Biz onları Müslüman sanıyorduk! Oy verdik, kitaplarını okuduk, şarkılarını dinledik, filmlerini izledik ama… Bazıları Yahudi dönmesi (Sabetayist) çıktı
Biz onları Müslüman sanıyorduk! Oy verdik, kitaplarını okuduk, şarkılarını dinledik, filmlerini izledik ama… Bazıları Yahudi dönmesi (Sabetayist) çıktı
YÜCEL KAYA
Sabetaycılık, Türkiye’de tarihi bir topluluğun mirası olmanın ötesinde, zaman zaman spekülasyonlara, komplo teorilerine ve siyasi tartışmalara konu olan hassas bir meseledir. Toplumsal şeffaflık eksikliği ve tarihsel süreçlerde oynadığı rol nedeniyle gizli Yahudiler haklı olarak eleştirilerin hedefi olmuştur.
Günümüz Türkiye’sinde dönmelerin, gizli Yahudilerin yani Sabetaycıların yaşadığı ve toplumun önemli yerlerinde faaliyet yürüttüğü bilinen bir gerçektir. Birçok önemli şahsiyet hakkında da ortaya atılan iddiaları, gerekçeleri ile birlikte sizlerle paylaşacağım.
TÜRKİYE’NİN KARANLIK TARİHİ: SABETAYİZM ETKİLERİ
Türkiye’nin yakın tarihi, tartışmalarla dolu bir satranç tahtası gibidir. Bu satrançta, gizli oyuncular arasında Sabetayistler adı sıkça geçer. Bazılarımız bu isimle yeni karşılaşmış olabiliriz; kimileri ise tarihe derinlemesine baktığında onların izlerini hemen fark eder.
Gelin, Sabetayizm etkileri ve bu topluluğun Türkiye üzerindeki iddia edilen rolüne yakından bakalım.
SABETAY SEVİ KİMDİR?
Sabetayizmin kurucusu 17. yüzyıl İzmir’inde doğan Sabetay Sevi adında bir Yahudi’dir. Mesih olduğunu iddia ederek Yahudi mistisizmi ve Kabala’yı öğrencilerine öğretmiş ve bu nedenle Osmanlı devletinin dikkatini üzerine çekmiştir.
Sadrazam Fazıl Ahmet Paşa, Sabatay Sevi'nin tutuklanıp İstanbul'a getirilmesini ister. Sevi, takipçilerine, "Tanrı İstanbul'u fethetme görevi verdi. Bu sebeple gideceğim" der. Takipçilerin gözünde daha da büyür. Hâlbuki tutuklanmış, İstanbul'a getirilip sorgulanmaya başlanmıştır.
HER MEHMET EFENDİ, MEHMET EFENDİ DEĞİLDİR!
Sorguda Şeyhülislam Yahya Efendi, Padişahın imamı Vani Mehmet Efendi de bulunur. "Seni duvara dikip ok atacağız. Eğer gerçekten Mesih isen ok işlemez. Biz de Sultan'ın da Mesihliğini kabul edeceğiz" derler. Sevi korkudan Mesihliği inkâr edip, Müslüman olduğunu iddia eder ve Mehmet Efendi ismini alır.
İşte DÖNME denilen yapının hikayesi böyle başladı.
Bu olaydan sonra Sabatay Sevi ile beraber 300 Yahudi aile de Müslüman olup yeni isimler aldı. Aslında hepsi numaraydı. Müslüman adı altında yıllar boyu gizli yapılanmaya ve faaliyete organize şekilde devam ettiler. Gizli toplantılarda, gizli ayin ve planlarını yapmaya devam ettiler.
Biz onları hep bizden sandık. Oy verdik, kitaplarını okuduk, şarkılarını dinledik, filmlerini izledik ama gizli toplantılarında yaptıkları ayinlerden ve özellikle Türkiye’nin kültürel dokusunu zedeleyecek adımlar attığını maalesef göremedik.
ATATÜRK’ÜN HOCASI ŞEMSİ EFENDİ
Selanik, İzmir ve İstanbul bu kişilerin mekânları oldu. Farklı illere de yerleştiler, ancak en çok Selanik'teydiler. 1908'de Selanik nüfusu yaklaşık 170 bin kişiydi ve 80 bini Yahudi’ydi. Sabetaycılar da buna dâhildi. Müslüman görünüyordu, kimse anlayamıyordu. Gizlilik esastı.
Sabetayist olduğunu itiraf eden araştırmacı Ilgaz Zorlu, şunları söylüyor: "İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin elemanlarının çoğu Sabetaycıydı. Türkiye’deki sol hareketi kuranlar Sabetaycılardır. Türkiye Cumhuriyeti kanunları Sabetaycılara farklı, diğer insanlara farklı uygulanır."
BU İDDİALAR ILGAZ ZORLU’YA AİTTİR
Bu iddia bize ait değildir. İddiayı ortaya atan yine bir Yahudi olan Ilgaz Zorlu’dur. Atatürk'ün hocası Şemsi Efendi'nin torunudur.
Ilgaz Zorlu, dedesi hakkında, "Müslüman gibi görünüp, Sabetayizmin güçlenmesi için çalışıyordu. Kurduğu okulda, Sabetaycı öğrencilerin nasıl gizleneceğini öğretiyordu. Okulda Tevrat ve Kabala dersi veriyordu. Sabetaycıları organize ediyordu" diye açıklamaları basında yer alıyor. Bu konuyu burada bırakalım.
SABETAYİSTLER VE TÜRKİYE’NİN KÜLTÜREL YAPISI
Sabetayistlerin özellikle medya, eğitim, siyaset ve ticaretteki etkisi artık bilinen bir gerçektir. Türkiye’nin ilk sinema şirketi olan İpek Film’i kuran İpekçi ailesi ya da medya patronlarından Dinç Bilgin gibi isimler bu çerçevede zikredilir. Sol hareketlerin öncülerinden Nazım Hikmet’in bile Sabetayist bir aileden geldiği iddiaları, bu tartışmaların ne kadar geniş bir alana yayıldığını gösterir.
SABETAYCI ÜNLÜLER
Günümüzde Sabetaycılıkla ilişkilendirilen ve ünlü kişiler arasında gösterilenler arasında Sertab Erener, Orhan Pamuk ve Gülben Ergen gibi isimler sıkça tartışılmaktadır. Tarihçi Mustafa Armağan, halkı ayaklanmaya çağıran, YSK üyelerini tehdit eden, AK Parti aleyhine yalanlar üreten dağcı Nasuh Mahruki’nin babasının Mason üstadı olduğunu geçtiğimiz günlerde ortaya çıkardı. Bunun gibi ortaya çıkan ya da çıkmayan sayısız Sabetayist Dönmeler olduğunu biliyoruz.
Burada aslında Müslüman olmayan ama Müslüman gibi görünen hepinizin çok yakından Müslüman olarak bildiği yüzlerce Yahudi dönmesinin ismini listeleyip yazabiliriz. Ayrıca bu tür listelerde yer alan kişilerin dini veya etnik geçmişleri ile ilgili iddialar, toplumda hassasiyetlere yol açabileceğinden sadece bu kadarı ile yetiniyoruz.
HER BAŞIMIZI OKŞAYAN ANNEMİZ DEĞİL
Yüzlerce sayfa ile açılması gereken Türkiye’nin geleceği adına çok önemli bir konuyu üç beş satır içerisinde özetlemeye çalıştık.
Öncelikle Müslüman gibi görünerek Türkiye’nin kültürel dokusunu bozmayı amaçlayan Sabetayizm’i bilmek tanımak ve tedbir almanın her Türk vatandaşının bir görevi olduğunu düşünüyorum.
Bir Müslüman gibi görünseler bile onları; siyasette attığı adımdan, gazetede yaptığı haberden, söylediği şarkının kültürel yapımıza etkisinden, yazdığı kitabın ana fikrinden tanıyabiliriz.
Meclis kürsüsünde duyduğumuz, gazete sayfalarında okuduğumuz, şarkılarda dinlediğimiz ve kitaplarda yazılan “Özgürlük, demokrasi ve eşitlik gibi” okşayıcı sözlere kanmadan ve HER BAŞIMIZI OKŞAYANIN ANNEMİZ OLMADIĞINI fark ederek bu illetten kurtulacağız inşallah.