--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

CHP’de ne utanma ne hicap ne de fikir kaldı maalesef

Yücel Kaya
Yücel Kaya
12

CHP’de ne utanma ne hicap ne de fikir kaldı maalesef 

YÜCEL KAYA 

Toplumsal muhalefet, sadece bir hak değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluktur. Bu sorumluluk, ifade özgürlüğünün kutsiyetine saygı gösterirken, ortak yaşamın temelini oluşturan hukuka, ahlâka ve devlet adabına riayet etmeyi de zorunlu kılar.  

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) son aylarda düzenlediği birçok mitingde bu hassasiyetler açıkça ihlal edilmekte; meydanlar yalnızca siyasi söylem değil, şiddet, hakaret ve devletin en üst makamına yöneltilen küfürlerin arenasına dönüşmektedir. 

Taşla gelen muhalefet, küfürle büyüyen kriz 

Yolsuzluk yaptığı iddiasıyla tutuklanan İBB eski Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun cezaevine girmesinin 100. günü bahanesiyle Saraçhane’de yaptığı mitingde yaşananlar, artık sıradan bir gösterinin ötesinde, bir siyasal kültürün krizini yansıtmaktadır.  

Güvenlik güçlerine taş, şişe ve sopayla saldıran grupların yanı sıra, miting alanlarında bu ülkenin Cumhurbaşkanına yönelik açık hakaretler ve ağır küfürler kameralara yansımıştır.  

Bu sadece bir kişi ya da makamın değil, devletin itibarının doğrudan hedef alınmasıdır. 

Hiçbir demokratik toplumda, seçilmiş bir Cumhurbaşkanına alenen küfretmek fikir özgürlüğü olarak görülemez. Bu, özgürlüğün değil, anarşinin ve değer yitimlerinin sesidir. CHP yönetimi ise bu görüntüler karşısında ya sessiz kalmakta ya da "ifade özgürlüğü" kisvesi altında bu gayrimeşru davranışları perdelemektedir. 

Şiddetin kurumsallaşması ve CHP’nin sessizliği 

Kadıköy’de, Taksim’de, Bursa’da ve son olarak Saraçhane’de gördüğümüz tablo ortaktır: bir grup CHP’li eline taş, diline küfür almış; hem güvenlik güçlerini hem devletin başını hedef almaktadır. Ve her seferinde CHP yönetimi ya susmakta ya da bu vandallığı mazur göstermek için soyut söylemlere sığınmaktadır. 

Siyaset, yalnızca iktidar hedefiyle değil; sorumluluk bilinciyle yürütülmesi gereken bir yoldur. Bu bilincin eksikliği, yalnızca seçim sandığında değil; sokakta, miting meydanlarında da kendini gösterir. CHP mitinglerinde yaşanan bu taşkınlıkları önleyecek bir iç denetim ve otokontrol mekanizmasından yoksun görünmektedir. Dahası, bu tarz şiddet eğilimli grupların çoğu zaman partide ödüllendirildiği, teşkilatlar içinde yükseldiği iddiaları da kamuoyunda ciddi bir endişe oluşturmaktadır. 

Bir siyasal hareketin, kendi mitinglerinde Cumhurbaşkanı’na galiz hakaretler edilmesini engellememesi, bunu kınamaması, hatta bazı isimlerin sosyal medyada bu hakaretleri gülümseyerek paylaşması, o yapının ahlaki pusulasını yitirdiğini gösterir.  

Bu yalnızca iktidara değil, millet iradesine de ihanettir. 

Polis iktidarın değil, milletin temsilidir 

Devletin kolluk kuvvetine taşla, şişeyle saldırmak da, Cumhurbaşkanına küfretmek de aynı derecede tehlikelidir. Çünkü her ikisi de aynı zihniyetin ürünü olan bir "meşruiyet reddi" yaklaşımını temsil eder.  

Oysa polis, iktidarın değil milletin güvenliği için vardır. Cumhurbaşkanı da halkın oyu ile seçilmiş meşru temsilcidir.  

Bu gerçekliğe saldırmak, siyasi değil, sistem karşıtı bir eylemdir. 

Eğer muhalefet, hukuk dışı taşkınlığa, küfre ve şiddete sessiz kalıyorsa, artık muhalefet olmaktan çıkmış, başka bir amaca evrilmiştir. CHP yönetiminin bu suskunluğu, radikal sol grupları cesaretlendirmekte, her mitingi bir devlet düşmanlığı gösterisine dönüştürmektedir. 

Demokrasiyi savunmak, önce ahlakla başlar.  

Muhalefet etmek; küfretmek, taş atmak, devleti aşağılamak değildir. CHP, bu çizgiyi her geçen gün daha fazla aşmakta, kendi içindeki vandallığı meşrulaştırarak aslında kendi geleceğini zedelemektedir. 

CHP gerçek bir muhalefet olmak istiyorlarsa, önce Cumhurbaşkanına edilen küfürlerden utanmalı, polise atılan taşlardan hicap duymalı, miting meydanlarını provokasyon alanı değil, fikir üretim alanı hâline getirmelidirler.  

Oysa görünen odur ki; 

CHP’de ne utanma ne hicap ne de fikir kaldı maalesef. 

Yorumlar

(12)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

VIY VIY

7 Ağustos 2025 09:07

Hocam keşke bu savaşı kaybetmemize sebep olanları da yazsaydınız...ülkede hırsızlık, yolsuzluk, torpil, adam kayırma, dolandırıcılik normal hale gelmiş, insanların sadece zihinleri değil umutları yok olmuş...

Celal

4 Temmuz 2025 02:03

Ülkeyi akp yonetiyor CHP değil.

Yasemin

3 Temmuz 2025 22:28

Necip Fazıl Türk'ün Dininden özünden koparmak için kurulmuş PROJE CHP parti değil diyor ki KAYNAK SANSÜRSÜZ TARİH KAYNAK

Yasemin

3 Temmuz 2025 22:27

CHP yüzde doksan sabetaistlerden oluşur kaynak ırk araştırma yazarı Rahmetli Aytunç ALTUNDAL İspanya'nın kovduğu Nazi Almanya'nın yaktığı sabetaistler zalimliklikte sınır tanımıyor FİLİSTİN'DE yapmadıkları Zalimlik kalmamıştır ülkemde de yapmışlar yapıyorlar hiç bir ülkenin kabul etmediği sabetaist göçmenler ataputlarının yolundalar Ecdadımızın katilleri

Ersan

3 Temmuz 2025 21:31

Sen kendine bak once

ADANALI

3 Temmuz 2025 20:54

ÜLKEDE GÖREV YAPAN POLİS TEŞKİLATI MİLLETİN DEĞİL DEVLETİN POLİSİ BUNU GÖREMEYECEK KADAR KÖRMÜSÜN ŞEREFSİZ.

Nalan Akrep

3 Temmuz 2025 16:25

Yapmayın muhterem ülkeyi CHP değil Akp yönetiyor. Sorumluluğu olanlara bir hatırlatma yapsaydınız 24 senedir dini ve milli değerlere bağlı bir kanun niye çıkarılmamış

Sedat X

3 Temmuz 2025 13:13

Sayın yazar, Chp'de hiçbir zaman utanma, hicap ve fikir yoktu ki, kalsın.

Çıkarları için CHP kendi çocuklarını da yer

3 Temmuz 2025 10:57

Chp camiasının bu davranışlarını yadırgamamak lazım. 13 yıl peşinden gittikleri, %48 oy oranı ile destekledikleri, Demokrat Dede, Temiz, dürüst bir insanoğlu, geliyor geliyor Kılıçdaroğlu diye adına beste yaptıkları ismi şimdi aşağılıyor, yüzüne tükürülür diyerek gömüyorlar.

los pollos

3 Temmuz 2025 09:40

cehape ve utanmak kelimeleri yan yana gelemez hocam.

Yücel Kaya Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle