gibi alıyorlardı. O sırada biz kalem topladık, İşçi Partisi’ni kurmaya çalıştık. Şairler, Yaşar Kemaller, Ferit Edgüler... O zaman iyi kalpli olan, bunlara acıyan kim varsa hep vardı. Memduh Ün, Atıf Yılmaz hepsi vardı" - "Zeki Müren, klasik Türk musikisinin Muhsin Hocasıdır. Tiyatroda Muhsin Hoca, müzikte de Zeki Müren... Ben hep onu anarım. O zaman da öyle telefonu açar, hele son zamanlarda hep telefonu açar, 'Bir sen unutmadın beni canım kızım. Bir sen unutmadın!' derdi. O koca adam kaç kişiyi yetiştirdi. Hem besteci, hem Türkçesi harika. Keşke herkes onun gibi Türkçe konuşsa"

x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23