Serkan Bayram:
Türkiye'yi dünyaya tanıtan bir isimdir: Serkan Bayram
Hukukçu, yazar ve vekil olan Serkan Bayram, Türkiye'yi dünyaya tanıtan bir isim olarak bilinmektedir. Çocukken buğday tarlasındaki yangında büyük bir felaket yaşayan Serkan Bayram "Tek parmağı ile yaşama tutunarak bugünlere gelmiş gençliğin rol modeli." Serkan Bayram'ın "Buğday Tanesi" romanı sinemaya uyarlanmış, dünya dillerine çevrilmiş birçok yerden ödüller almış. Aynı zamanda Türkiye'deki milyonlarca engellinin sesi olmaya devam eden icraatçı bir vekil. Keşke Sayın Cumhurbaşkanının vekilleri hepsi böyle çok üretken isimler olsa... İnternete girdiğinizde Serkan Bayram'ın, devletine, milletine bağlı birçok konuşma ve mesajlarını okuyacaksınız. Bu bağlamdan yola çıkarak, Serkan Bayram'ın mesajlarını şu şekilde paylaşmak mümkündür: 1-Serkan Bayram: Uzun yıllar AK Parti'ye sahada emek vermiş bir hukukçu olarak, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a karşı her daim sevgisi ve muhabbeti devam etmiş ve etmektedir. 2-Serkan Bayram: "Hiç kimse Sayın Cumhurbaşkanımızın 25 yıllık emeğini tüketmeye hakkı yoktur." 3- Serkan Bayram: "Bir AK Partili olarak, partim için gece gündüz çalışmaya gayret gösterdim ve göstermeye devam edeceğim. Ayrıca kimseden bir beklentim de yoktur" diyor. Ve kimse ile de polemiğe girmiyor.
Vatandaş Oylarını Erdoğan'ın Şahsına Veriyor:
Büyük kalabalıklar, büyük kitleler oylarını Erdoğan'ın şahsına veriyor. Bunu teşkilatların yöneticileri de çok iyi biliyor. Bundan dolayı halkın sevgisi ve halkın desteği öncelikle Erdoğan'a yöneldiğini hatırlatmak gerekir. Vatandaşa seçim zamanı soruyoruz: "Oyunuzu kime vereceksiniz." Cevap: “Oyumuz Tayyip Erdoğan'a" deniliyor. Yani Erdoğan'a yönelen bu muhabbet ve sevgiye ilgili mensuplar da dikkat etmelidir. Bu sevgi bu coşku 25 yılın bir karşılığıdır. Bu sevgiye, bu emeğe sahip çıkılmalı.
Serkan Bayram kimseye hakaret etmiyor ki..
Hukukçu kimliği olan bir vekil kamuoyundaki olayları dile getiriyor ve kimsenin şahsına hakaret etmiyor. Sadece Cumhurbaşkanımızın emekleri zayi edilmesin diyor. Yani "25 yıllık emekleri tüketmeyin" ana fikirli cümleler neden farklı şekilde dile getiriliyor. Anlamak mümkün değil? Birleştirici, uyarıcı sözlere her daim kulak asılmalıdır.







