• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Yücel Kaya
Yücel Kaya
TÜM YAZILARI

Türk düşmanlığı daha nasıl olur?

20 Ağustos 2026
A


Yücel Kaya İletişim:

Türk düşmanlığı daha nasıl olur? 

YÜCEL KAYA  

Bu hükümeti sevmeyebilirsiniz. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a karşı olabilirsiniz. 

AK Parti'nin politikalarını yerden yere vurabilirsiniz. 

Sandıkta gitmesini isteyebilirsiniz. 

Bunların tamamı demokratik siyasetin sınırları içerisindedir. 


Ama bir dakika... 

Konu Türkiye'nin seçilmiş hükümetinin “acılı ya da acısız” gitmesine ve Türk halkının “uluslararası girişimlerle cezalandırılabileceği” bir senaryoya geliyorsa, orada durup sormamız gerekiyor: 

Türk düşmanlığı daha nasıl olur? 

Bu soruyu durup dururken sormuyorum. 


Emekli Amiral Türker Ertürk'ün televizyon ekranlarında sarf ettiği ve bugün yeniden gündeme gelen sözlerinden bahsediyorum. 

Üstelik artık, “Montaj mıydı?”, “Sözler ona mı aitti?” tartışması da yok. 


Ertürk, savcılık ifadesinde konuşmaların kendisine ait olduğunu kabul etti. 

Ne demişti? 

"Bakın artık iktidar değişecek, ama acılı ama acısız iktidar değişecek, onun için herkes aklını başına devşirmeli".. 

Ardından çok daha vahim bir cümle kurdu: 


“Yarın bir gün eğer biz demokratik girişimlerle bu iktidarı düşüremezsek Türk halkını da cezalandırabilecek uluslararası girişimler yapılacak.” 

(Uluslararası girişimciler hangi devletlerden oluşuyorsa onların ne yapacağı hakkında da bilgi sahibi.) 

Ve programın sunucusunun “Elbette bedelini biliyorlardır değil mi efendim?” şeklindeki sözlerine onay veren kişinin de kendisi olduğunu savcılıkta kabul etti. 

Şimdi bütün siyasi kimlikleri bir kenara bırakalım. 

Erdoğan'ı da AK Parti'yi de bir an için unutalım. 

Ortada yalnızca şu iki kelime kalsın: 

Türk halkı 

Ve 

Bir Türk subayı… 

(Üstelik bu devletin Tuğamirallik rütbesine kadar yükselmiş bir isim) 

Kendi ülkesindeki siyasi iktidarın demokratik yollarla değişmemesi ihtimalini anlatırken neden Türk halkının uluslararası girişimlerle cezalandırılmasından söz eder? 


Benim asıl takıldığım yer burası. 

Hükümete kızmanın bedelini millet niye ödesin? 

Türkiye'de hükümetleri millet getirir, millet götürür. 

Sandığı beklersiniz. 

Millete gidersiniz. 

Projenizi anlatırsınız. 

İnsanları ikna edersiniz. 

Oylarını alırsınız ve iktidarı değiştirirsiniz. 

Demokrasinin yolu budur. 

Peki millet sizin istediğiniz kararı vermezse ne olacak? 

İşte Ertürk'ün sözlerinin ürpertici tarafı burada ortaya çıkıyor. 

“Demokratik girişimlerde bu iktidarı düşüremezsek” dedikten hemen sonra Türk halkını cezalandırabilecek uluslararası girişimlerden söz ediyor. 

Burada bu sözleri sarf eden kişiye şu soruyu sormak hakkımız değil mi? 

Türk halkının suçu ne? 

Millet sizin istediğiniz partiye oy vermedi diye uluslararası güçlerin uygulayabileceği bir “ceza” neden siyasi hesapların içerisinde konuşuluyor? 

Daha da önemlisi: 

Bir insan kendi milletinin böyle bir bedelle karşılaşma ihtimalinden söz ederken neden “acılı ama acısız” gibi bir ifade kullanır? 

Türk'e dost olan Türk'ün acısını göze alabilir mi? 

Ben meseleyi tam da burada görüyorum. 

Türk'e dost olan insan Türk milletinin acısını istemez. 


Türk'e dost olan insan siyasi rakibinden kurtulmak uğruna Türkiye'nin zarar görmesini göze almaz. 

Türk'e dost olan insan millet sandıkta kendisi gibi düşünmediğinde gözünü dışarıya çevirmez. 

Çünkü hükümet başka şeydir, devlet başka şeydir. 

Erdoğan başka şeydir, Türkiye başka şeydir. 

AK Parti başka şeydir, Türk milleti başka şeydir. 

Bir hükümete karşı mücadele edeceğim derken faturayı millete çıkarabilecek uluslararası girişimlerden bahsediyorsanız, benim buna sıradan bir “muhalefet söylemi” dememi kimse beklemesin. 

Ben bunun adını koyarım: 

Bu söylem Türk düşmanlığıdır. 

Hem adında hem de soyadında ‘Türk’ ifadesi bulunan bu zat, sözlerinin haklı olduğunu ispatlarcasına şöyle devam ediyor. 

"Söz konusu iktidar devam ettiği sürece ülkemizin acı çekeceğini düşünüyorum. Nitekim şu an görüldüğü üzere devletin yetkili mercileri PKK ve teröristlerle masaya oturmaktadır. 

Bak sen! 

50 yıldır terör yüzünden acı çeken Türkiye’nin çektiği o acıya son vermek için başlattığı ‘Terörsüz Türkiye’ projesine de dil uzatıyor. 

Bu kişi, 

TELE1'de Barış Pınarı Harekâtı'nı değerlendirirken: 

“O bölgede (Suriye Sınırında) radikal İslami örgütler olacağına, iyi ilişkilerimizi geliştireceğimiz, güçlü merkezi otoritenin egemen olduğu federatif bir yapı içerisinde Kürtler olsun daha iyi. PYD’nin laik yapısını biliyoruz zaten” dememiş miydi? 

PYD, SDG, PKK’nın bir kolu değil miydi? 

Hemen yanı başında bir terör devletinin kurulmasına destek veren Ertürk, Türkiye’deki acının sona ermesi için başlatılan projeye karşı duruyor. 

Türkiye’nin iç barışı ancak Türk düşmanlarını rahatsız etmez mi? 

Madem bütün derdiniz Türkiye'nin acı çekmemesiydi, Türk halkını cezalandırabilecek uluslararası girişimleri neden siyasi iktidarın değişmesi meselesinin içine soktunuz? 

Türkiye'nin kaderini neden uluslararası aktörlerin verebileceği “ceza” üzerinden tartıştınız? 

Benim cevabını aradığım soru budur. 

Bu millet dışarıdan gelecek cezayla terbiye edilemez 

Bu ülkenin insanı geçmişte bunun çok örneğini gördü. 


Türkiye'yi ekonomik baskıyla, ambargoyla, diplomatik tehditle veya başka yöntemlerle hizaya getirmek isteyenler oldu. 

Ama siyasi görüşümüz ne olursa olsun üzerinde birleşmemiz gereken bir çizgi bulunmalı: 

Türkiye'nin hesabını Türk milleti görür. 

Hükümeti beğenmiyorsanız sandık orada. 

Erdoğan'ı istemiyorsanız milleti ikna edin. 

Ama Türk milletinin tercihini değiştirmek için dışarıdan gelebilecek bir “ceza” ihtimalini siyasetin parçası haline getirmeyin. 

Çünkü bugün cezalandırılmasından söz edilen Erdoğan değildir. 

AK Parti değildir. 

Bir siyasi kadro değildir. 

Ertürk'ün kendi cümlesindeki özne açıktır: 

Türk halkı. 

İşte bu yüzden tekrar soruyorum: 

Kendi siyasi hedefiniz gerçekleşmediğinde Türk halkının uluslararası girişimlerle cezalandırılabileceğinden söz ediyor, “acılı ya da acısız” bir değişimi dillendiriyorsanız... 

Türk'e düşmanlık etmek için daha ne yapmak gerekiyor? 

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23