MÜSLÜMAN DİASPORA FORMU
1. Müslüman Diaspora Forumu 8-9 Eylül 2026 tarihinde, From Roots to Routes (Köklerden Rotalara) temasıyla Ankara Meyra Otelde yapıldı.
Toplantı; Dışişleri Bakanlığı, Kültür Turizm Bakanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar YTB, İslam Ülkeleri İstatistik Ekonomik Sosyal Araştırmalar ve Eğitim Merkezi SESRIC, İslam İşbirliği Teşkilatı OIC tarafından organize edildi ve İslam ülkeleri katılım sağladı.
Programa Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlandı.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz, Kültür ve Turizm Bakanı Sayın Mehmet Nuri Ersoy, Dışişleri Bakan Yardımcısı Sayın Musa Kulaklıkaya, YTB Başkanı Sayın Abdulhadi Turus, OIC Genel Sekreteri Sayın Dr. Dawas Sworn, SESRIC Direktörü Sayın Zehra Zümrüt Selçuk, birer konuşma yaptılar bizde kendileriyle görüştük.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Cevdet Yılmaz; ‘İsrail Yönetimi Uluslararası Mahkemelerde soykırım suçu ile yargılanıyor. Gazze meselesi ve oluşturduğu dram, dayanışmamız açısından çok kıymetlidir. Soykırımcı Netenyahu kendi halkına bile zulmediyor.
Günümüzde Birleşmiş Milletler Kararları uygulanmıyor.
Türkiye tarafından yapılan ‘Dünya Beşten Büyüktür’ çağrısı çok önemlidir.
Örnek insan Hz. Muhammed’in (sav) Mekke’den Medine’ye hicretinin ardından, Ensar ve Muhacir arasında kurulan güçlü bağ, insanlığa mesafelerin nasıl aşılabileceğini gösterdi.
Uzakta yaşayan insanlara sahip çıkmak ahlaki sorumluktur. Diaspora meselelerine aynı kardeşlik bilinciyle yaklaşmak gerekir. ‘Köklerden Yeni Yollara’ teması bu anlayışın yeni şartlarda, ortak bağlara dayanışmaya dönüştürülmesi çabasını gösteriyor.
İslam İşbirliği Teşkilatının 57 üyesi ve Dünya’da 2 milyarı aşan bir Müslüman nüfus var. Bu nüfusun yarıdan fazlası 25 yaşın altında. Bu büyük bir beşerî sermayedir. 60 milyonu aşkın insan Dünya’nın farklı kıtalarında güçlü bir diaspora ağı oluşturuyor. Diaspora geldikleri ülkelere 200 milyar dolara yakın bir kaynak transfer etmektedir.
Erdemliler İttifakı veya insanlık ittifakı çok önemlidir. İslamofobi karşısında durulmalıdır. Camilerimize Kur’an-ı Kerime yönelik saldırıların, nefret söylemlerinin önü alınmalıdır. İslam karşıtlığı bireysel ön yargılardan çıkarak, siyaset medya kamusal hayatta etkili oluyor. Halbuki Müslümanlar uzun yıllar Yahudi Hristiyanlarla birlikte yaşadı. Hiç kimseye dininden ötürü nefret söylemi olmadı.
İİT bünyesinde üye ülkeler arasında oluşan kurumlar, daha etkin bir şekilde hareket edecektir. Müslüman diasporaların haklarını koruyacaktır. SESRIC üye ülkeler için veri üretmek politika araştırmalarına destek sunuyor. Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi ‘Müslüman Ülkelerin Küresel Diaspora Projesi’ incelenmesini yapıyor. Maarif Vakfı, Yunus Emre Enstitüsü, DEİK, YTB ilişkileri güçlendirmeye çalışıyor.
Bugün daha adaletli bir Dünya için çalışacağız. Mazlumların yanında yer alacağız.
Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, bedeli ne olursa olsun Hakkın yanında olacağız. Hakikati gür sesle haykırmaya devam edeceğiz’ dedi.
Biz bu toplantıya SESRIC tarafından davet edildik. SESRIC daha önce tanıdığımız, faaliyetlerini takip ettiğimiz bir kurum. Başında yönetici olarak Türkiye’de Aile Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı yapmış, Sayın Zehra Zümrüt Selçuk Hanım var. Kendisi idareciliği yanında, İslami hassasiyetleri olan bir kişilik. Bu kurumda güzel işler yapılıyor.
Programda Uluslararası İslam Bilim Teknoloji Üniversitesi Rektörü Sayın Prof. Dr. Mehmet Görmez ve Rektör Yardımcısı Sayın Prof. Dr. Mehmet Paçacı, İslam Kültür Sanat Araştırma Merkezi IRCICA Direktörü Sayın Prof. Dr. Mahmud Erol Kılıç, Kadın Demokrasi Vakfı KADEM Yönetim Kurulu Üyesi Sayın Dr. Sevim Zehra Kaya ile konuştuk.
SESRIC ve YTB genç kadroları sürekli koşturdular organizasyonun iyi olması için gayret ettiler. Özellikle SESRIC’den Nilgün Lale Hanım, Ali Fahd Beye teşekkür ediyorum.
Toplantıda aşağıdaki hususlar görüşüldü;
A-İslamofobi ile Mücadele Yapılması,
B-Filistin ve Gazze’deki Durum Karşısında Müslümanların Ortak Hareket Etmesi,
C-Anavatanlarla Diaspora Etkileşimi Sağlanması, Hakların Korunması,
D-Kültürel Bağlar ve Uluslararası Öğrencilerin Diasporadaki Yerleri.
Forum sonunda, Müslüman Diasporaları Deklarasyonu kabul edildi.
Bize göre faydalı bir toplantı oldu ve güzel çalışmalar ortaya çıktı. Bu vesileyle, dostlarla tekrar bir araya geldik.
Beraberce İslam’ın Meselelerini, konuşma imkânı elde ettik.
Dünyanın farklı coğrafyalarından katılım yapan, Müslümanlarla kardeşlik havasını teneffüs ettik.
*Birlikte Namaz kıldık.
*Birlikte Yemek yedik.
*Birlikte Projelerimizi ve Hedeflerimizi değerlendirdik.
Ben bu toplantıda görüşme yaptığım iki Müslüman kardeşimle, aramızda geçen konuşmaları özetle paylaşacağım inşallah.
1-Afganistan Büyükelçiliğinde görev yapan Afgan Masume Hanımla, şu konuları konuştuk;
Kendisi Ankara İlahiyat Fakültesinde öğrenim görmüş. Türkiye’yi çok seviyor. Afganistan Müslümanlarının haline üzülüyor.
‘Afgan Müslümanlar yıllarca Rusya ve Amerika’ya karşı mücadele ettik, ama daha sonra birbirimize düştük’ dedi.
Dünya üzerinde Müslümanların birlik olması, birbirini sevmesi, kafirlerin karşısında güçlü olması lazım’ diye düşünüyor.
Yine Türkiye’nin ve İslam Dünyası’nın önemli meselelerinden birisi olan, Evlilik Aile hususunda ve yapılan algı operasyonları sonucunda, evlenmek sanki kötü bir şeymiş gibi lanse edildiğini, Dünya Müslümanlarının nüfusun artması gerektiğini konuştuk.
Bilimde teknolojide daha ileri gitmek, askerî açıdan güçlü olmak gerektiğini, çok çalışarak ve Allah, Resulullah aşkını referans alarak, başaracağımızı ifade ettik.
2-D 8 İstanbul Genel Sekreterlikte görev yapan Malezyalı Syafik Beyle, şöyle sohbet ettik;
Yemek esnasında masamıza ayran geldi. Misafirler; ayran kefirden mi, yoksa yoğurtan mı yapılıyor? diye merak edip sordular. Biz de ayranın yoğurttan ve Türklere mahsus bir içecek olduğunu söyledik.
Ayrıca Hac görevimiz esnasında Mekke’yi Mükerrem’e ziyaretinde, Malezyalı Müslüman kardeşlerimizin Kâbe’yi grup halinde tavaf yaptıklarını ve çok sempatik olduklarını ifade ettik.
Biz; ‘Malezyalıları sevdiğimizi, söyledik’. Malezyalılar da; ‘Türk kardeşlerimizi seviyoruz’ dediler.
Hep birlikte; Allah için bütün Müslümanlar olarak, birbirimizi sevelim. Küfrün karşısında birlik ve beraberlik içinde duralım; diye mutabakat sağladık.
Özellikle, D 8 Mevzuunda rahmetli Erbakan’ı hatırladım. Hocamız ufku geniş ve samimi bir Müslüman olarak, ömür boyu mücadele etti. Sağlığında kıymeti bilinmese de şimdi her kesimden insan yaptığı güzel işlerden dolayı, onu rahmetle anıyor. Maalesef, 28 Şubat Süreci sonucunda yara aldı ve yapmak istediği işler yarım kaldı.
Ancak onun projelerini, Tayyip Bey hayata geçirdi ve şimdi çok büyük hizmetler yapıyor.
Sayın Cumhurbaşkanı da fedakâr, samimi bir Müslüman. İslam Dünyası ve Türkiye’ye hizmet için gayret ediyor. Bugün Diplomaside gelinen nokta, onun gayret ve becerikli politikalarıyla ortaya çıkan başarılı neticelerdir.
Ama başta Filistin ve Doğu Türkistan olmak üzere, Dünya üzerinde Müslümanlar mazlum durumda ve zulme uğruyor.
Emperyalizm ve Siyonizm ise; kana, işkenceye, soykırıma doymuyor, sömürüye devam ediyor.
Malum Osmanlı Dünya coğrafyasından çekildiğinden beri, beynelmilel sömürü düzeni, meydana gelen boşluğu doldurdu ve adaletsizlik yapıyor.
Bizlerin buna rağmen; dik durmamız ve zulme karşı mücadele etmemiz lazım.
Mekke Savunma Anlaşması; bu anlamda atılmış bir adım olarak, değerlendirilmelidir.
Evet, Küfür Güçten Anlar!
Evet, bizim kuru bir cihangirlik hevesimiz kavgamız yoktur, ancak kudretli olmak mecburiyetindeyiz.
Evet biz, adalet, sevgi ve barış istiyoruz.
Netice biz, Müslümanlar olarak, bir araya gelmek ve güçlü olmak istiyoruz.
1.ST MUSLIM DIASPORA FORUM hayırlara vesile olsun diyor, emeği geçenleri tebrik ediyoruz.







