--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ona medyunuz…

Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
17

Ona medyunuz…

LATİF ERDOĞAN

Dünya tarihinde hakkında en çok araştırma yapılan, eser yazılan, ansiklopedilere konu edilen, şiirlerde tema olarak işlenen şahsiyet hiç şüphesiz Efendimizdir. Dost- düşman binlerce ehl-i kalem bu konuda kitaplar yazmış, risaleler telif etmiş, şairler şiir söylemiş ve hepsi de onu tanıtmaya, anlatmaya çalışmıştır.

Siyer ilmi, onun baştan sona yaşadığı hayatı sahiplenmiş, müstakil bir ilim dalı olarak bütün yönleriyle ve tafsilatıyla onu anlatmanın gayretine düşmüştür. Hadis ilimi, onun sözlerini, fiillerini, hatta susuşlarını ayrı ayrı kategorilere ayırarak, benzeri görülmemiş bir ilim dalı oluşturmuştur. Hadis usulü sırf onun sözlerini değerlendirme adına ihdas edilmiş bir başka ilim dalıdır. Fıkıh ilmi, onun yorumlarına öncelik vererek köklü bir ilim dalı olmuştur. Tefsir ilminin en öncelikli ana damarı olan rivayet tefsiri, ondan yapılan nakil ve rivayetlerle gelişmiş bir başka ilim dalıdır.

Diğer peygamberler de dahil, varlığını bütün beşeriyete onun kadar hissettiren ikinci bir şahsiyet yoktur. Buna bütün siyasi liderler, bütün askeri dahiler, bütün ilim, fikir ve düşünce adamları, bütün filozof ve akademisyenler, bütün tasavvuf büyükleri, bütün evliya ve asfiya seçkinleri de dahildir. Bunlardan pek çoğu daha yaşadıkları asırda unutulmuş, diğer bir kısmı birkaç asır hatırlanabilmiş, bir kısmının dedikleri çok sınırlı bir zaman dilimine sıkışmış kalmış, bir kısmının şöhreti devam etse de ne sözlerinin, ne de yaptıklarının bir etkisi kalmıştır.

Halbuki o, bir benzeri görülmeyen şekliyle, aradan bin beş yüz sene geçmesine rağmen kalplerdeki, gönüllerdeki mümtaz yerini korumakta, dünya nüfusunun en az beşte biri tarafından namazlarda, dualarda onun mübarek adı yad edilip anılmaktadır. Her yıl milyonlarca mümin onun nurlu kabrini ziyaret etmekte, mescidinde namaz kılmanın faziletine ermek için yarışmaktadır.

Daha hayatta iken, kendisi için seve seve canını verecek binlerce insan etrafında sevgi halesi oluşturmuştu. Fakat o, bütün bu kışkırtıcı sevgi, muhabbet ve hürmet fırtınaları karşısında bile ilk günkü vakar ve ciddiyetinden, ilk günkü tevazu ve mahfiyetinden zerrece taviz vermedi. İnsanların ona olan bağlılığını, güvenini asla ve hiçbir zaman istismar etmedi; tam aksine engin şefkatiyle ve fazlasıyla mukabelede bulundu. Hiç kimseyi hakir görmedi, küçümsemedi, hiç kimsenin hakkına el uzatmadı; sürekli veren el oldu, alan el olmadı. 

Ben ilmin medinesiyim, buyurmuştur. Halbuki o sadece ilmin değil bütün faziletlerin, bütün yüce değerlerin şehri, medinesidir. Kim ve hangi fazilet ve değer konusunda bir rehber, bir kılavuz ararsa en zirve noktada mutlaka onu bulmak zorundadır.

Elbette, her hali mucize değildi. Çünkü o, bütün insanlara her konuda örnek olmak durumundaydı. Fakat, ferdi, ailevi, içtimai her başarısı bir mucizeydi. Başka türlü söz konusu başarılarının izahı mümkün olamazdı.

İçinde yaşadığı cemiyet vahşiydi, adetlerine mutaassıptı, inatçıydı. Toplum homojen değil heterojendi. Birbirleriyle kanlı bıçaklı, içleri birbirine husumet, düşmanlık ve intikam dolu kavim, kabile ve aşiretlerden oluşmuştu. Hele Medine döneminde bir de buna dini ayrışmalar da eklenmişti. Fakat o, yirmi üç sene gibi kısa bir zamanda böylesine çok yönlü dağınık, dejenere toplumu öylesine bir homojen toplum haline getirdi ve öylesine kötü, çirkin fakat köklü adetlerini onlara terk ettirerek yerine güzel ahlakın her türlüsünü yerleştirdi ve onlarda bu ahlakı karakter haline dönüştürdü ki, eşi benzeri ne görüldü, ne de görülecektir.  

Bütün bunları yaparken de asla kaba güç kullanmadı. Engin sevgisiyle kalplere, gönüllere girdi, aşkın ilmiyle akıllara muallimlik etti, benliğindeki külli faziletleri intikal ettirerek ruhlara hakim oldu. (Daha geniş bilgi ve hikmet yüklü yorumlar için bkz. 19. Söz)

“İşte şu asr-ı saadeti görmeyenlere Ceziretül’Arab’ı gözlerine sokuyoruz. Haydi yüzer feylesofu alsınlar, oraya gitsinler, yüz sene çalışsınlar! O Zatın o zamana nispeten bir senede yaptığının  yüzde birisini acaba yapabilirler mi?” (Bediüzzaman) 

“Dünya neye sahipse O’nun vergisidir hep/Medyun ona cemiyeti, medyun ona ferdi/ Medyundur o masuma bütün bir beşeriyet/ Ya Rab, bizi mahşerde bu ikrar ile haşret (Mehmet Akif).

Yorumlar

(17)

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Gaffar

1 Aralık 2024 20:07

İçinde yaşadığımız dönem cahiliye döneminden daha karanlık. Onun getirdiği Nur’a her zamandan daha muhtacız.

Servet

1 Aralık 2024 17:43

Yeryüzünde en çok kendisinden bahsedilen insanın Efendimiz olması tesbiti bence çok önemli ve üzerinde durulması gereken bir konudur. Bu tesbit bile tek başına onun nübüvvetinin delilidir.

Efendime

1 Aralık 2024 15:08

Elfü elfü salatin ve elfü elfü selamin aleyke ya Rasulullah...

Cevat

1 Aralık 2024 14:58

Tanzimat döneminde Peygamber Efendimizi hedef alan yayınlar yapıldı. Bunlardan en iğrenci de Dr. Duzi denilen adamın kitabıydı. Abdullah Cevdet’in tercüme edip neşrettiği bu kitap çok tahribat yaptı. Konuyla ilgili ne kadar kitap yazılsa, makale yazılsa yeridir. Nitekim o zamanın ulaması da bu adama cevaplar yazdılar. Hepsinin makamı Ali, mekanı cennet olsun.

Abidin

1 Aralık 2024 09:45

De ki, Allah’ı seviyorsanız bana tabi olun ki Allah da sizi sevsin, ayeti, peygambere tabi olmanın muhabbetullahın en büyük vesilesi olduğunu söylüyor. Başka vesilelere gerek de yok, ihtiyaç da yok. Sünneti seniyyeye tabi olmak yol olarak yeter.

Abdulbari

30 Kasım 2024 18:22

Mutluluk dünya ve ahireti kucaklarsa mutluluktur. 

Burhan

30 Kasım 2024 16:53

Bir yazı okuma miktarı bile Onun ruhaniyatını hissetmek ne büyük bahtiyarlık. Teşekkürler Latif bey.

Sacit

30 Kasım 2024 14:24

Onun getirdiği Nurdan bağımsız olarak insan kendine bir baksa ne kadar zavallı kalır. Onun nuruyla mazi, hal ve istikbali aydınlanır, insan ancak o zaman gerçek insan olur.

Onur

30 Kasım 2024 14:20

O alemlere rahmettir. Her insan ayrı bir alem olduğundan O bütün insanlara rahmettir, rehberdir. Bu rahmetten nasibi bulunanlara ne mutlu!

1,2,3

30 Kasım 2024 14:10

ALLAHÜMME SALLİ ALA SEYYİDİNA MUHAMMED'İN ve ALA ALİ MUHAMMED Ecdadım Osmanlı imparatorluğu İle gurur duyuyorum kıyafeti ile gurur duyuyorum Ülkemdede bir uyanış başladı gibi düşünüyorum çözdüm Atatürk diye diye ülkeyi geriye götürdüler 80 yılda 0 sıfır 0 0 0 0 0 0 yatırım heykel HEYKEL HEYKEL HEYKEL Makarios heykeli yunan komutanın heykelini dikmiş ekrum müdafa imamoğlu imansızoğlu Atatürk kelimesi LGBT geri kal anlamında algılatılmış yapay zeka robotik kodlama yazılım bilişim teknolojileri yok yok yok yok illada heykel savunma Sanayii heykel HEYKEL

Latif Erdoğan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle