Fethi Gemuhluoğlu’nun gerçekleşen hayalleri
Hayalleri olmayanların heybesi olmaz. Hayalleri olmayanların yarına dair düşünce, fikir, amel ve eylemleri de olmaz. Tüm hayalleri, mide ve cüzdanlarının dolması üzerinedir.
Bu manada iki tür insan vardır. Biri Habil, diğeri Kabil. Habil iyiliği, Kabil kötülüğü temsil eder.
Habiller iyilikler üzerine hayaller kurarken, Kabiller iyiliklere düşmanlık etmek üzere oyun kurarlar. Dünyadaki kavganın temelini iki tür insan teşkil eder.
Geçtiğimiz Pazar günü Habil’in karakterinin yolundan ve izinden giden, gittiği yol ve izler üzerinde iyi insan yetişmesi için ömrünü hibe eden bir ismi andık. Fethi Gemuhluoğlu.
Hayatı boyunca kimin omzuna dokundu, kimin elini tuttuysa, o kişinin yüreğine iyiliğin mührünü vuran bir insan.
•
Kültür Bakanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığının “iyiliğe fener” tutmak üzere hazırladığı programda, Fethi ağabeyin düşüncelerinde buluştuk.
Nerede buluştuk? Tam da Fethi Bey’in ruhuna uygun bir yerde. Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi’nin Sultanahmet’teki tarihi binasının salonunda.
İstanbul’un kalbinde bulunan bu bina hakkında şu kısa özeti geçelim.
1883 yılında II. Abdülhamid tarafından Yüksek Ticaret Mektebi Âlisi olarak inşa edilmiş. Cumhuriyet döneminde, İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi olarak vazife görmüş. Son yıllara kadar Marmara Üniversitesi’nin Rektörlüğüne tahsis edilmişti.
Şimdi ise Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi olarak ülkemize ve dünyaya büyük hizmetler yapacaktır.
Biliyorsunuz üniversitenin rektörü İslâm âlimimiz Prof. Dr. Mehmet Görmez Hocamızdır. Sözümüz iyilik üzerine ya, üniversitenin bir güzel de genel sekreteri var.
Prof. Dr. Salih Kesgin. Rabbim yollarını açık eylesin. Tam de Fethi Gemuhluoğlu’nun hayal ettiği kimselerden oluşan bir kadro.
•
Bilenler bilir bilmeyenler için bir kere daha deklare edelim. Fethi Gemuhluoğlu demek, “dost” demektir. Neye dost?
Allah’ın insanoğlu ve tüm kâinat için yarattığı her şeye dost olmakla birlikte, onların yaşaması ve muhafazasına sağlayacak insana dost.
Programın açılış konuşmasını yapan YTB Başkanı Abdülhadi Turus; “Fethi Bey’in hayatını ve dostluk üzerine sohbetlerini okuyunca gördüm ki, Fethi ağabey yıllar ötesinden Yurtdışı Türkler ve Akraba Toplulukları Başkanlığını tarif etmiş” dedi.
Gerçekten de öyle. Tanıştığı, konuştuğu her insan da mutlak bir cevher bulan Fethi ağabey; bugün siyasette, edebiyatta, akademide, ekonomide, kültürde, aklıselim sahibi kim varsa dokunmuş.
YTB tarafından yayınlanan kitap, İngilizce ve Türkçe olarak yayınlanmış. Tercümesini Prof. Dr. Nurulullah Koltaş yapmış.
Kitap ve Fethi ağabey üzerine konuşmacılardan birisi Türkiye Yazarlar Birliği İstanbul Şube Başkanı Mahmut Bıyıklı idi. Diğer isim Fethi Bey’le öğrencilik yıllarında yolu kesişen Prof. Dr. Nabi Avcı Hoca idi.
•
Ezcümle Fethi ağabeyden gelsin:
“Alnı secdeli Müslüman çok. Gönlüyle secde eden lazım bize”.







