--°--:--
  • İMSAK--:--
  • GÜNEŞ--:--
  • ÖĞLE--:--
  • İKİNDİ--:--
  • AKŞAM--:--
  • YATSI--:--
  • --,--
  • --,--
  • --,--
Son Dakika
Köşe Yazısı

Ruhumuzun halleri

Latif Erdoğan
Latif Erdoğan
0

İnsan ruhu, üç arizi hal ve bir asli bedenden oluşur. Üç arızi hal, beşeri, meleki ve şeytani hallerdir. Her insanın ruhunda bu üç arızi hal ayrı ve müstakil olarak bulunur.

Ruh, beşeri haliyle alemi şehadette insanın beşeri yanını sevk ve idare eder. Vücudumuzun ve cismani yanımızın bütünü bu sayede canlılığını sürdürür.

Meleki hal insanı iyiye, güzele, hayra, doğruya, istikamete yönlendirir. Yanlışlara, çirkine, kötüye, şerre, sapıklığa karşı insanı uyarır, ikaz eder.

Şeytani hal insanı fuhşa, kötülüğe, zulme ve ne kadar ilahi yasak varsa hepsine teşvik eder, yönlendirir.

İnsan, ruhun bu üç arızi haline ömür boyu muhatap olur. Ruhta hakim hal neyse yaşamını o yönde sürdürür. Bazen doğruya, bazen yanlışa meyleder. Bazen beşeri yanına yenik düşer. Dini eğitim ve temrinler işte burada devreye girer. Kişinin ruhundaki bu üç ayrı hali birleştirmeye çalışır.

Ruhun beşeri, meleki ve şeytani halleri, meleki halde buluşur ve birleşirse bu en mükemmel haldir. Buna “kemal” mertebesi denir.

Ruhun beşeri hali, meleki halde buluşur, bütünleşir, fakat şeytani hali kendilerine dahil edemezlerse bu ikinci derecede mükemmel haldir. Buna “tekmil” mertebesi denir.

Ruhun beşeri hali şeytani halle beşeri halde buluşur bütünleşir, fakat meleki hali kendilerine dahil edemezlerse bu üçüncü dereceden iyi bir haldir. Buna “ehven” mertebesi denir.


 Ruhun beşeri hali şeytani halle şeytani halde buluşur, bütünleşirse bu kötü haldir. Buna kötü manasında “bed” mertebesi denir.

Ruhun şeytani hali meleki halle, meleki halde buluşur, bütünleşirse bu iyi haldir. Buna iyi anlamında “birr” mertebesi denir.

Ruhun şeytani hali, meleki halle, şeytani halde buluşur ve bütünleşirse buna “süfla” mertebesi denilir ki bu kişiden asla hayır ve güzellik sadır olmaz.

Ruhun üç hali şeytani halde buluşur ve bütünleşirse buna hayvandan daha aşağı manasında “edal” mertebesi denir.

Ruhun bu yedi halli mertebesini bilmek terbiye açısından çok önemlidir. Terbiyeye en alt seviyeden başlanır, dini temrinlerle ruhtaki bu kötü bütünleşme ortadan kaldırılır. Sonra da dini temrinlere devam ile ruh kemal noktasına taşınır.

Ruhun üç arızi hali terbiye edilip kemal noktaya ulaştığında ruhun asli bedenine ulaşılmış olunur.


Ruhun asli bedeni “nefha-i ilahi”dir. (Hıcr, 29) Paktır, temizdir. Üç arızi hal bu asli bedenin perdesi hükmündedir. Kemal noktasına varınca bu perdelerin üçü de ortadan kalkar, ruhun asli bedeni zahir olur.

Ruhun asli bedeninin zahir olması onun ilahi ahlakla ahlaklanmış keyfiyetidir. Bu açıdan da bu zahir oluş ilahi ahlakın insanda zuhuru demektir. İlahi ahlak, ruhun asli bedeninin fıtratına yerleştirilmiş durumdadır. Bütün mesele bu fıtri durumu inkişaf ettirmektir. 

 Bu sayede kişi ruhun asli bedeninin bütün hususiyetlerinden istifade eder. İstifade ettikçe salih amel onun için kolaylaşır, kolaylaştıkça kişi salih amele daha çok muvaffak olur. Ve bu seyir hep böyle devam eder.

Ruh nurdan yaratıldığı için meleklerle aynı hüküm ve şartları paylaşır. Onlar hiçbir konuda Allah’a isyan etmedikleri gibi ruhun asli bedeni de hiçbir konuda Allah’a isyan etmez. Melekler ilahi emirlere kayıtsız şartsız itaat ettikleri gibi o da ilahi emirlere kayıtsız şartsız itaat eder.

Durum böyle iken Cenab-ı Hakkın ruha arizi olarak verdiği üç hal onu ya yüceler yücesi mertebelere çıkarır ya da aşağıların aşağısı yerlere düşürür.

Kişi dini temrinlerine devam ettikçe, salih amellerini sürdürdükçe ruhun asli bedeni kendi mahbesinden de kurtularak yüce ve yüksek manasına ali ruh olur. Ali ruhun salih amelden, zikir ve ibadetten aldığı haz ve zevk sonsuz dereceye ulaşır. Peygamberimiz Efendimiz, “Benim gözdem ise namazdır” diyerek bu hakikate işaret buyurur.

Hiç şüphesiz böyle bir ruhun en çok zevk ve hazzı Rabbine kavuşma anıdır. Ölüm ona sonsuz zevk ve huzur verir. Mevlana bu ana “Şeb-i Arus / Düğün Gecesi” der. Ali ruh, fani bedeninden ayrılır ayrılmaz Hazret-i Baki’de beka bulur. Şuuru bütün geçmişine açılır. Tekrar ilahi nefha halini yaşar.

Ruha bu keyfiyeti kazandırmada, akıl, kalp, nefis ve diğer duyguları muhatap edindiği gibi ruhu da muhatap edinen Risale-i Nur tecrübesinden azami ölçüde istifade edilebilir. Nitekim edilmektedir.

 

Yorumlar

Yorum yazın

0/1000

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Bu içeriğe henüz yorum yapılmamış

İlk yorumu siz yazın — yukarıdaki formu kullanabilirsiniz.

Latif Erdoğan Diğer Yazıları

Hepsini Görüntüle