Vatikan Şeytana mı tapıyor?
Vatikan Şeytana mı tapıyor?
Yücel Kaya
Sabatayistlerden, Masonlardan, Siyonistlerden bahsetmiş ve onların Sümer tanrılarıyla bağlantılı olduklarını, Sümer Mitolojisi'nde adı geçen Enki'ye taptıklarını önceki yazılarımda gündeme getirmiştim. Tıpkı onlar gibi, Hristiyanlığın merkezi olan Vatikan’ın ve başındaki Papa’nın da Tanrı’ya değil, şeytana taptıklarını söylesem, “Bu kadar da olmaz! Bu bir komplo teorisi” diye haklı olarak karşı çıkabilirsiniz.
Çünkü biz, Hz. İsa’yı Allah’ın bir elçisi olarak görüyor ve Hristiyanların da öyle gördüğünü sanıyoruz. Oysa gerçek hiç de öyle değil!
Hz. İsa, Hristiyanlıkta Tanrı'nın Oğlu olarak kabul edilir. Hristiyan teolojisine göre, Hz. İsa hem tam anlamıyla insan hem de tam anlamıyla Tanrı’dır. Tanrı’nın üçlü bir yapıda olduğunu ifade eder. Teslis kelimesi, "üçlük" anlamına gelir ve Tanrı’nın üç "kişide" var olduğunu belirtir: Baba, Oğul ve Kutsal Ruh.
Bugünkü Hristiyan inancının temellerini Pavlus adında bir kişi atmış, İznik Konsili'nden sonra da Hristiyanlık bir pagan dini haline gelmiştir.
Bugün Hristiyanları Vatikan ve Papa temsil etmektedir ve Vatikan, Tanrı’ya değil, şeytana tapmaktadır. Yazıyı sonuna kadar okuduğunuzda bu iddianın “komplo teorisi” olmadığını çok net bir şekilde anlayacaksınız.
Vatikan’ın Kozalakları
Vatikan'da kozalak sembolü, özellikle Kozalak Çeşmesi (Fontana della Pigna) ile dikkat çeker. Fotoğraflarda ilginizi çekmiş olabilir. Bu devasa bronz kozalak heykeli, antik Roma döneminden kalma bir eserdir ve 4. yüzyılda Vatikan'a taşınmıştır. Vatikan’ın tam göbeğinde bulunan bu dev kozalak aynı zamanda Papa’nın asasında da bulunmaktadır.
Mısır, Sümer ve Babil ikonografisinde kozalak, tanrılar ve mitolojik figürler tarafından taşınan bir nesne olarak görülür. Bu kozalak, Sümer ve Babil rölyeflerinde “Tanrı Enki’nin” elinde yer alır. Enki, bilgelik ve yaradılış tanrısı olarak kabul edilir.
İnsanları yarattığına(!) inanılan Enki’nin elindeki kozalağın, neden Papa’nın asasında ve aynı zamanda Vatikan’ın göbeğinde bulunduğunu merak ediyorsanız, bu yazıyı okumaya devam edin.
Papa’nın Balık Ağızlı Şapkası
Papa'nın giydiği, balık ağzını andıran şapka, mitra olarak adlandırılır ve kökeni çok eskiye dayanır. Balık ağızlı şapkanın aynısı Sümer tabletlerinde de resmedilir. Papa’nın başına giydiği bu şapka, Mezopotamya ve antik Yakın Doğu'daki dinlerde kullanılanlarla aynıdır. Mitolojide başlığı takan kişi, Sümerlerde Enki, Babillilerde Dagon, Yunan mitlerinde ise Oannes olarak bilinir. Aslında hepsi aynı kişidir ve az önce değindiğimiz kozalağı tutan Enki’yi temsil eder.
Peki, milyarlarca Hristiyan’ı temsil eden Papa, Katolik rahipler ve kardinaller, Enki’nin yani şeytanın balık ağızlı mitra şapkasını neden giyerler?
Günümüzde bazı araştırmacılar, balık ağızlı şapkanın üzerindeki üçlü kraliyet zambağını aynı zamanda şeytanın elinde tuttuğu üçlü yaba ile ilişkilendirir. Google’da “şeytan” diye görsel arama yaptığınızda, üçlü yabayı şeytanın elinde görürsünüz. Şeytanı temsil eden ‘yaba’nın, neden Papa’nın başında yer aldığına dair soru işaretleriyle, geriye dönelim ve günümüze bakalım.
Sevimli Şeytan Luce (Lusi)
Hiç şeytanın sevimlisi de olur mu diye sormayın! Ben de sizin gibi düşünüyordum, ta ki birkaç gün önce bu yazıyı yazmama neden olan haberi okuyana kadar. Haber şöyle diyordu:
“Şimdiden viral olan Papalığın 'anime' kızı Luce, gençlere hitap edecek.”
Katolik Kilisesi, Katolik Hristiyanlığın yeni maskotunu tanıttı. Luce adındaki 'anime' kız maskot, gençlerin 'pop kültür' sevgisine hitap etmek için hazırlandı. Hristiyanlığın daha genç bir kitleye ulaşmasını isteyen Vatikan, genç kesime hitap eden yeni maskotları Luce'yi (Lusi diye okunuyor) resmen duyurdu.
Vatikan, Hristiyanlığı ve Vatikan’ı çocuklara sevdirmek için Lusi adında sevimli bir karakter hazırlamış. Kendileri adına güzel bir çalışma.
Yakasında haç asılı sarı pardösülü, Hristiyanlığın kahramanı olan sevimli bir kız çocuğu.
Keşke bizim Diyanet de böyle bir uygulama yapıp, çocuklara İslam’ı sevdirecek çizgi filmlere bütçe ayırsa.
Bu başka bir konu…
Vatikan’ın oluşturduğu bu maskot, sarı yağmurluğu ve çamurlu botlarıyla dikkat çekiyor. Luce’nin çizmesinin çamurlu oluşu, Katolik hacılarının dini önem taşıyan yerlere yolculuk ettiğini temsil ediyor. Luce’un kendisi de asası ve uzun yolculuğa uygun kıyafetleriyle bir Katolik hacısını temsil ediyor. Baş Piskopos Rino Fisichella, Luce'un anime ve çizgi filmlerle büyüyen bir gençliğe hitap etmek için özel olarak hazırlandığını belirtiyor.
Adını da bilerek Luce (Lusi) koymuşlar. Peki, Luce ne anlama geliyor?
Şimdi sıkı durun. Luce, Lucifer’in kısaltmasıdır.
Yani ŞEYTAN’IN ÇOCUĞU!
Acaba yanlış mı biliyorum diye Lucifer’i araştırdım. Kelime “Işığı getiren” ya da “ışığı taşıyan” anlamına geliyor. Vikipedi ansiklopedisine göre Lucifer, Hristiyanlıkta şöyle geçiyor:
“Hristiyanlıkta genellikle Şeytan'ı ya da İblis tasvir etmek için kullanılan bir isimdir. Ayrıca Lucifer, cehennemin efendisidir, Şeytan ise sadece onun hizmetçisidir.”
Bunu biz söylemiyoruz. Hristiyan terminolojisinde Lucifer’in şeytanı temsil ettiğini kendileri söylüyor.
Peki, öyleyse bu sevimli karaktere neden şeytanın çocuğu ismi konuluyor?
Sümer tanrısı Enki’nin, Yunan Mitolojisi’ndeki Prometeus olduğunu biliyoruz. Kur’an-ı Kerim’de de İblis olarak adlandırılan bu varlığın Vatikan’da böyle ilgi görmesi; elinde tuttuğu kozalağın Vatikan meydanına dikilmesi, Papa’nın asasına yerleştirilmesi, balıklı şapkasının Papa’nın başına geçirilmesi sizce ne anlama geliyor? Sizce Vatikan şeytana tapmıyor mu?
Siz çocuğunuza Şeytan ya da İblis adını takar mısınız?
Hâlâ Vatikan’ın şeytana tapmadığını düşünüyorsanız, doların üzerindeki üçgenin içindeki Horos’un gözünü de nazar boncuğu diye odanıza takıyor olabilirsiniz. Aman dikkat edin!







