• İSTANBUL
  • İMSAK
    00:00
    GÜNEŞ
    00:00
    ÖĞLE
    00:00
    İKİNDİ
    00:00
    AKŞAM
    00:00
    YATSI
    00:00
  • 0.0
  • 0.0
  • 0.0
Nusret Reşber
Nusret Reşber
TÜM YAZILARI

Beterin de beteri olacak

30 Temmuz 2026
A


Nusret Reşber İletişim:

Beterin de beteri olacak

NUSRET REŞBER 

Hayat bu dünyadan ibaret olmadığı gibi her gün gündem belirleyen ve kitleleri yönlendirmeye çalışan kesimler de toplumun ekseriyetini teşkil ve temsil etmemektedir.

İnsanları yönetmeye talip siyaset erbabı toplumun seçtiği küçük bir azınlıktır.

Bizi ekranlara kilitleyen spor camiası ve magazin dünyası vs. de öyle… 

Ama toplumun ekseriyetini teşkil etmediği halde nedense tüm topluma bunlar yön vermekteler.

Bu azınlık ne yaparsa toplum da aynısını yapmaktan geri kalmamaktadır.


Özellikle ülke yönetimine talip kimi siyasi kesim örnek olması gerekirken, toplumda muhtemel hastalıklara çözüm üretmeleri gerekirken çoğu zaman toplumdaki en hastalıklı kişilerden daha alçalabiliyorlar. Ne yazık ki bu kesime toplumdan da gerekli cevap verilemiyor!

Haliyle tavuk/yumurta misali ne bu sözde seçilmiş azınlık halkına hayır getirebiliyor ne de halk kendi bünyelerinden çıkardığı bu seçilmişlere gereken terbiye edici dersi verebiliyor.

Öyle ki zamanla tüm toplum, kanserli hücrelerin işgal etiği bir hâle dönüşüyor.

Oysa Hz. Ömer (r.a.): “Yanlış yaptığımızda bizi uyarmazsanız sizde hayır yoktur. Uyardığınız halde sizi dinlemezsek bizde hayır yoktur.” diyerektoplumun birbirlerine karşı sorumluluklarını özetlemişti.


Evet, Yüce Allah insanlara örnek olarak peygamberlerini seçmiş göndermiştir. Peygamberler toplumlarını hep doğruya yönlendirmişler. Onların çağrılarına uyan toplumlar huzur bulmuş, dünya ve ahirette kurtulmuşlar. Asi olanlar, onların çağrılarına kulak tıkayanlar ise çoğu zaman helak olmuş, dünya ve ahirette rezil ve rüsva olmuşlar.


Yüce Allah Kur’an-ı Kerim’de peygamberlerini hayır ve övünçle yâd ettikten sonra onların yolunu terk edenleri ise şöyle haber verir ve uyarır:

“Onlardan sonra, namazı zayi eden, şehvet ve dünyevî tutkularının peşine düşen bir nesil geldi. Onlar bu tutumlarından ötürü büyük bir azaba çarptırılacaklardır.” (Meryem 19/59)

Bugün toplumların en büyük kusurlarının başında ayette belirtilen bu iki haslet geliyor maalesef.

Namazı terk; yani ibadetsizliği içselleştirmek.

Nefsânî ve şehevi arzulara uymak; yani Allah, peygamber buyruklarının yerine şeytanın yoldan çıkarttığı, helal-haram tanımayan ilahlaşmış arzulara sınırsız teslimiyet.


Hadis âlimlerinden Ebu Ya’lâ, Heysemî ve Taberânî’nin kaydettiği bir hadiste Rasûlullah (s.a.s.) efendimiz şöyle haber verir: 

“Gençlerinizin fıska düştüğü ve kadınlarınızın azdığı zaman hâliniz nice olur!”.

Yanındakiler hayretle: “Ey Allâh’ın Rasûlü, yâni böyle bir hâl başımıza gelecek mi?” dediler.

“Evet, hattâ daha beteri!” buyurdu ve devâm etti: “Emr bi’l-mârûf ve nehy ani’l-münker (İyiliği emretme, kötülükten alıkoyma) yapmadığınız vakit hâliniz nice olur?”


Ashâb-ı kirâm yine hayretle: “Yâni bu olacak mı?” dediler.

“Evet, hattâ daha beteri!” buyurdular: “Münkeri (kötülüğü) emredip, mârûfu (iyiliği) yasakladığınız zaman hâliniz nice olur?”

Yanında bulunanlar iyice hayrete düşerek: “Ey Allâh’ın Rasûlü! Bu mutlaka olacak mı?” dediler.

“Evet, hattâ daha beteri!” buyurdular: İyiliği çirkin, kötülüğü de iyi ve güzel kabul ettiğiniz zaman hâliniz nice olur?”

Sahâbîler: “Ey Allâh’ın Rasûlü! Bu mutlaka olacak mı?” diye sordular.

“Evet, olacak!” buyurdular.” (Heysemi, VII, 281)

Bu ve benzeri hadislerde bugünümüzü işretle haber verilen bütün bu hayat tarzlarının şimdi aynen yaşanmakta olduğunun hâlen farkında olmayan var mıdır?

Yolara, sokaklara, toplu taşıtlara ve şehir meydanlarına indiğimizde bunların alenen ve çekinmeksizin kat be kat beterinin sergilendiğini görmekteyiz.


Orayı da geçin her türlü isyanı artık evlerimizde yaşar duruma geldik.

Hadiste geçtiği üzere “iyilikleri emir, kötülükleri yasaklamayı terk etme”yi bırakın, tersini yapmayanın bu toplumda yeri neredeyse yok gibi… 

Ahlaksızlığın, sapkınlığın diz boyu olduğunu geçin buna iyi bakmayanlar, dün Lût Peygamber (a.s.) için “Lût ve yandaşlarını memleketinizden çıkarın. Çünkü bu beyler, kendilerince temizliğe çok düşkün insanlar!” (A’râf 7/82) denildiği gibi iyiler de bugün toplumdan tecrit edilecek, çıkartılacak duruma gelmiş.

Allah ve Resûlüne tereddütsüz iman ve itaat eden, bu günleri görmeyen sahabe için buna inanmak zor ve katlanmak imkânsız gibi geliyordu ancak bunların hepsini bugün bizler görüyor ve bizzat yaşıyoruz.

Sahabe için bu günlerle karşılaşmak belki ölüm sayılır, küfür alameti telakki edilir ve gökten üzerlerine belaların yağma sebebi sayılırdı. Biz de ise her şey normal karşılanmakta. Gelen bela ve musibetleri de normal karşılıyoruz. 

Tabiin’den Hasan Basri, bu yüzden olsa gerek şöyle buyurur:

“Vallahi, yetmiş Bedir’liye yetiştim. Eğer siz onları görseydiniz deli sanırdınız. Onlar sizin iyilerinizi görselerdi ‘Bunların ahirette bir nasibi yok’ derlerdi. Kötülerinizi görselerdi, ‘Bunlar hesap gününe inanmıyorlar’ derlerdi”

Haberle ilgili yorum yapmak için tıklayın.
x

WhatsApp İhbar Hattı

+90 (553) 313 94 23