--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ertuğrul Özkök'ün ‘Diktatör Franco’ kurgusu ve Erdoğan

Yücel Kaya
Yücel Kaya
9

Ertuğrul Özkök'ün ‘Diktatör Franco’ kurgusu ve Erdoğan
YÜCEL KAYA  

Türk basın tarihine geçen bazı manşetler vardır. Bunlar yalnızca haber değildir. Bir dönemin medya anlayışını ve siyasi refleksini de yansıtır. 

Bu manşetlerin önemli bir bölümünün altında, Ertuğrul Özkök'ün genel yayın yönetmenliğini yaptığı Hürriyet gazetesinin imzası vardı. 

2008 yılında TBMM, üniversitelerde başörtüsü yasağını kaldıran Anayasa değişikliğini 411 milletvekilinin oyuyla kabul etti. Demokratik ülkelerde böylesine güçlü bir uzlaşma, milli iradenin tecellisi olarak görülür. Ancak Hürriyet ertesi gün şu manşeti attı: 

"411 el kaosa kalktı." 

Sandığın ortaya koyduğu iradeyi "kaos" olarak niteleyen bu manşet, yıllarca vesayetçi medya anlayışının sembolü olarak anıldı. 

1999 yılında ise Ahmet Kaya'nın Kürtçe albüm hazırlayacağını açıklamasının ardından Hürriyet bu kez "Vay Şerefsiz" manşetiyle çıktı. Ahmet Kaya’yı linç eden o başlık da medya tarihinin en tartışmalı manşetlerinden biri olarak hafızalara kazındı. 

28 Şubat sürecinde de Hürriyet, Muhtıralarla siyasete yön vermeye çalışan paşaların yayın organı gibi hareket etmeye devam etti. 

Değişmeyen refleks 

Aradan yıllar geçti. 

Türkiye değişti. 

Siyaset değişti. 

Medya değişti. 

Ancak Ertuğrul Özkök'ün tartışma oluşturan çıkışları hiç değişmedi. 


Son açıklamasında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı, İspanya'nın faşist diktatörü Francisco Franco üzerinden vurmaya çalıştı. 

Franco'nun ölümünden sonra İspanya'da rejimin değiştiğini anlattı. Ardından bugünkü sistemin Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın şahsı üzerine kurulduğunu, Erdoğan'dan sonra da değişeceğini ileri sürdü. 

Bu sözler haliyle kamuoyunda büyük tartışmalara neden oldu. 

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı da Özkök hakkında "Cumhurbaşkanına hakaret" suçlamasıyla resen soruşturma başlattı. 

Fakat asıl tartışılması gerekenin soruşturma değil, bu benzetmenin kendisinin olduğu gözlerden kaçtı. 

Franco ile Erdoğan arasında benzerlik var mı? 

Franco, seçilmiş yönetime karşı yapılan askeri darbenin ardından çıkan iç savaşın galibi olarak iktidara geldi. 

İspanya da; 

Yaklaşık otuz altı yıl boyunca seçim yapılmadı. 

Muhalefet yasaktı. 

Kendisini eleştiren bir gazetenin kurulmasına asla izin vermedi. 

Yüz binlerce muhalif yargısız infaz uygulanarak hapse atıldı zindanlarda çürütüldü. 


On binlerce muhalif kurşuna dizilerek idam edildi. 

On binlerce çocuk ailelerinden koparılarak başka ailelere verildi. 

Franco, halkın oyuyla değil, silahın gücüyle iktidarda kalmıştı. 

Kısacası Francisco Franco, Mussolini gibi, Hitler gibi bir diktatördü. 

Recep Tayyip Erdoğan ise 2002'den bu yana yapılan seçimlerle iktidara geldi. 

2002... 

2007... 

2011... 

2015... 

2018... 

2023... 

Türkiye'de seçimler yapıldı. 

Muhalefet partileri faaliyetlerini rahatlıkla sürdürürken Erdoğan; 

Silahının gücüyle değil, halkın sevgisini kazanarak, oylarını alarak iktidara geldi. 

Cumhurbaşkanı oldu. 

Bu tablo ile Franco İspanyasını aynı kefeye koymak tarihsel açıdan son derece zorlama bir benzetmeydi. 

Özkök gerçekten buna inanıyor mu? 

Her ne kadar zaman zaman kamuoyunda alışılmışın dışında görüntüler vermeyi seven, örneğin ağaç dalına tutunarak bir şempanze gibi muz yediği fotoğraflarıyla gündeme gelen bir isim olsa da, Ertuğrul Özkök'ün yaptığı Franco-Erdoğan benzetmesinin tarihsel olarak doğru olmadığını bildiğini düşünüyorum. 

Çünkü Özkök, İspanya tarihini de Türkiye'nin yakın siyasi tarihini de bilmeyecek bir isim değildir. 

O halde neden böyle bir benzetme yaptı? 

Bunun cevabı tek kelimedir: 


Algı. 

Konuşmasının en dikkat çekici yönü, Franco ile Erdoğan arasında tarihsel bir benzerlik kurması değildi. 

Asıl dikkat çekici olan, "Diktatör Franco" ve "Erdoğan" isimlerini aynı cümlede buluşturması ve kamuoyunda tartıştırmasıydı. 

Çünkü iletişimde bazen asıl amaç, benzetmenin doğru olması ya da olmaması değildir. 

Asıl amaç, iki kavramı insanların zihninde yan yana yerleştirmektir. 

Özkök bunda başarılı oldu. 

Bir kavramı sürekli başka bir isimle birlikte kullanırsanız, zamanla biri diğerini çağrıştırmaya başlar. 

"Diktatör Franco, Diktatör Erdoğan!" gibi. 

Yıllardır bazı köşe yazarlarının, bazı sanatçıların, gazetecilerin ve bazı akademisyenlerin Cumhurbaşkanı Erdoğan ile "diktatör" kavramını aynı cümlelerde tekrar etmesi de bu açıdan dikkat çekicidir. 

Özkök'ün Franco benzetmesi de bu zincirin yeni halkasıdır. 

Bu kez doğrudan "diktatör" demek yerine, Avrupa tarihinin en bilinen diktatörlerinden biri üzerinden aynı çağrışım kurulmaya çalışılmıştır. 

Bana göre mesele tarih değildir. 

Mesele Franco da değildir. 

Mesele, kamuoyunun zihninde “Diktatör Erdoğan” çağrışımını üretmektir. 

Bu nedenle Özkök'ün sözlerinde tartışılması gereken asıl nokta, Franco benzetmesinin doğru ya da yanlış olması değildir. 

Asıl mesele, tarihsel gerçeklikle bağdaşmayan bir benzetme üzerinden nasıl bir algı oluşturulmak istendiğidir. 

Çünkü bazen kelimeler, anlatmak için değil; zihinlere yerleşmek için seçilir. 

Ertuğrul Özkök'ün “Diktatör Franco” kurgusu işte tam da budur. 

Yorumlar

(9)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Aaaa

30 Ağustos 2026 23:41

Bunlar 50 seçime girse kaybetse nedenini sormaz gerçi belediyeleri aldılar ama dost hayatı rüşvet ve yolsuzluk la anlıyorlar işin acı yanı şikayet edenlerin hepsi CHP'li. Ertuğrul zaten postal meraklısı Tayyip'i dindar diye sevmez. Bunlar gavura dost millete düşman

Osmanlı

6 Ağustos 2026 23:18

Özkök eğer diktatör arıyorsa 1923-1950 yıllarına bakabilir.

yasemin

6 Ağustos 2026 19:58

Ekonomimiz çok iyi idi faizler ilk defa bu kadar düşüş göstermişti ne oldu?????? GEZİ OLAYLARI GEZİ ZEKALI GERİCİ YOBAZ HEYKELCİLER 80 yılda 0 yatırım Savunma sanayii yok EŞŞEK heykeli tarım hayvancılık ulaşım savunma sanayi zanneder 80 yılda EMBESİLLER maaşı EŞŞEK heykelinden alacak tarım hayvancılık ulaşım savunma sanayi yapay zeka robotik kodlama bilişim teknolojileri yok Din ahlak yok EŞŞEK çıplak heykeller dudak heykeli yapınca çağdaş oluyorlar açık giysi Embesil kafalılar

Bir

6 Ağustos 2026 19:53

Ekonomimiz çok iyi araba mı yiyiyor bu millet lüks arabalardan geçilmiyor kadınların altındaki arabalara bak çocukların altında kalın tekerlekli bisiklet MAŞALLAH 20 yıl öncelerine baktığımda Türkiye'nin en zengini hanım kına gecesine götürecek kasket taktığını söylerdi erkek gibi gözükmek için İstanbul'da tanınmış bir fabrikanın sahibi kızları araba kullanırdı şimdi öyle mi????

Bir

6 Ağustos 2026 19:47

Tek partili dönemde yapmadıkları Zalimlik kalmamıştır ülkemde daha hala sürüyor siyon itler kendi özelliklerini karşısındakine söyler en önemli özelliklerinden biridir diploma örneğinde olduğu gibi daha hala resim heykel koruma kanunu var DİNİ MİLLİ değerlerimize koruma kanunu YOK kenan evrenin anayasasını kabul etmiyorum yıllardır Niye değişmez bu anayasa yeter artık 5816 dan bir yılda 80 bin kişi yargılanmış yuhhhh yaaaa yuhh mahkemelerin işi Yok mu milletin davası yıllarca sürüyor bu Diktatörlük Ecdadımızın topraklarında Ecdadımızın kemiklerini sızlatamazlar Ecdadımızın katilleri kahraman gösterilmiş yalan Tarihle oyaladılar VEBAL NECİP MİLLETE ihanettir cumartesi günü YAHUDİLERİN pazar hıristiyanlığın dini tatil gününü vermişler İslamiyet'in dini tatil gününü YASAKLANMIŞ bunun bayramını kutluyoruz GÜLÜNÇ embesil mi idim kutladım geç öğrendim geç algıladım gençler ne yapsın ermeninin yazdığı yalan Tarihle oyaladılar VEBAL NECİP MİLLETE ihanettir gerçek Tarihimizi öğrenmek HAKKIMIZDIR DEVLETİMİZDEN BEKLİYORUZ

Tunç

6 Ağustos 2026 14:18

Reis keşke diktatör olsaydı. Toplumun huzurun kaçıran, postal yalayıcı böylesi müptezellere haddini bildirirdi.

Ömer

6 Ağustos 2026 13:39

Ya şunu anlamıyorum tamam hakaret olmasın da , adı sanı unutulmuş birisi çıkıp diktatör diyor desin ne olacak kimin umurunda iki gün sonra unutulup gidecek . Bu adam kim ki ? Üzerinde durmaya hatta muhatap almaya bile değmez . Mahkemede mağduru oynayacak gündemde kalacak bizim gibi işsiz güçsüzler de oyalanacak bu kadar .yani diyorum ki fazla hassas olunmamalı ekonomiyle ağırlık verilmeli boş şeylerle uğraşıyoruz .

145319

6 Ağustos 2026 12:04

Özkök ve onun gibi düşünen gezi zekalılar bu bilmiyorlar veya bilmek istemiyorlar türkiye eski türkiye değil yüce müslüman TÜRK MİLLETİ ve DEVLETİ eşli millet değil zannediyorlarki bizim dediğimiz okunuyor okunmuyor gezi zekalar siz öyle sanıyorsunuz yüce müslüman TÜRK MİLLETİ akillandi ve eğitimli oldu sen ancak gezi zekalılari ve dubarayi kandırırsın

Dertli

6 Ağustos 2026 01:40

Turkiye özgürlükler ülkesi.. Adalet tıkır tıkır işliyor..ekonomi uçuyor zaten.Avrupa bizi kıskanıyor..

Yücel Kaya Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle