Adidas’ı boykota kendimizden, Milli Takımlardan başlayalım…
Adidas’ın ampute edilen bireylere yönelik reklam kampanyasında eski İsrail askeri kullanmasına karşı protestoları devam ediyor.Duyarlı vicdanların bu ‘ayaklanması’ nasıl olmasın ki. Bir asır önce başlayan siyonist İsrail soykırımı, 2023 Ekim ayında hız kazanarak, işgal-katliam-soykırım-abluka-yaralama-ölümler bugün olmuş halen devam ediyor.
Müslüman coğrafyasında sadece on binlerce çocuk ve kadın hayatını kaybetmiyor. Yüz binlerce masum insan yaralanıyor. Bu vahşice saldırılarda, binlerce uzuvlarını kaybedenler arasında çocuklar da yer alıyor. Alman spor giyim markası Adidas’ın reklam kampanyasında katil sürüsünden İsrailli bir teröristi oynatmasına, uzuvlarını kaybeden Filistinliler haklı olarak “Biz, sizin reklam-tanıtımızın neresindeyiz?” diye sormadan edemiyor…
Tüm dünyanın gözü önünde gerçekleşen, belki tarihin hiçbir döneminde bu denli uzun, acımasız ve aşağılık, insanlık dışı bir uygulama görülmedi. Katil sürüsü İsrail’in bu uygulamaları hiç bitmeyecekmiş gibi de devam ediyor. Siyonist anlayışın Müslümanlara yaşattığı bu vahşette yalnız olmadığını görüyoruz. ABD başta olmak üzere, Almanya, Fransa, İngiltere, İtalya gibi ülkelerin bu soykırım ve katliamda İsrail’in yanında olduğunu görüyoruz.
Alman hükümetinin Gazze’ye soykırım uygulayan İsrail’e yönelik 800 milyon avro değerinde askeri teçhizat sevkiyatına onay vermesi, bunun son örneği. İşgalcilerle aynı safta olan Alman markası Adidas’ın bugün soykırımcı İsrail’in tetikçisi askerleri ‘reklam’ yüzü olmaları hiçte boşuna değil…
TBMM BAŞKANI KURTULMUŞ’UN ‘ADİDAS’A BOYKOT ÇAĞRISI
Alman patentli Adidas markası TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş’un da gündemindeydi. Adidas reklamı için ‘Bu büyük utanç, uluslararası alanda hepimize yeter’ sözlerini sarf eden Kurtulmuş, “Görüyoruz ama elimizi uzatamıyoruz. Duyuyoruz ama yetişemiyoruz.
Dünyanın herhangi bir yerinde ampute edilmiş birisini İsrail askerinin reklamı üzerinden gündeme getirenler, Filistin’de ayakları, kolları kesilen on binlerce çocuktan bahsedemiyor. Bu utanç uluslararası alanda hepimiz için yeter, artar bile” derken, hiç kimsenin eli kolu bağlı süreci seyretmek gibi, vicdan yaralayıcı duruma düşmemesi gerekir. Meclis başkanımızın, İsrailli katillerin yanında olduğu ve boykot edilmesi gereken adidas markasına dikkat çekerken, bugün o markanın ‘adidas’ markasını Milli Takımlar, Spor Federasyonları ve Spor Kulüplerimiz başta olmak üzere herkes tarafından boykot çağrısının yerine getirilmesi, bu hususta takibinin yapılması ‘söylenen sözün, söylendiğiyle kalmaması’ adına önem taşıyor.
Bu konuda Gençlik ve Spor Bakanlığı, Spor Genel Müdürlüğü ve devletin ilgili üst makamlarının takipçisi olması önem taşıyor…
AVRUPA ŞAMPİYONU VOLEYBOLCULARIN
2031 YILINA KADAR SPONSORU ADİDAS…
İsrail’in Flistin’de yaptığı soykırımı gerçekleştirdiği reklam filmiyle aklamaya çalışan Alman kökenli spor giyim markası Adidas markasının, Avrupa’da şampiyon olan bayan/kadın voleybolcuların da sponsor olduğunu görüyoruz. TBMM Başkanımız Numan Kurtulmuş’un bile adidas markasının yaptığı reklamın ‘vicdan yaralayıcı’ olduğunu belirtirken, Voleybol Federasyonun (TVF) adidas markasıyla 2031 yılına kadar sözleşmesi olduğunu görüyoruz.
Bu sözleşme bize “Bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” deyimini hatırlattı. Her türlü çağrıyı yaparken, çağrının sözde kalmaması önem taşıyor. Başka manada/türlü, insanlarla dalga geçmekten başka bir manaya gelmeyecektir. Sonra diyeceğiz, ‘Bizler İslam kültüründen, örf anane, gelenek ve göreneklerden neden uzaklaştık?’ Müslüman kanı akıtan katil sürülerine sponsor olan adidas ve benzeri markaların daha çok satılması için reklam ve tanıtımına katkı sağlarsanız, İsrail’in İslam coğrafyasında akıttığı kan ve işgale, işlenen cinayetlere katkı sağlamış olursunuz. Bunun bir başka ifade-tarifi, duyarsızlığı görmemezlikten gelme gafletiyle birlikte, cinayetin ortağı olursunuz…
ADİDAS GİBİ MARKALARIN DESTEĞİYLE
KATLEDİLEN 20 BİNDEN FAZLA ÇOCUK…
Sadece Milli Takım, Kulüpler, Sporcular mı giyiyor Adidas marka ayakkabı-tişort-forma-eşofman v.b. kıyafetleri? Kendimiz, giymeye meyilli olunan ayakkabı ve tişört, mont gibi spor kıyafetlerine dikkat kesilelim. Her iki üç kişiden birisinin üzerinde bu kıyafetlerden görürseniz, şaşırmayalım. Çünkü bu durum adeta, duyarlılığımızın rafa kalkmış hali. Çünkü yaşananlardan gerekli dersi çıkaran değil, çok çabuk unutan veya menfaatimize nasıl geliyorsa öyle hareket eden bir toplum olma yolundayız, ne yazık ki.
Arkadaşın üzerinde boykot malını görüp hatırlattığımızda, ‘Daha dayanıklı, daha uzun süre kullanıyorum’ sözüyle, İsrail silahlarıyla hayatını kaybeden 20 binden fazla çocuk geliyor gözümüzün önüne. Onlar, siyonist acımasızlığı-caniliğiyle, daha çocukluğunu bile yaşamadan, veda edip gidiyorlar. Ömürleri, boykot ürünü kadar uzun olmuyor. Bunun bir başka anlamı, düşmanımızı kendi ‘ellerimizle’ besliyoruz. O markalar için konuştuğumuz, ‘Benim o kadar paramla bir şey olmaz’ dediğimiz konu, işleyen zamanla siyonistlerin güçlenmesi, İsrail adı altında Filistin ve diğer İslam ülkelerinde vahşet yaşatmasına neden oluyor.
Sonra hayıflanıp, boykot çağrısı yapacağız. Katılıp, katılmama konusunda da tereddüt edecek kadar, içler acısı bir duruma düşeceğiz, öylemi!.!
GAZZE’DE BİNLERCE UZUV KAYBI VAR
İsrail’in Gazze’de savunmasız Müslümanlara karşı gerçekleştirdiği insanlık dışı, acımasızca vahşettin neticesinde, çoğunluğu çocuk binlerce masum insan uzuvlarını kaybetti.Siyonistlerin ağır silahlarıyla ateş çemberi içinde ayakta kalmaya çalışan Filistinli sporcular, Almanya spor giyim şirketi Adidas’ın ampute bireylere yönelik reklam kampanyasında eski İsrail askerinin kullanılması, ‘mağdurları görmeyip katilleri öne çıkarmasına yönelik tepkileri-boykotları, Anadolu Ajansından (aa) şu sözleri paylaşmak istiyoruz; “Filistin Ampute Futbol Federasyonu Başantrenörü Halid el-Mebhuh, AA muhabirine yaptığı açıklamada, “Bu büyük bir utanç.
Adidas’ın reklamı Filistinliler ve Gazzeliler olarak bizim için bir hakarettir.” İsrail’in saldırılarının takımda yer alan kadın ve erkek sporcuların uzuvlarını kaybetmesine neden olduğunu, Gazze’deki spor altyapısını da yok ettiğini belirten Mebhuh, Adidas’ın İsrail’i kınamak yerine askerlerini tanıtım kampanyalarında ödüllendirmeyi sürdürdüğünü söyledi. Gazze’de çok sayıda uzuv kaybı vakası bulunduğuna dikkati çeken Mebhuh, “Bu mağdurları destekleyen, onların spor yoluyla topluma yeniden kazandırılmasına yardımcı olan insani bir tutum bekliyorduk.
Bunun yerine işgalle (İsrail ile) normalleşen ve mağdurların duygularını inciten felaket niteliğinde bir adım atıldı.” ifadelerini kullandı. Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) Mayıs 2026’da yayımladığı tahminlere göre, Ekim 2023’ten bu yana Gazze’de 5 bin 161 ile 6 bin 710 arasında uzuv kesilmesi vakası yaşandı. DSÖ, Gazze’de yaklaşık 43 bin kişinin hayatını kalıcı biçimde değiştirebilecek yaralanmalar geçirdiğini, bunların yaklaşık 10 bininin çocuk olduğunu ve ciddi uzuv yaralanmalarının sayısının 22 bini aştığını bildirdi...”
GAFLET UYKUSUNDAN UYANMA VAKTİ
Tüm bunları söylerken Peygamber Efendimizin, toplumsal sorumluluk ve kötülerle mücadele adına şu sözü-hadis-i şerifi geldi aklımıza “Kim bir kötülük görürse, onu eliyle değiştirsin. Şayet eliyle değiştiremezse, diliyle değiştirsin. Diliyle değiştiremeye de güzü yetmezse, kalbiyle düzeltme cihetine gitsin ki bu imanın en zayıf derecesidir.”
İslam’ın ipine (Kur’an ve Sünnet) sımsıkı sarılmak ve Müslümanca yaşamamız önem taşıyor. Asırlar önce söylenmiş yaşanmışlığın yansıması olan özlü sözlerden birisi olan ‘Tok, açın halinden ne anlar.’ sözü,içinde bulunduğumuz zaman diliminde de geçerliliği koruyor. İsrailli zalimlerin kısıtlamalarıyla akşam aç yatıp, sabah ise bırakın aç veya tok kalkmayı, siyonist katillerin saldırılarıyla uyanıp uyanmayacağı belli olmayan Filistinlilerden bahsediyoruz. İşte böyle bir süreci ‘imanın en zayıf derecesi’ olan kalbimizle, düzeltme yoluna gidiyoruz. “De ki: ‘Kulluğunuz ve niyazınız olmasa Allah size ne diye değer versin!” (Furkân Süresi-77) ayet-i kerimesine sığınıyoruz. Allah (cc) bizleri gafletten uyananlardan eylesin inşallah…







