--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Pişman olan yok

Ali Akben
Ali Akben
0

Değerli okurlarım; Haziran 2001’de gösterime giren Kod Adı Kılıçbalığı filminin ana temasında, ABD’de 11 Eylül İkiz Kulelere yapılan saldırı var.

Film gösterime girdiğinde izleyenlerin aklının ucundan bile geçmeyen ve sadece senaryo olduğu düşünülen sahnelerin 11 Eylül günü gerçekleşmesi ile olanlar oldu ve bu film üzerinden yapılan yorumların ortak paydasında, ABD derin devleti ile siyonistlerin kötücül emelleri çıktı.

Bu menfur saldırı bahane edilerek, başlatılan haçlı seferi ile Müslüman Müslümana kırdırtıldı. Afganistan, Irak işgal edilerek, İslam toprakları üzerinde proje üzerine projeler üretilerek, cirit atıldı. İslam ümmeti tarumar edildi ve halen de bu proje devam etirilmeye çalışılıyor ama çok şükür Türkiye eski Türkiye değil.

Darmadağın edilen ümmetin birlik ve bütünlüğü için var gücü ile çalışan bir devletimizin olması takdire şayan.

2007 yılında televizyonlarda yayınlanmaya başlayan Kurtlar Vadisi Pusu dizisindeki senaryolardan yola çıkılarak bugün faili meçhul katliamlar dahil çok sayıda yaşanmış nahoş olayın yeniden gündem olması ve gizemi halen devam eden birçok karanlığın üzerine gidilmesini önemli buluyorum.

Eski Türkiye günlerinin karanlık dehlizlerinden çıkmaya çalışılan bugünlerde, terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge mottosu ile içerde ve dışarda hergün yeni bir gerçeklikle karşılaşıyor ve yüzleşiyoruz.

Bizzat şahidi olduğumuz 15 Temmuz darbe girişiminden günler önce Kurtlar Vadisi Pusu’da yayınlanan bölümlerde devletimizin bölünmez bütünlüğüne yönelik yapılan plan ve projeler insanın kanını donduracak cinsten.

Subliminal verilen haddi aşan tüm mesajlarla ilgili devletimiz refleksi gereği harekete geçti. Sonuna kadar gidileceğini tahmin ediyorum.

Fetö teröristlerinin amacı belli 15 Temmuz hain darbe girişimi, cumhurbaşkanımızın dirayetli duruşu ve halkımızın canhıraş kararlılığı ile çok şükür saatler içerisinde bastırıldı. Şehidlerimize Rabbim rahmetiyle, merhametiyle muamele eylesin mekanları cennet makamları âlî olsun.

Devletimiz takdireşayan bir titizlikle Fetö teröristlerinin röntgenini çekti ve sap ile samanı ayıklamaya azami gayret göstererek çalıştı, mümkün olan en az hata ile de bugünlere gelindi.

Bizzat darbe girişiminde görevli olanlar bile suçsuz ve masum olduklarını iddia edecek kadar aymaz olan tescilli suçlular kodesi boylarken, masum olanları aklamak için devletin tüm kurumları çalışıyor.

Darbe girişimi üzerinden 10 yıl geçti. Terörist başı öldü ama hücre evlerde gizli toplantılar, haberleşme ağları, para pul ilişkileri, ihanet şebekesinin birlik ve bütünlüğümüzü iğfal etme çabaları acımasızca devam ediyor.

Her şey ayan beyan ortada ama cezaevlerini medrese-i Yusuf görenler ya da cezasını tamamlayarak dışarı çıkmış olanlar da zerre kadar bir pişmanlığın olmamasını anlamakta zorlanıyorum.

Mesleğim gereği halkımızla iç içeyim. Farklı sebeplerle Fetö artıkları ile karşılaştığımda ilk dikkatimi çeken şey pişmanlık duygularının olmaması, amalı fakatlı kelimelerle böylesi hayati bir meseleyi sulandırma gayretlerinde ağız birliği etmişçesine inadım inat durmaları.

Bana daha enteresan geleni ise suçlu ararken aynaya bakmayı unutmaları ya da nankör veya bakar kör olmaları.

Bugüne kadar pişman olan bir Fetöcü görmedim desem yalan olmaz.

Herhangi bir olumsuz eyleminden pişmanlık duymayan çok sayıda psikopat tanırım. Her durum ve şartta kendinden başka haklı olmadığına inanan kendini beğenmiş narsistleri de iyi tanırım.

Fetöcü olmak psikopatlık mı? Narsistlik mi? Yoksa beyni yıkanmış bir aparatlık mı? Sorularının cevabını vermekte ise hâlâ zorlanıyorum.

Devletimiz üç beş koldan düğmeye bastı. Bir tarafta yolsuzlar hırsızlar ve arsızlar, diğer tarafta uyuşturucu tacirleri, irili ufaklı mafya bozmaları ve kara paracılar derken şimdi de dizilerden verilen subliminal mesajlarla işlenen cürümler…

Bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağına ve gitmeyeceğine ben de inanmaya başladım.

Bu haftalık da bu kadar.

Yorumlar

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu siz yazın — yukarıdaki formu kullanabilirsiniz.

Ali Akben Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle