--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

İsrail seçimlerinde kötülük kazandı!

Muhammet Kutlu
Muhammet Kutlu
0

Yazıya başladığımda İsrail'de önceki gün yapılan parlamento seçimlerinin ardından oyların yüzde 85'i sayılırken, eski Genelkurmay Başkanı Gadi Eisenkot liderliğindeki muhalif blok ve Başbakan Binyamin Netanyahu liderliğindeki iktidar bloğu, koalisyon kurmak için yeterli 61 milletvekiline ulaşamamıştı.

Oyların yüzde 85'i sayıldıktan sonra oluşan tabloya göre, iktidar bloğu 54, muhalefet bloğu ise 49 sandalye elde etmiş görünüyordu.

Mevcut tabloda, iktidardaki Gazze Kasabı Binyamin Netanyahu’nun lideri olduğu Likud Partisi 27 sandalyeyle birinci parti olurken, Eisenkot'un Yashar Partisi 22 sandalyeyle ikinci sırada yer alıyordu.

İsrail vatandaşı Filistinlileri temsil eden partilerin ise toplam 17 sandalye elde ettiği anlaşılıyor. Ortak Liste'nin 11, Mansur Abbas liderliğindeki Raam Partisi'nin 6 milletvekili çıkaracağı tahmin ediliyor.

Muhalefet kanadında eski başbakanlar Naftali Bennett ve Yair Lapid'in "Birlikte Listesi" 12, Avigdor Liberman'ın İsrail Evimiz Partisi 7, Yair Golan liderliğindeki Demokratlar Partisi ise 8 sandalye elde etmiş gibi görünüyor.

İktidar blokundaki Ultra-Ortodoks Yahudileri (Haredi) temsil eden Şas Partisi'nin 7, Birleşik Tevrat Yahudiliği'nin 7, Netanyahu'nun aşırı sağcı müttefikleri Itamar Ben-Gvir'in Yahudi Gücü Partisi'nin 7, Bezalel Smotrich'in Dini Siyonizm Partisi'nin 6 milletvekili elde edeceği düşünülüyor.

İsrail basını, oy sayımının ardından partilerin çıkardığı milletvekili sayılarının değişebileceğine, buna karşın Arapların bu kadar sandalye elde ettiği durumda Netanyahu bloğunun da Eisenkot liderliğindeki muhalefetin de koalisyon kurabilecek çoğunluğu sağlayamayacağına dikkat çekiyordu.

Zaten çok karışık olan İsrail siyasi denkleminin karmaşıklığının içinde debelenmeden seçim sonuçlarından anladığım şeyi söyleyeyim…

Özellikle 7 Ekim 2023’te başlattığı Gazze soykırımıyla birlikte son üç yıldır bölgeyi kana boğan, bu kirli ve insanlık dışı savaş fırtınasını Lübnan’a, Suriye’ye, Yemen’e, Katar’a ve son olarak ABD ile birlikte İran’a taşıyan Gazze Kasabı Binyamin Netanyahu bölge ve dünya kamuoyunun beklentisinin aksine seçimlerden yine birinci çıktı. 

Seçim sonuçlarının kesinleşmesiyle birlikte belki Filistinlilerin elde ettiği 17 sandalyenin etkisiyle Netanyahu’suz bir koalisyon kurulabilir. Muhalefetin bu konuda yoğun çaba sarf edeceği anlaşılıyor. 

Hatta, Arap milletvekili ve Ta'al Partisi’nin lideri Ahmad Tibi yaptığı açıklamada, Arap liderliğindeki partilerin ittifakı olan ve Ta'al, Balad, Hadash partilerinden oluşan Ortak Liste'nin alternatif bir hükümet kurulması konusunda Netanyahu karşıtı blokla görüşmelerde bulunduğunu doğruladı.

Fakat, yine de böyle bir insanlık düşmanı soykırımcının, gerek bölgede, gerekse ülkesinde yol açtığı büyük trajediye rağmen hâlâ seçimlerden birinci sırada çıkabilmesi çok üzücü. 

Bu durum, İsrail halkının da aslında sizin bizim gibi insanlardan oluştuğunu, insani duygular taşıdığını, yıllardır başlarından bir türlü atamadıkları kan içici bir diktatörden muzdarip olduklarını düşünenler için büyük hayal kırıklığı oldu. 

Demek ki İsrail halkının hâlâ önemli bir kısmı yaşanan büyük acılardan herhangi bir rahatsızlık hissetmiyor. Hissetmiyor ki kendilerinden başka kimseyi insandan saymayan, bütün dünyayı kendi çiftlikleri gibi gören savaş ve şiddet yanlısı siyonistlerin oluşturduğu iktidar bloğunu birinci çıkaracak kadar oy verebiliyor. 

Bu durum, bölgede ve dünyada barış ikliminin sağlanabileceğine ilişkin hepimizin ümidini kırdı ne yazık ki. 

Ben seçim sonuçlarından İsrail halkının hâl aklını başına almadığını, hâlâ savaş istediğini anlıyorum. 

Ne yapalım. İnsanlar nasıl isterlerse öyle yönetilirler. 

İsrail seçimlerinde bir kez daha insanlık kaybetmiş ve şeytani kötülük kazanmıştır. 

Muhammet Kutlu Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle